Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/7508

Karar No

2023/1523

Karar Tarihi

13 Mart 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2018/3094 Esas 2021/1024 Karar

BİRLEŞEN DAVADA

HÜKÜM: Dava kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2015/1191 E. 2018/471 K.

BİRLEŞEN DAVA: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/449 E.

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen menfi tespit davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen dosya davacıları vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen dosya davalısı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl dava davacısı vekili dava dilekçesinde; ... tarafından müvekkili lehine düzenlenen 20.11.2015 tarihli ve 150.000,00 bedelli çeki dava dışı ... İçkale Kereste fabrikasına cirolayarak teslim ettiğini, 23.08.2015 tarihinde dava dışı işletmede gerçekleşen hırsızlıkta çekin çalınması üzerine dava dışı işletme tarafından ödeme yasağı kararı alındığını, savcılıkta başlatılan soruşturma neticesinde çeke ilişkin el koyma kararı verildiğini, dava dışı şirket tarafından davalı şirket hakkında istirdat davası açıldığını, davalı tarafından da müvekkili aleyhine dava konusu çeke dayanılarak icra takibi başlatıldığını, davacının davalıya borcunun olmadığını ileri sürerek İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün 2015/34027 sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen dava davacısı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından Babaoğlu şirketine Vakıfbank İzmit şubesine ait 20.11.2015 tarihli 150.000,00 TL bedelli çek keşide edildiğini, çekin zayiinden dolayı çek hakkında ödeme yasağı konulduğunu, ayrıca Sulh Ceza Mahkemesince el koyma kararı verildiğini, çekin, el koyma kararından sonra bankaya ibraz edilmesi üzerine usulsuz işlem yapılarak banka memurlarınca çekin hamile iade edildiğini ve bu şekilde takibe konu edildiğini ileri sürerek takibe konu çek ile ilgili olarak borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Asıl davanın davalı vekili cevap dilekçesinde; cirantanın kendi imzasını reddetmediği sürece çekten dolayı borçlu olmadığını ileri süremeyeceğini, müvekkilinin dava konusu senette meşru ve iyiniyetli hamil olduğunu belirterek, davanı reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davanın davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu çekte meşru ve iyi niyetli hamil olup davacının ileri sürdüğü def'ilerin çeki ciro ve teslim yoluyla teslim alan müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 818 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi delaleti ile uygulanması gereken 677 nci maddesine göre senetteki herhangi bir imzanın sahteliğinin dahi yalnızca imza sahibini ilgilendiren bir durum olup bu durum lehtarı ve keşideciyi sorumluluktan kurtarmadığı, geçersiz imzaların ciro zincirini koparmadığı, hamilin ciro yoluyla senedi devraldıktan sonra cirantasını takip etme gibi yasal bir zorunluluğunun bulunmadığı, somut olayda senet metnine göre ciro silsilesinde şeklen bir kopukluk bulunmadığı, davacılar senedin dava dışı ...'a verildiğini savunmuş iseler de ...'ın ciro silsilesinde dahi bulunmadığı, dava dışı ... tarafından açılan istirdat davasının bekletici mesele yapılması davacılar tarafından istenilmişse de imzaların istiklali ilkesi dikkate alındığında ...'ın meşru hamil olduğu iddiası davacıların sorumluluğunu ortadan kaldırmadığından ve davacıların ciro silsilesine göre hamil olan davalıya karşı yükümlü olduğu, senet bedelinin ödenmesi halinde senedi alan borçlu borçtan kurtulmuş olacağından kendisine yeniden başvurulması da söz konusu olmayacağından istirdat davası sonucunda çekin meşru hamilinin ... olduğuna karar verilse bile bu kişinin senet bedelini ödeyen ve bu suretle senedi alan senet borçlusuna değil, yetkisiz hamil olarak senet bedelini tahsil eden davalıya müracaat edeceği ya da senedin isirdadına ilişkin davanın bedel istirdadına dönüşeceği, bu nedenlerle istirdat davasının beklenilmesi talebinin yerinde görülmediği, senetle bağları kesine davacıların hamile karşı sorumlu oldukları, bu noktada 6102 sayılı Kanun'un 687 nci maddesinin uygulanma yerinin olmadığı, borçluların temel ilişkiye dayanan şahsi def'ilerini bile bile borçlunun zararına hareket eden hamile karşı ileri sürebileceği, somut durumda ise davacıların herhangi bir şahsi def'iye dayanmadığı, senet üzerinde hak

iddia eden dava dışı ...'ın iddiasına dayandıkları, davacıların görünüşte düzgün olan ciro silsilesine göre hamile karşı sorumlu oldukları ve dava dışı ... ile hamil arasındaki davanın davacıların sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, kendi imzaları geçerli olan davacıların hamile karşı ödeme yükümlülüklerinin devam ettiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davacılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkemenin çekteki cironun kopuk olmadığına dair tespitinin yerinde olmadığını, davalının çeki hırsızlık sonucu kötü niyetle eline geçirdiğini, kendisinden önceki cirantayla arasında ticari ilişki bulunmamasının araştırılmadığını, istirdat davasının bekletici mesele yapılmasını istedikleri halde bu talebin kabul görmediğini, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/17720 sayılı soruşturma dosyasında yapılan araştırmada davalı şirketin adresine ve yetkililerine ulaşılamadığını, buna göre davalı şirketin de hırsızlık olayına dahil olan kişilerle bağlantılı olduğunun açıkça görüldüğünü, davalı vekilinin çekte cirosu bulunan Çelaş İnş. Tur. Teks. firmasının da vekili olduğunu, davalının çeki ne şekilde iktisap ettiğinin dikkate alınmadığını, ...'ın açtığı istirdat davasının kabulü halinde çekin meşru hamilinin ... olacağı bu durumda ise bedelin davalıya ödenmesiyle mağduriyet yaşanacağını, müvekkilinin ticari defterleri incelendiğinde müvekkilinden sonra gelen ciroların hileli ve paravan ciro işlemleri olduğunun anlaşılacağını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 165 inci maddesinde öngörülen bekletici mesele hususunun dikkate alınmadığı belirterek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, konuyla ilgili hazırlık soruşturmasının devam ettiğini, ayrıca çek yönünden el koyma kararı verildiğini, el koyma kararı 10.11.2015 tarihli olup çekin 20.11.2015'te ibraz edildiğini, dolayısıyla banka görevlisinin bu karara aykırı olarak çeki iade ettiğini, müvekkilinin yasal hamilin belli olmaması nedeniyle ödemeden kaçındığını, sadece yetkili hamile ödeme yapılmak istediğini müvekkilinin üzerine düşeni yerine getirdiğini, müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davalının meşru hamil olmadığına yönelik iddia ileri sürüldüğünden ispat külfetinin davacıda olduğu, davacının 25.06.2019 tarihli dilekçesiyle istirdat davasının kabulüne karar verildiğini belirttiği, UYAP ortamında yapılan araştırmada dava dışı ... tarafından davalı şirket aleyhine İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1203 E. sayılı dosyasında açılan çek istirdadı davasının yapılan yargılaması sonunda 05.07.2018 tarihinde davanın kabulü ile çekin davalıdan alınıp davacıya iadesine karar verildiği, kararın istinaf edildiği ve davalı tarafça istinaf harcı yatırılmadığından istinaf talebinin reddine karar verilerek kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, İlk Derece Mahkemesince de kararın 18.04.2019 tarihinde kesinleştiğine dair 17.06.2019 tarihinde kesinleşme şerhi verildiği, bu ilamın içeriğine göre dava konusu çekin meşru hamilinin dava dışı ... olduğu ve çekin davalıdan alınıp ...'a iadesine karar verildiği, bu durumda mahkemece kesinleşen dosya içeriğine göre davalının çekin meşru hamili olmadığı gözetilerek her bir dava yönünden menfi tespit talebinin kabulü gerekirken, çek istirdadı davasının sonucu beklenmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın davacı vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, buna göre, asıl ve birleşen davaların kabulüne, davacı Babaoğul Turz. Nak. İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin ve davacı ... Başkanlığının dava konusu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen dosyalar davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleşen dosyalar davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, imzaların istiklali ilkesi gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğunu, bekletici mesele yapılması davacılarca talepo edilen istirdat davasının işbu dava ile bir alakasının olmadığını, dava dışı ...'ın ciro silsilesinde bulunmadığını ve dava tarihinde çek hamili olmadığını, istirdat davası esas alınarak menfi tespit davasında karar verilemeyeceğini, çekteki imzalara itiraz olmadığından çekin geçerli olduğunu, keşideci ve ilk ciranta davacının çekten sorumlu olduğunu, davacıların herhangi bir şahsi def'i ileri sürmediklerini dava dışı ...'ın iddiasına dayandıklarını, davalının ise bu iddiaları araştırma yükümlülüğünün bulunmadığını, 6102 sayılı Kanun'un 791 inci maddesinin olayda uygulanma imkanının olmadığını, işbu menfi tespit davasında senedin iadesi talebinde bulunulmadığını, istinaf mahkemesi kararının hatalı olduğunu belirterek kararını bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl ve birleşen davalar, davacılar aleyine çeke dayalı icra takibi başlatan davalının yetkili hamil olmadığından bahisle borçlu olmadıklarının tespiti talebine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1.6102 sayılı Kanun'un 818 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 677 ve 687 nci maddeleri.

  1. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

  2. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davadaistinafkararcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınabirleşenderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:26:34

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim