Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/7984

Karar No

2023/1617

Karar Tarihi

16 Mart 2023

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/1211 Esas, 2021/244 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2017/751 E., 2019/280 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı aleyhine davalı aleyhine 07.05.2016 keşide tarihli, 315.000,00.TL bedelli çeke dayalı olarak ilamsız icra takibi başlattığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, takibin durması nedeniyle davacının çekten kaynaklanan alacağını tahsil edemediğini, davalının sebepsiz olarak zenginleştiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını 1 yıllık yasal süresinde açılmadığını, davacının, dava konusu çeki yasal süre içerisinde bankaya ibraz etmediğini, çekin kambiyo senedi olma özelliğini yitirdiğini, bu nedenle alacağın ancak alacağın temliki yoluyla devredilebileceğini, davacıya yapılan cironun geçersiz olduğunu, çekin adi senet hükmünde olduğunu, davalının temel ilişkiden kaynaklanan tüm itiraz ve def'ilerini çek hamiline karşı ileri sürebileceğini, dava konusu çekin davalı şirketin yetkilisi tarafından, yöneticilik yaptığı Adana Demirspor'a hatır çeki olarak verildiğini ve bu hususta taraflar arasında çek teslim belgesi şeklinde protokol düzenlendiğini, bu çek karşılığında mal ya da para alınmadığını, davalının çek nedeniyle sebepsiz zenginleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın iptali davasının 1 yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, davacının davaya konu olan çekin ciro yoluyla hamili olduğu, çekin bankaya süresinde ibraz edilmemesi nedeniyle, davacının çek bedelini, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak davalıdan talep ettiği, davacının süresinde ibraz etmediği çek ile ilgili keşideci ve cirantaya karşı kambiyo hukukuna dayalı müracaat hakkını yitirdiği, davacının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'un (6102 sayılı Kanun) 732 inci maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak davalı keşideciye başvurabileceği, davalının çek nedeniyle sebepsiz zenginleşmediğini, çek bedelini ödediğini veya ödemekten kurtulduğunu ispat etmesi gerektiği, davalı tarafından, davacıya yapılan cironun, tarihinin belli olmaması nedeniyle geçersiz olduğu ve alacağının ancak temlik yoluyla devredebileceği yönündeki savunmanın ispatlanamadığı, bu nedenle davacıya yapılan cironun ibraz tarihinden önce yapıldığının kabulü gerektiği, ayrıca, davalı tarafından, dava konusu çekin hatır çeki olduğunun savunulduğu ve bu savunma doğrultusunda çekin lehdarı olan Adana Demirspor Derneği Kulubü ile yapılmış, 07.02.2016 tarihli protokolün ibraz edildiği, davalı ile çekin lehdarı olan Spor Kulübü arasında ticari ilişki bulunmadığı, bir kısım çeklerin 2016 yılında hatır çeki olarak kulübe verildiği, ancak dava konusu çek ile ilgili herhangi bir kayıt bulunmadığının tespit edildiği, dava konusu çekin, lehdara hatır çeki olarak verildiğine ilişkin protokolün her zaman düzenlenebilecek adi belge niteliğinde olduğu, davalı tarafından çek nedeniyle sebepsiz zenginleşmediğinin ispatlayamadığı, davalının dava konusu çek bedelinden sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava ve takibe konu çekin yasal süre içerisinde bankaya ibraz edilmemesi sebebiyle kambiyo vasfı taşımadığını, kambiyo vasfı bulunmayan çekin ciro yoluyla devredilemeyeceğini, bu nedenle davacının çekin kendisine alacağın temliki hükümlerine göre devredildiğini ispatlaması gerektiğini, böyle bir belge sunulmadığından davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkilinin sebepsiz zenginleşmediğinin bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, müvekkilinin zenginleştiğini davacının ispat etmesi gerektiğini, çekin Adana Demirspor Kulübü'ne hatır çeki olarak keşide ve teslim edildiğini, müvekkilinin çek karşılığı herhangi bir kazanım elde etmediğini, davaya konu çekin hatır çeki olduğunun 07.02.2016 tarihli belge ile sabit olduğunu, söz konusu belgede çeke ilişkin tüm unsurların yazılı olduğunu, keşide tarihinin ise sehven 2017 olarak yazıldığını, bilirkişi raporunda müvekkilinin Adana Demirspor Kulübü'ne herhangi bir borcunun bulunmadığı, kulüp ile müvekkili arasında herhangi bir ticari ilişkinin olmadığının tespit edildiğini, davacının temel ilişkiye dayanarak alacağını kendisinden önceki cirantadan talep etmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 793 üncü maddesinin ikinci fıkrasında tarihsiz bir cironun, protesto veya aynı nitelikte bir belirlemeden veya ibraz süresinin geçmesinden önce yapıldığı, aksi sabit oluncaya kadar karine olduğu düzenlendiği, çek üzerinde ciro tarihi bulunmadığından, davalının çekin ibraz süresinden sonda ciro edildiğini ispat etmek zorunda olduğu, davalının buna ilişkin bir delil sunmadığı, kıymetli evrak niteliğinde olan çek bankaya ibraz edilmediği zaman son hamil, kambiyo hukukundan doğan haklarını yitirmiş ise de 6102 sayılı Kanun'un 732 nci maddesine dayalı olarak alacağını keşideciden talep hakkına sahip olduğu, bu durumda keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğini ispatlaması gerektiği, sebepsiz zenginleşmediğini ispat yükü kendisinde bulunan davalı her ne kadar davaya konu çekin hatır çeki olduğunu, bu hususun 07.02.2016 tarihli protokolle sabit olduğunu savunsa da davacının bahsi geçen belgenin tarafı olmadığı, bu nedenle davacı yönünden bir bağlayıcılığı bulunmadığı, çek üzerinde de çekin hatır çeki olduğuna ilişkin bir kayıt da bulunmadığı, davalı dayandığı delillerle çekten dolayı sebepsiz zenginleşmediğini, çek bedelini ödediğini veya ödemekten kurtulduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, dava konusu çek süresinde ibraz edilmediğini, ibraz süresi geçtikten sonra yapılan cironun, 6102 sayılı Kanun'un 793 üncü maddesine göre, alacağın temliki hükmünde olduğunu, ayrıca 6102 sayılı Kanun 799 uncu maddesi hükmünde, ibraz süresinin geçmesinden sonra, yani hukuken geçerli bir çekin, ibraz süresi içinde muhataba (ya da takas odasına) ödenmek üzere ibraz edilmemesinden sonra, düzenleyenin çekten cayabileceğinin düzenlendiğini, süresi içinde çeki muhatap bankaya ibraz etmeyen hamil tüm sorumlulara karşı müracaat hakkını kaybedeceğini, çeki ibraz edebilecek süre içerisinde devraldığı davacı tarafından kanıtlanamadığından davacının iyi niyetli hamil olarak kabul edilmesi mümkün olmadığını, davacı yapılan cironun geçerli olduğunu kanıtlayamadığını, davacı çek hamili kambiyo hukuku çerçevesinde alacak isteminde bulunamayacağından, çekin düzenlenmesine neden olan asıl/temel borç ilişkisini kanıtlamakla yükümlüyken borç ilişkisini kanıtlayamadığını, ibraz süresi geçirilmiş söz konusu çek, artık maddi hukuk açısından adi havale niteliğinde olduğunu, davacı davalıdan alacaklı olduğunu ve aralarındaki borç ilişkisini kanıtlamakla yükümlüyken bu ilişkiyi kanıtlayamadığını, dava konusu çek bir ticari ilişki nedeni ile değil davalı şirket yetkilisinin Adana Demirspor Kulübü ile olan ilişkisi nedeniyle hatır senedi olarak verildiğini, hatır senedine ilişkin taraflar arasında düzenenlenen protokol sunulduğunu, yapılan bilirkişi incelemesinde de müvekkil ile Adana Demirspor Kulübü arasında ticari bir ilişkinin var olmadığı tespit edildiğini, bilirkişi raporunda yapılan müvekkilin dava konusu senetten kaynaklanan zenginleşmesinin olmadığı kanıtlandığını, davalıya karşı ikame edilen sebepsiz zenginleşmeye ilişkin huzurdaki davanın kabul edilebilmesi içine davalının sebepsiz zenginleşmiş olması gerektiğini, bilirkişilerce yapılan inceleme ile dava konusu senedin hatır senedi olarak düzenlenerek teslim edildiği ve davalının sebepsiz zenginleşmediği tespit edildiğini, davalının davaya konu çek nedeni ile sebepsiz zenginleşmediği tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, bu davada ispat yükünün davacıda olduğunu, bilirkişi raporunda davaya konu çekten ötürü davalının çek lehdarı olan Adana Demirspor Klübüne hiçbir borcu olmadığı ve kulüple davalı arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı tespit edildiği, davalının dava konusu çekten dolayı herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının ibraz süresinden önce çekin hamili olup olmadığı, hak sahipliği için alacağın temliki gerekip gerekmediği, davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak davacıdan çek bedelini talep edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 6102 sayılı Kanun'un 732 inci maddesi.

  4. Değerlendirme

  5. İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulü kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge adliye Mahkemesince istinaf yoluna başvuran davalı aleyhine nisbi harca tabi bu davada İlk Derce Mahkemesince alınmasına karar verilen nisbi karar ve ilam harcı esas alınarak hüküm kurulması gerekirken hatalı miktar üzerinden hüküm kurulduğu görülmüştür. Harç, kamu düzenine ilişkin olduğundan re'sen gözetilmesi gerekir. Kamu düzeni aleyhe bozma yasağı kuralının istisnalarındandır. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince harca dair hatalı miktar üzerinden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

  6. Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının resen ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.03.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Uyuşmazlık, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi, durumunda Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilecek istinaf red harcının maktu mu yoksa nisbi mi olacağına ilişkindir.

T.C. Anayasasının 73/3 maddesinde "Vergi, resim, harç vb. mali yükümlülüklerin Kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı",

492 sayılı Harçlar Yasası'nın 2. maddesinde "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olacağı",

(1) sayılı Tarifenin III karar ve ilam harcı başlıklı 1/a madddesinde "Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı",

1/e maddesinde "yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay, ve Yargıtay'ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı"

2.a maddesinde de "1. fıkra dışında kalan davalarla, taraf teşkiline imkan bulunmayan davalarda verilen esas hakkındaki kararlarla, davanın reddi kararı ve icra tetkik merciilerinin 1. fıkra dışında kalan kararlarında" maktu harç alınacağı düzenlenmiştir.

Bölge Adliye Mahkemelerinde işin esasını hüküm altına aldığı kararlar, ilk derece mahkemesinin yerine geçerek verdiği ve icrai kabiliyeti söz konusu olan kararlardır. Bu kararlar ise, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak 6100 sayılı HMK 353/1 b 2,3 maddelerine göre davanın kabulü veya reddi yönünde verilen kararlardır. İlk Derece Mahkemesi Kararının İstinaf incelemesi sonucunda doğru bulunarak verilen "istinaf başvurusunun esastan reddi" kararı davanın esası hakkında verilen ve işin esasına bölge adliye mahkemesince girilip verilmiş ve icra edilecek bir karar değildir. İlk Derece mahkemesi kararı geçerliliğini sürdürmektedir. Bu itibarla konusu belli bir değere ilişkin davada, davalının istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı 1 sayılı Tarifenin III 1 a maddesinde ifade edilen "esas hakkında" karar niteliğinde bulunmadığından Bölge Adliye mahkemesince nisbi değil, maktu karar ve ilam harcının alınması gerekmektedir.

Aksi düşüncenin kabulü T.C. Anayasası'nın 73/3 maddesindeki "Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağına" ilişkin temel hükme de aykırılık teşkil edecektir ki vergi ve harç yükümlülüğü konusunda kıyas veya yorum yoluyla yükümlülük getirilmesi mümkün değildir.

Somut uyuşmazlıkta, nisbi değere tabi bulunan davada, davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ve yazılı şekilde karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince hükmolunan harç, karar tarihindeki tarifeye göre maktu harcın üzerinde olup maktu harca göre fazlasına hükmedilmiştir.

Bu hâlde, Bölge Adliye Mahkemesi kararının esastan incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin çoğunluk görüşüne karşıyım.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadankarşı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:25:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim