Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/7978
2023/1549
14 Mart 2023
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1521 Esas, 2021/490 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI: 2015/327 E., 2019/195 K.
Taraflar arasındaki deniz taşıma sözleşmesinden kaynaklanan hasar nedeniyle alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Kostarika ülkesinden ithal etmiş olduğu ananas meyvesinin konteyner ile frigofrik ortamda 7 derece ısıda taşınması hususunda davalı şirket ile konşimento hükümleri gereğince anlaştıklarını, taşımada gerekli özen gösterilmediğinden iki konteynerdeki ürünlerde hasarın meydana geldiğini, bu hasarın tahliye esnasındaki ölçümlemelere göre konteynerlerin iç ısısının 7,9 derece ile 9,7 derece arasında olduğu gözlendiği halde konteyner içerisindeki casus verilerine göre taşımanın 5,1 derece ile 25,3 derece arasında yapıldığının tespit edildiğini, bu durumun konşimentoya göre nizamı depolama ısısının 7 derece olarak uygulanması gerektiği yolundaki hükme aykırı olduğunu ve taşımacı şirketin ağır kusurunun varlığının kabulünün gerektiğini, meydana gelen hasar miktarının 102.980,47 TL olarak tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; MAEU952387583 numaralı konişmento ile taşınan MWCU6771269 numaralı konteynerin 16.12.2014 tarihinde gemiden tahliye edildiğini, gümrük işlemlerinin tamamlanmasının ardından 22.12.2014 tarihinde limandan çekildiğini ve davacıya teslim edildiğini, MAEU952387518 numaralı konişmento ile taşınan MWSU905033 numaralı konteynerin 23.12.2014 tarihinde gemiden tahliye edildiğini, gümrük işlemlerinin tamamlanmasının ardından 25.12.2014 tarihinde limandan çekildiğini ve davacıya teslim edildiğini, ürünlerin alıcısına teslim edilinceye kadar konteyner iç sıcaklıklarının konişmentoda kararlaştırıldığı üzere 7 derece olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1185 inci maddesi gereğince herhangi bir hasar ihbarının yapılmadığını, eğer yüksek hasar olsa dahi bu hasardan taşıyanın mesul olmadığı bir sebepten olduğunun kabulünün gerektiğini, ekspertiz raporlarının bir bağlayıcılığının olmadığını, hasarlı olduğu iddia edilen yük için her iki tarafın iştiraki ve Mahkemelerce yapılmış olan bir tespitin olmadığını, ekspertiz raporlarındaki konteyner içinde bulunan ısı casusu aygıtının kaçakçılık suçu teşkil ettiğini ve konişmentoda belirtilmediğini, toplanan kayıtların yasal olmadığını, hukuken yok hükmünde bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...Ş. Kostarika'dan ithal ettiği ananas meyvesinin taşınması için davalı ...Ş. ile anlaştığı, davalı davacıyla yaptığı anlaşma sonrası ananasları MWCU6771269 ve MWSU905033 numaralı konteynerler ile taşıdığı, MWCU6771269 numaralı konteynerin 16.12.2014 tarihinde gemiden tahliye edildiği ve 22.12.2014 tarihinde limandan çekilip davacıya teslim edildiği, MWSU905033 numaralı konteynerin 23.12.2014 tarihinde gemiden tahliye edildiği ve 25.12.2014 tarihinde limandan çekilip davacıya teslim edildiği, casus ısı ölçer verilerine taşıma sırasında MWSU905033 numaralı konteynerin iç ısısının +7 C ve MWCU6771269 numaralı konteynerin iç ısısının 5,5 ile 9 C civarında olduğu, davacı konteynerleri teslim aldıktan sonra MWCU6771269 numaralı konteyner için 23.12.2014 ve MWSU905033 numaralı konteyner için 26.12.2014 tarihinde ekspertiz yaptırdığı, davacının davalıya süresinde ihbar yapıldığına dair dosyaya sunduğu mail yazışmalarının 30.12.2014 tarihli olduğu, davacının davalıya ihbarı 6102 sayılı Kanun'un 1185 inci maddesinde öngörülen üç günlük süre içerisinde yapmadığı, davalı tarafında davacının ihbarı süresinde yapmadığı konusunda itiraz ederek mail içeriklerini kabul etmediği, dolayısıyla davacının ananasları konişmentoda nasıl yazılmış ise o şekilde teslim aldığının kabulü gerektiği, 27.12.2018 tarihli rapora göre deniz taşıma süresi sonunda konşimento kayıtlarına uygun taşımanın tamamlandığının anlaşıldığı, meydana gelen zararın eşyanın doğal niteliği kaynaklı olabileceğinin değerlendirildiği, bu noktada sırf ısı şartlarının sağlanmasının taşınan emtianın bozulmasının engellenmesi için yeterli olmadığı, hasarın 6102 sayılı Kanun'un 1182nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereği davalının sorumluluğunda olmayacağı, davalının konşimento hükmü gereği taahhüt ettiği ısı şartlarını sağlayarak taşıma sürecini tamamladığı gözetilerek hasarın yükleme öncesi, taşıma süreci, boşaltma sonrası veya daha sonraki aşamada meydana gelmiş olmasının muhtemel olduğu, bundan davalının sorumlu tutulamayacağı, ayrıca limana ulaşmadan teslimden itibaren yasal süresi içinde dıştan görülebilir olan hasar bildiriminin derhal, dıştan anlaşılmayan hasar bildiriminin 3 gün içinde yapılması gerektiği hususunun dosya kapsamında gereği gibi teyit edilmediğinin tespit edildiği, alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, denetime elverişli olduğu gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin iyi niyetten yoksun olduğu ve basiretli bir tacir gibi davranmayarak ağır kusurlu olduğunu, bunun yanı sıra davalının e mail yazışmalarına herhangi bir itiraz ileri sürmediği ve bu mail yazışmalarını kabul ettiğine göre yapılan ihbarın süresinde olduğunun kabulü ile ispat külfetinin yer değiştirdiği ve davalı tarafa geçtiğinin de kabulü gerektiğini, her ne şekilde olursa olsun taşıyan olarak gönderilene karşı yükte özen borcu sebebi ile gemi üzerinde düzenli olarak konteynerlerin ısı değerleri güç ünite değerlerinin kontrol edilmesi ve kayıt altına alınması gerektiğini, elektronik kontroller var diyerek gemi tarafından tüm gemi deniz yolculuğu boyunca konteynerin ısı ve güç ünite değerlerinin kontrol edilmemesinin basiretli bir taşıyanın pratik ve mecburi tüm kurallar gereği kaçınması gereken en büyük hata olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 199 uncu maddesi dikkate alınarak taraflar arasındaki e mail yazışmalarına itibar edilmesinin ihtarın süresinde yapılmış olduğunun kabulü ile ispat külfetinin davalı tarafa geçmiş olduğunu, davalının yüke özen borcunu yerine getirip getirmediğini ispat etmesi gerekmesine rağmen ispat edemediği gibi hiçbir belge ve evrak sunmayarak kötü niyetle davrandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hasara konu birinci konteynerin tahliye tarihinin 16.12.2014, kapı çıkış tarihinin 22.12.2014, ekpertiz tarihinin 23.12.2014 olduğu, ikinci konteynerin tahliye tarihinin ise 23.12.2014, kapı çıkış tarihinin 25.12.2014, ekpertiz tarihinin 26.12.2014 olduğu, davacı vekilince dosyaya sunulan 30.12.2014 tarihli mailde davalı şirket yetkilisince hasar ihbarının süresi içinde yapıldığı teyit edilmekle, hasarın süresi içinde ihbar edildiğinin anlaşıldığı, 16.01.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre konişmentoda CY/CY kaydının bulunduğu bu kayda göre konteynerlerin taşıyan tarafından yükleme limanı konteyner sahasında teslim alınmış olduğu ve tahliye limanında konteyner sahasına teslim edilmiş olduğu, hükme esas alınan 17.01.2019 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinden dava konusu konteynerlerde casus ısı ölçer bulunduğu, taşımanın başlaması ile tahliye tarihleri arasında konteynarlerdeki ısının normal şartlarda olduğu, ısı artışlarının konteynerlerin tahliyesinden sonra olduğu, hasarın yükleme öncesi, taşıma süreci, boşaltma sonrası veya daha sonraki aşamada meydana gelmesinin muhtemel olduğunun belirtildiği, davalının konteynerleri kapalı teslim alıp teslim ettiği, taşımada bir gecikme olmadığı, casus ısı ölçere göre taşıma süresi boyunca konteynerlerdeki ısının normal şartlarda olduğu, ısı artışının tahliyeden sonra olduğu tüm bu durumlar karşısında meydana gelen zarara davalının sebebiyet verdiğinden söz etme imkanı bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, deniz taşıma sözleşmesinden kaynaklanan hasar nedeniyle alacak istemine ilişkin olup, taşıtanın zamanında ihbar bildiriminde bulunup bulunmadığı ile oluşan zarardan taşıyanın sorumlu olup olmadığı hususları uyuşmazlık konusudur.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 114'üncü maddenin birinci fıkrasının h bendi, 115inci maddesi, 6102 sayılı kanun'un 1182, 1185inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.İlk Derece Mahkemesince davacının davalıya ihbarı 6102 sayılı Kanun'un 1185 inci maddesinde öngörülen üç günlük süre içerisinde yapmadığı, davalı tarafın da davacının ihbarı süresinde yapmadığı konusunda itiraz ederek mail içeriklerini kabul etmediği, dolayısıyla davacının ananasları konişmentoda nasıl yazılmış ise o şekilde teslim aldığının kabulü gerektiği, meydana gelen zararın eşyanın doğal niteliği kaynaklı olabileceğinin değerlendirildiği, bu noktada sırf ısı şartlarının sağlanmasının taşınan emtianın bozulmasının engellenmesi için yeterli olmadığı, limana ulaşmadan teslimden itibaren yasal süresi içinde dıştan görülebilir olan hasar bildiriminin derhal, dıştan anlaşılmayan hasar bildiriminin 3 gün içinde yapılması gerektiği hususunun dosya kapsamında gereği gibi teyit edilmediğinin tespit edildiği, alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, denetime elverişli olduğu, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kararın gerekçesinde hata edildiği kabul edilerek davacı vekilince dosyaya sunulan 30.12.2014 tarihli mailde davalı şirket yetkilisince hasar ihbarının süresi içinde yapıldığı, hasarın ihbar süresi içinde ihbar edildiği, davalının konteynerleri kapalı teslim alıp teslim ettiği, taşımada bir gecikme olmadığı, casus ısı ölçere göre taşıma süresi boyunca konteynerlerdeki ısının normal şartlarda olduğu, ısı artışının tahliyeden sonra olduğu tüm bu durumlar karşısında meydana gelen zarara davalının sebebiyet verdiğinden söz etme imkanı bulunmadığı şeklinde yeni bir gerekçe oluşturulup davacı vekilinin istinaf başvurusu 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının b bendinin 1 inci alt bendi uyarınca esastan reddedilmiştir.
- 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin ikinci fıkrası; "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, ... duruşma yapılmadan karar verilir." düzenlemesini içermektedir. Anılan bu düzenleme uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında bir karar tesis edilmesi gerekirken aynı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının b bendinin 1 inci alt bendi kapsamında istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle ve yine aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi uyarınca bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.03.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
İlk derece mahkemesince, davacının davalıya yasal 3 günlük süre içerisinde ihbar yapmadığı, bu nedenle davacının ananasları konişmento da nasıl yazılmış ise o şekilde teslim aldığının kabulü gerektiği, taşıma sırasında davalının konişmento hükmü gereği taahhüt ettiği ısı şartlarını sağladığı, hasarın yükleme öncesi, taşıma süreci, boşaltma sonrası ve daha sonraki aşamada gelmiş olmasının muhtemel olduğu, davalının zarardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,
Davacı vekilinin vaki istinaf kanun yolu başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, hasar ihbarının süresinde yapıldığı, konteynerlerdeki ısının normal şartlarda olduğu, hasarın yükleme öncesi, taşıma süreci, boşaltma sonrası ve daha sonraki aşamada meydana geldiği, zarara davalının sebebiyet vermediği gerekçesiyle istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin vaki temyiz istemi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi kararı sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda bozulmuştur.
Çoğunluğun bozma gerekçesine katılamıyoruz.
Dava, deniz taşımasından kaynaklanan hasar nedeniyle alacak istemine ilişkin olup, davalının kusuruna dayalı sorumluluktur.
Gerek İlk Derece Mahkemesince, gerekse Bölge Adliye Mahkemesince, davalının konişmento hükmü gereği taahhüt ettiği ısı şartlarını sağladığı, hasarın yükleme öncesi, taşıma süreci, boşaltma sonrası ve daha sonraki aşamada meydana geldiği, bu nedenle davalıya kusur izafe edilemeyeceği kabul edilmiştir.
Davalıya kusur yüklenememesi yönünde İlk Derece Mahkemesi kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı arasında bir çelişki bulunmamaktadır.
Sayın çoğunluğun bozma gerekçesi, ilk derece mahkemesince ihbarın süresinde yapılmadığı kabul edildiği halde Bölge Adliye Mahkemesince ihbarın süresinde yapıldığının kabul edildiği bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince gerekçenin değiştirildiği nedenine dayanmaktadır.
Oysa dava, davalının kusur esasına dayalı olup, ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığı hususu uyuşmazlıkta davalının kusurunu etkileyen bir unsur olmayıp Bölge Adliye Mahkemesinin bu yöndeki kabulü gerekçe değiştirilmesi niteliğinde değildir.
Keza HMK 371/ç maddesinde ifade edildiği şekilde Bölge Adliye Mahkemesi kararına etki eden yargılama hatası veya eksiklik niteliğinde de değildir.
HMK 30. maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesi de dikkate alınarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının esasının incelemesi gerekirken yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyız.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:26:09