Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1491

Karar No

2023/1561

Karar Tarihi

15 Mart 2023

MAHKEMESİ: Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/157 Esas, 2022/8 Karar

HÜKÜM: Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2007/64883, 2009/115646 sayılı ve "HYUNDAİ ROTEM", "ROTEM+şekil" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahısça yapılan 2016/29635 sayılı "ROTEM ARITMA İNŞAAT TAAHHÜT" ibareli marka başvurusuna iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın Markalar Dairesi tarafından kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından bir kısım mal ve hizmetin çıkarılmasına karar verildiğini, anılan karara karşı başvurunun tümden reddi gerektiğinden bahisle YİDK nezdinde itirazda bulunduklarını, YİDK tarafından itirazlarının kısmen kabulüne karar verildiğini, oysa başvurunun tümden reddi gerektiğini ileri sürerek, davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

  1. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin başvuru markası ile davacının itirazına mesnet markaları arasında benzerlik bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 27.02.2018 tarihli ve 2017/246 E., 2018/15 K. sayılı kararıyla; başvuru kapsamındaki malların ve hizmetlerin, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle ortalama tüketici kitlesi, doğal yapısı, kullanım amacı, fiyatı, alım sıklığı, üretim dağıtım ve satış kanalları ile yerleri, rekabet, ikame veya tamamlama ilişkisi itibariyle tamamen farklı olduğu ve benzer olduklarından söz edilemeyeceği, başvuru standart karekterle yazılmış "ROTEM ARITMA İNŞAAT TAAHHÜT" ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markaların "HYUNDAİ ROTEM", "ROTEM+şekil" ibarelerinden oluştuğu “rotem” müşterek unsuru nedeniyle markalardaki benzerlik oranının bütünsel olarak çok yüksek olduğu, "Hyundai Rotem" Paris Sözleşmesi anlamında tanınmışsa da emtia benzerliği koşulu gerçekleşmediğinden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının b bendi şartlarının olmadığı, Hyundai Rotem markası tanınmış olmakla birlikte, ilgili sınıfların marka kapsamından çıkartılmış olması nedeniyle kalan emtia açısından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının b bendi üç koşuldan hangisinin nasıl gerçekleşeceğinin davacı vekili tarafından ortaya koyulmadığından 8 inci maddenin dördüncü fıkrasının koşullarının olayımızda bulunmadığı, önceki Hyundai Rotem markasının tanınmışlığı, başvurunun 37. sınıfta kara araçlarının, tamiri, bakımı, akaryakıt dolum hizmetleri gibi Hyundai markasının gerçekten çok tanınmış olduğu otomotiv sektörünün kapsamında olan bir alanda yapılmış olması, başvuruda Hyundai’nin kurumsal olarak yoğun biçimde kullandığı koyu mavi renginin tercih edilmiş olması hususları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, markanın “normal” bir saikle tercih edilmediği izleniminin doğduğu, davalının neden “rotem” markasını tercih etmiş olduğunu mantıklı biçimde izah edemediği gerekçesi ile davanın kabulüne TPMK YİDK’in 2017 M 3300 sayılı kararının iptaline, 2016/29635 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 07.11.2019 tarih, 2018/1585 E. ve 2019/1109 K. sayılı kararıyla; ilk derece mahkemesi kararının isabetli olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairemizin 01.03.2021 tarih, 2020/1726 E. ve 2021/1838 K. sayılı kararıyla Mahkemece, marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığı sonucuna varılmasının isabetli görülmediği ve hükmün bu yönden davalılar yararına bozulmasına karar verildiği, davacının itirazında somut olarak belirttiği mal ve hizmetler arasında benzerlik bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve iltibas ve tanınmışlık iddiaları bakımından bu incelemenin sonucuna göre karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesinin 1 inci maddesinin b bendi anlamında ortalama düzeyin üzerinde görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu, davacıya ait markaların “rotem” markası bakımından tanınmışlığının olduğu yönünde yeterli kanaat oluşmadığı, davacıya ait “Hyundai” markasının tanınmışlığının da somut olay bakımından davaya etkisinin bulunmadığı bu nedenle 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin 4 fıkrasına ilişkin koşulların oluşmadığı, somut olayda markalarda ayniyet olmadığı, herhangi bir figüratif unsur veya yazı tipinde de ayniyet olmadığı, davalıya ait markanın taklit marka olduğu algısını doğurabilecek bir husus bulunmadığından davalı şahısın kötü niyetli olduğunun kabul edilemeyeceği, dava dosyası kapsamında sunulan delillerin davalıya ait başvurunun eskiye dayalı kullanım hükmü çerçevesinde reddi için yeterli olmadığı, zira eskiye dayalı kullanımın tescil ilkesinin bir istisnasını oluşturduğu, istisnai bir düzenleme için bu derece geniş çerçevede değerlendirme yapılamayacağı, dolayısıyla davacının 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrası kapsamında eskiye dayalı kullanım hakkının olmadığı, bozma kararından sonra alınan bilirkişi raporunda tarafların marka kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin ayrıntılı olarak karşılaştırıldığı ve ilişkili/benzer emtiaların belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TÜRKPATENT YİDK’in 2017 M 3300 sayılı kararının 37. sınıfta “Isıtma, havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri. Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri. Madencilik, maden çıkarma hizmetleri.” ile 42. sınıfta “Bu sınıfa dahil olup mühendislik, mimarlık, bilgisayar hizmetleri kapsamına girmeyen her türlü tasarım hizmetleri; grafik sanat tasarım hizmetleri. “ emtiaları ile sınırlı olarak iptaline, 2016/29635 sayılı markanın 37. sınıfta “Isıtma, havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri. Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri. Madencilik, maden çıkarma hizmetleri.” ile 42. sınıfta “Bu sınıfa dahil olup mühendislik, mimarlık, bilgisayar hizmetleri kapsamına girmeyen her türlü tasarım hizmetleri; grafik sanat tasarım hizmetleri." emtiaları ile sınırlı olarak hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; marka işaretleri arasında yüksek seviyede benzerlik olduğunu, bu benzerliğin mal ve hizmetlerde de oluştuğunu, mal ve hizmetlerin benzer olup olmadıklarının tespitinde daha geniş yorum yapılabileceğini, geri kalan mal ve hizmetler yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalı yanın markası kapsamında kalan eşya ve hizmetler için imaj transferi gerçekleşeceğini, davalının kötüniyetli olarak tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu ve marka üzerinde eskiye dayalı hakkının bulunuduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

  2. Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markalarının ve mahkemece iptaline karar verilen emtiaların benzer olmadığını YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

3.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; "HYUNDAİ ROTEM" markası ile müvekkiline ait "ROTEM" markasının emtia sınıflarının farklı olduğunu, ilişkilendirme ihtimalinin bulunmadığını, davacı tarafın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) uyarınca müvekkilinin aldığı sınıflarda da markayı kullandığını ispatlaması gerektiğini, davacı markasının tanınmış olmadığını, rotem markasının başka firmalarca farklı sınıflarda tescil ettirildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, marka başvurusuna itirazın kısmen reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

  1. Değerlendirme

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecikabulükararistinafyargılamakararımahkemesiderecebozma"rotemtürkpatenttemyizkısmendavanın"rotem"sonraki"hyundaibozmadantaahhüt"inşaatonanmasınarotem"cevaparıtma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:25:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim