Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/6240

Karar No

2023/1527

Karar Tarihi

13 Mart 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/1893 Esas, 2021/1055 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2016/885 E., 2019/206 K.

Taraflar arasındaki şirket yöneticisinin azli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının dava dışı Medilife Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti.ne 10 yıllığına şirket müdürü olarak atandığını aynı zamanda şirketin ortağı olduğunu, davalının davacıdan sermaye artırımı yapılacağı sözü ile %10 hisse devri yaptığını, 1.500.000,00 TL para aldığı halde bu parayı sermayeye koymadığını, davacının bilgi alma ve inceleme hakkının sıklıkla ve haksız olarak engellendiğini, ihtarnamelere rağmen taleplerin davalı tarafından reddedildiğini, şirket müdürü tarafından yapılması gereken genel kurulların yapılmadığını, yapılanların da usul ve yasalara uygun olmadığını, şirket müdürünün basiretli tacir gibi davranmadığını, davacı aleyhine kararlar almaya çalıştığını, davalının kötü niyetli olarak sermaye arttırımına gittiğini, sermaye artırımı 800 olumlu oya karşılık 3200 oyla reddedildiği halde müdürlük kararı ile sermaye artırımı yönünde işlem tesis edildiğini, şirket müdürünün keyfi harcamalar yaptığını, şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek şirket müdürü ...'in görevinden azline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın davalı ile kişisel husumetinni bulunduğunu, genel kurulda alınan tüm kararlara muhalif kaldığını ve haklarını kötüye kullanarak gerek davalı gerekse ortağı bulunduğu şirket aleyhine lüzumsuz davalar açtığını, şirkete sadakat yükümlülüğünü kişisel ve haksız talepleri uğruna hiçe saydığını, sermaye artış kararının genel kurul toplantısında alındığını şirket müdürü olan davalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 591 inci maddesi gereğince pay sahiplerinin yeni pay alma haklarını kullandırmak üzere yasal yükümlülüğünü yerine getirdiğini, yapılan tüm toplantıların ve alınmış olan tüm genel kurul kararlarının kanuna ve usulü uygun olduğu, şirketin borçlandığı ididasının asılsız olduğunu savunarak davanı reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 27.03.2017 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu şirketin 2013, 2014 ve 2015 yılları itibariyle öz kaynaklarının negatif olduğu ve öz kaynakların kaydi değerlerle dönem net zararını karşılayamadığı, 2016 yılında şirketin öz kaynaklarının sermaye artışına bağlı olarak pozitife döndüğü, 2016 yılında aylık 8.000,00 TL kira gelirinin kayıtlara işlendiği, bu yönde eleştiri konusu yapılabilecek bir olguya rastlanılmadığı, davacıya devredilen hisse değerinin 10.000,00 TL olduğu, dava dışı Medilife şirketinin ticari defter ve kayıtlarında 1.490.00,00 TL'nin kayıtlı olmadığı, dava dışı Medilife Sağlık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. nin dava dışı Alqabas Agency arasındaki ticari ilişki nedeniyle dosyada bulunan birbirleri ile uyumlu yazı ve eklerinin gerçekliğinin kabulü halinde 732.714,53 USD tutarındaki gelirin davalının yönetici olduğu dava dışı Medilife şirketi ticari defterlerine gerek dönem olarak gerekse tutar olarak yansıtılmamış olduğunun kabulünün gerekeceği yönünde görüş bildirdikleri, itiraz üzerine heyete bir doktor dahil edilmek suretiyle alınan alınan ek raporda hasta listesinde mevcut 142 kişiden 5 inin hastane kayıtlarında olmadığı, 137 kişiden 19 unda mükerrer yatışların olduğu, dolayısıyla 116 hasta üzerinde yapılan incelemede hastalara koyulan tanılar ile yapılan işlemlerin, yapılan işlemler karşılığı alınan ücretlerin dönem koşullarına uygun olduğu, dava dosyasındaki hasta listesinde bulunan herbir kişinin hastane kayıtlarında gerek network sisteminde poliklinik kaydı olarak gerekse ameliyat edilenlerin ameliyat defterinde protokol numaraları ile kayıtlı olduğu, 2015 senesinde Güvenli Hasta Kayıt Sistemi olarak Tıp Data kullanıldığı, hastalara koyulan tanılar karşılığında yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğu yönünde görüş bildirdiği, davacının şirket müdürünün azli veya temsil yetkisinin sınırlandırılmasını gerektiren haklı sebeplerin varlığını ispat etmesi gerektiği, yapılan yargılama, toplanan deliler ve itibar olunan bilirkişi raporlarına göre davalı şirket müdürünün azli veya temsil yetkisinin sınırlandırılmasını gerektirecek haklı sebebin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu, bilirkişi kök raporu ve ek raporunun birbirine zıt görüş ve kanaat içerdiğini, çelişkinin giderilmesi ve heyete bilişim uzmanı bilirkişi dahil edilmek suretiyle yeni bir rapor alınması yönündeki taleplerinin reddedildiğini, güvenli hasta kayıt sistemi ile ilgili olarak 27.03.2002 tarihli ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği hükümlerine göre inceleme yapılmaksızın denetime elverişsiz bir rapor hazırlandığını, bilirkişilerin ek raporda söz konusu ettikleri ameliyelerin ne olduğu hususundaki tespitlerinin ve fiyat belirlemelerinin afaki olma ihtimalinin olduğunu, güvenli hasta kayıt sistemindeki kayıtlarda sonradan bir değişiklik yapılıp yapılmadığının tespitinin bilişim uzmanına yaptırılıp ondan sonra doktor bilirkişinin ameliyeleri tespit edip mali sonuçlarını belirtmesi gerektiğini, ek raporda yer alan hastalara yapılan ameliyelerin hepsine yapılan işlemler 2015 mali yılında yapıldığını, ancak iş bu hastalara yapılan ameliyeler 2017 yılı mali yılında faturalandığını, diğer bir ifadeyle vergiyi doğuran olayın 2015 mali yalında gerçekleştiğini ancak faturasının 2017 yılında kesildiğini, 2015, 2016 ve 2017 yıllarında şirket müdürünce yapılan gelir gider tablolarının, bilançoların, faaliyet raporlarının muhasebe kayıtlarının gerçek olup olmadığının değerlendirilmediğini, Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün 2017/3720 sayılı dosyasından Alqabas İnternational hakkında hukuken geçersiz bir faturaya dayalı icra takibi başlatıldığını, vergi mevzuatına göre Alqabas İnternational'a kesilecek faturanın 2015 yılında kesilmiş olması gerektiğini, bu güne kadar Alqabas İnternational ile yapılan sözleşmenin hiçbir şekli ile dava dosyasına sunulmadığını, verilen hizmetin 2 yıl sonra Alqabas İnternational hakkında taraflarınca bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmak istenilmesinden sonraki bir tarihte muhasebe kayıtlarına işlenmesinin davalının başlı başına dürüstlük kuralına aykırı davranışta olduğunun açık ispatı olduğunu, uzman olmayan bilirkişi tarafından verilen rapora itirazları değerlendirilmeden, Yargıtay'ın emsal içtihatlarına aykırı biçimde yeni bir rapor alınmadan hüküm kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davacı tarafın tanıkları dinlenmek suretiyle mali müşavir ve ticaret hukukçusu bilirkişilerden oluşan heyetten rapor alındığı, 20.06.2018 tarihli ara karar uyarınca heyete doktor bilirkişi de katılmak suretiyle bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususların ek rapora yönelik verdiği dilekçesinde de ileri sürdüğü, davacı vekilinin ek rapora yönelik itirazlarının günlük muhasebel işlemlere yönelik olup davalının genel olarak ağır kusurlu olduğu veya kasdi olarak dava dışı şirketi zarara uğrattığı iddiasının somut delillerle isbat edilemediği, İlk Derece Mahkemesince, sunulan deliller, bilirkişi rapor ve ek rapor içeriğindeki tespitler ışığında gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu gözetildiğinde mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğu ileri sürülmesine rağmen istinaf mahkemesince bilirkişi raporuna ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını, raporun kendi içinde çelişkili tespitler içerdiğini, ameliyeler 2015 yılında yapıldığı halde o yıla ait özel hastanelerin fiyat listesi dikkate alınmadığını, raporun sonuç bölümünde sadece "..yapılan işlemleri karşılığı alınan ücretin dönemin koşullarına uygun olduğu " görüşüne yer verildiğini, dava dışı Alqabas hastanesi ile bir birim fiyat anlaşması bulunup bulunmadığının araştırılmadığını, hasta kayıtlarının Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 49 uncu maddesine göre tutulması gerekliliğinin raporda göz ardı edildiğini, bu şekilde ancak bir muhasebeleşme hilesinin önüne geçilebileceğini, zira dava dışı hastane tarafından 694.000,00 USD talep edildiği halde 01.12.2016 tarihinde 35.000,00 USD avans ve 01.02.2017 tarihinde 309.278,19 TL faturanın bulunduğunu, dava dışı hastaneye yapılan ameliyeler 2015 yılında gerçekleştiğinden vergiyi doğuran olayın 2017 yılında mali kayıtlara alınmasının açıklanması gerektiğini, bu hususların raporda değerlendirilmediğini, davacı tarafça dosyaya alınması istenilen hastalara ilişkin ayrıntılı döküm davalı tarafından dosyaya sunulmadığından incelemenin eksik kaldığını, Özel Hastaneler Yönetmeliği'nde belirlenen usullere göre kayıt tutulup tutulmadığına dair raporda değerlendirme yapılmadığını, istinaf mahkemesi kararının gerekçesinin soyut olduğunu, tanık beyanları ile gayri resmi satışların yapıldığının sabit olduğunu ve davalı tarafça da aksinin ileri sürülmediğini, faturasız alışveriş, hasta işlemlerine dair ayrıntılı dökümün verilmemesinin ağır kusur olduğunu, tanık beyanlarına yönelik raporda inceleme yapılmadığını belirterek istinaf mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının hissedarı olduğu şirketin müdürünün 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesi uyarınca azli istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) no'lu alt fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesi

3.Özel Hastaneler Yönetmeliği

  1. Değerlendirme

Taraflar arasındaki uyuşmazlık ile ilgili alınan bilirkişi raporları yetersiz olup Mahkemece şirketin ve şirket müdürünün banka kayıtları incelettirilerek yurt dışındaki şirket tarafından gönderilen havale olup olmadığı, bunların şirket defteri ile muhasebeleştirilip muhasebeleştirilmediği, defterlerde gerçek nakit giriş çıkışlarının gösterilip gösterilmediği, hasta kayıtlarının Özel Hastaneler Yönetmeliği'ne uygun tutulup tutulmadığı, buna aykırı hareket edilip edilmediği hususunda bankacılık, sağlık konusunda uzman sektör bilirkişileri ve mali müşavirin de arasında bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınarak davacının rapora ilişkin esaslı itirazları da değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı düzenlenen bilirkişi raporuna dayanarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:26:34

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim