Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/2

Karar No

2023/1436

Karar Tarihi

8 Mart 2023

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1231 Esas, 2022/1106 Karar

HÜKÜM: Direnme

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya direnme kararı verilmiştir

Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin %100 oranındaki hissesinin satışına ilişkin hisse satış sözleşmesi ile tamamının Alcen Enerji Dağ. Per. Sat. Hiz. A.Ş.'ye geçmesi suretiyle 30.10.2009 tarihinde özelleştiğini, kamu kurumu statüsünün bu sözleşme ile sona erdiğini sözleşmeden evvel MEDAŞ'ın hisselerinin TEDAŞ'a ait olduğunu, 24.07.2006 tarihinde işlemin temelinin İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne (İHDS) dayandığını, sözleşme ile bütün sorumluluğun TEDAŞ'a ait olduğunu, bu sözleşmenin 1 inci maddesi ile 7. 4 ve 7.5 maddeleri gereğince 30.10.2009 tarihli hisse devrine kadarki sorumluluğun da TEDAŞ'a ait olması gerektiğini, 17.08.2008 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle MEDAŞ tarafından ödenen meblağın davalıdan tahsili gerektiğini, malül kalan Şaban Karaman'ın Çumra Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.06.2013 tarihli kararının kesinleştiğini ve icraya konulduğunu, 16.02.2015 tarihinde 192.540,00 TL ödenerek dosyanın kapatıldığını ayrıca 14.06.2013 tarihinde 1.674,00 TL temyiz harcı ve 4.661,21 TL onama harcı olmak üzere toplam 198.875,21 TL ödediğini, ödediği bedellerin ödenme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; İHDS'nin 7. maddesi gereğince faaliyetin MEDAŞ tarafından yürütüldüğünü, bu dönemde üçüncü kişinin zararının meydana geldiğini, bu zarardan da davacının sorumlu olduğunu, icra dosyasıyla ilgili bildirimde bulunulmadığından davacının yapılan ödemeden faiz ve icra dosyası giderlerinden sorumlu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 06.02.2018 tarih, 2015/846 E. ve 2018/42 K. sayılı kararıyla davacının Çumra Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/349 E., 2013/327 K. sayılı ilamına istinaden davalı TEDAŞ'tan dava dışı üçüncü kişilerin zararı nedeniyle icra dosyasında yaptığı ödemeyi işletme hakkı devir sözleşmesinin 7.4 maddesi uyarınca fiili devrin gerçekleştiği 30.10.2009 tarihinden evvel meydana gelmekle davalıdan talep edebileceği, davacının icra dosyasında yapılan ilk hesap yönünden toplam 176.979,02 TL'yi 28.06.2013 tarihinde ödemediği, 2 yıllık bir gecikme ile borcun artmasına neden olduğu, borcun artmasından davadan ve ödeme miktarından haberdar olmayan davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 176.979,02 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 13.02.2020 tarih, 2018/2390 E. ve 2020/231 K. sayılı kararıyla olayda iş kazasının 25.09.2008 tarihinde gerçekleşmiş olduğu, hisselerin tamamı davacı MEDAŞ'a ait iken dağıtım faaliyeti kapsamında ortaya çıkan üçüncü kişi alacağından İHDS hükümleri uyarınca artık davalı TEDAŞ'ın sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairemizin 20.04.2022 tarih, 2020/6101 E. ve 2022/3172 K. sayılı kararıyla taraflar arasında akdedilen İHDS'nin 7. 4 maddesi uyarınca, dağıtım faaliyetinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğunun davalıya ait olduğu ve yine bu kapsamda üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek talep ve davalardan doğacak her türlü mali yükümlülüğün de davalı tarafından karşılanacağının düzenlendiği, sözleşmenin imzalanmasından sonra ortaya çıkabilecek her türlü cezai ve hukuki sorumluluğun ise MEDAŞ'a ait olacağının kararlaştırıldığı; ancak fiili devir tarihine kadar hisselerin tamamı davacıya ait olduğundan davacı ile davalı MEDAŞ'ın ayrılmaz bir bütün olduğu, her ne kadar 24.07.2006 tarihinde işletme hakkı davalı MEDAŞ'a devredilse de fiili devir tarihine kadar dağıtım faaliyetinin davacı şirket tarafından yerine getirildiği, o halde 30.10.2009 tarihli hisse devir sözleşmesinden önce gerçekleşen olaylardan kaynaklı tazminatlarda da sorumluluğun TEDAŞ’a ait olacağı gözetilerek sonuca varılması gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İHDS'in 7.1, 7.2 ve 7. 4. maddesi kapsamında dağıtım faaliyetinin TEDAŞ tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerden bütün sorumluluğun TEDAŞ'a ait olacağı düzenlemesi ile sorumluluk için milad olarak İHDS imzalanma tarihinin belirlendiği, İHDS tarihinden önceki dönemin "dağıtım faaliyetlerinin TEDAŞ tarafından yürütüldüğü dönem" olarak ifade edildiği, maddenin yazımı itibarı ile de "gerçekleştirilen" denilmek sureti ile İHDS tarihi itibarı ile gerçekleştirilmiş faaliyetin tanımlandığı, taraflar İHDS tarihden sonraki dönemi de kapsamasını düşünselerdi "Gerçekleştirilen ve gereçekleştirilecek" her türlü iş ve işlem tanımlaması yapacakları; ancak bu şekilde yazıma en büyük engelin İHDS tarihinden sonraki tüm iş ve işlemlerin TEDAŞ'tan bağımsız ayrı bir tüzel kişilik olan dağıtım şirketleri tarafından gerçekleştirileceğinin bilinmesinden kaynaklandığı, TEDAŞ'ın dağıtım şirketinin paylarına sahip olmasının şirket ortaklığından başka bir hukuki sonuç doğurmayacağı, iş ve işlemlerin dağıtım şirketi tarafından gerçekleştirildiği hukuki durumunu değiştirmeyeceği, sözleşmenin 7.5 maddesinde de açıkça dağıtım faaliyetinin şirket tarafından yürütüldüğü dönemdeki sorumluluğun şirkete ait olacağının açıkça düzenlendiği, bozma ilamındaki fiili devir tabirinin ise yeni bir kavram olarak ortaya çıktığı, İHDS sözleşmesi ile ayrı bir tüzel kişilik olan dağıtım şirketi ile TEDAŞ'ın sorumluluk sınırının İHDS tarihi olarak belirlendiği, İHDS ile zaten iş ve işlemlerin dağıtım şirketi tarafından yürütüleceği dönemin İHDS imzalanmasından sonraki dönem olarak kurgulandığı, dağıtım şirketinin iş ve işlemelerinin yürütüldüğü dönemde TEDAŞ'ın dağıtım şirketinin hisselerinin sahibi olmasının işlerin fiilen TEDAŞ tarafından yürütüldüğü anlamına gelmeyeceği, TEDAŞ ile kurulan dağıtım şirketlerinin tüzel kişilikleri farklı olup İHDS sözleşmesinin tarafı dağıtım şirketinin paylarının TEDAŞ'a ait olmasının dağıtım şirketinin faaliyetlerinden (faaliyetin fiilen TEDAŞ tarafından yürütüldüğü gerekçesiyle) TEDAŞ'ın sorumlu tutulabileceği anlamına gelmeyeceği, şirketin faaliyetlerinin pay sahibi tarafından yürütüldüğü şeklinde yorumlanmasının mümkün olmadığı, dağıtım şirketinin tüzel kişilik olarak organları tarafından yapılan faaliyetlerinden sorumlu tüzel kişilik olduğu, Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin bugüne kadar ki uygulamalarının TEDAŞ'a rücu koşulunun İHDS sözleşme tarihinden önceki sonrası kıstasına oturduğu, aksine bir düşünce tarzının İHDS imzalanmasından sonra dahi TEDAŞ'ın sorumluluğu üstlendiği anlamına geleceği, o zaman da İHDS sözleşmesindeki 7 nci maddenin anlamının kalmayacağı, somut olayda iş kazasının 25.09.2008 tarihinde gerçekleştiği gözetildiğinde hisselerin tamamı davacı MEDAŞ'a ait iken dağıtım faaliyeti kapsamında ortaya çıkan üçüncü kişi alacağından 24.07.2006 tarihli İHDS hükümleri uyarınca artık davalı TEDAŞ'ın sorumlu tutulamayacağı, bu durumda davacının dayanak ilam nedeniyle ödediği temyiz harcı, onama harcı ile icra dosyasına ödediği bedelin davalıdan tahsili istemi yerinde bulunmadığından İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılama sırasındaki beyanlarını tekrar ederek dava konusu kazanın 2008 yılında değil 2006 yılında gerçekleştiğini, 30.10.2009 tarihine kadar şirketlerin sermayelerinin tamamı ve müvekkil şirketin tüm hisselerinin davalı TEDAŞ'a ait olduğunu, 24.07.2006 tarihli İHDS'nin 7. maddesinde üçüncü kişilerin hak iddialarına ilişkin düzenlemelerin yer aldığını, dağıtım faaliyetlerinin TEDAŞ tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğunun TEDAŞ'a ait olduğunu, 24.07.2006 tarihli İHDS'den hemen sonra özelleştirilmesi öngörülen MEDAŞ, çok sonra 30.10.2009 tarihinde Hisse Devir Sözleşmesi ile özelleştiği için 24.07.2006 tarihinde imzalanan İHDS tarihinin hakkaniyete ve hukuka uygun olmayacağı itirazı üzerine davalı TEDAŞ'ın dosyaya sundukları 26.10.2010 ve 01.02.2011 tarihli yazılar ile fiili devir tarihi olan 30.10.2009 tarihine kadar TEDAŞ ile MEDAŞ'ın bir bütün olduğu ve şirketlerin sermayelerinin tamamının TEDAŞ'a ait olduğu dikkate alındığında bu dönemde yapılan işlem ve faaliyetlerden doğan hakların TEDAŞ'a ait olması gerektiği, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme davalarında temsilinin TEDAŞ tarafından yapılacağı ve takibin MEDAŞ tarafından yapılıyor olması halinde taraf değişikliğinin sağlanmasına dair resmi yazı gönderildiğini, kaza tarihinde dağıtım faaliyetinin TEDAŞ tarafından yapıldığı ve fiili devir tarihi olan 30.10.2009 tarihinden önceki döneme ilişkin sorumluluğun belirtilen sözleşme hükümleri ve TEDAŞ tarafından gönderilen resmi yazılar doğrultusunda TEDAŞ'a ait olduğu dikkate alındığında 25.09.2006 tarihinde gerçekleşen iş kazasından doğan her türlü sorumluluğun TEDAŞ'a atfedilmesi gerektiğini, işletmenin fiili devir tarihi olan 30.10.2009 tarihine kadar MEDAŞ'ın tüm hisselerine sahip olan davalı TEDAŞ'ın aynı zamanda kazazede işçinin işvereni olduğunu, işletme devirlerinde sözleşmenin imzalanmasıyla işletmenin tamamen devredilmiş olmadığını, fiili devrin tamamlandığı tarihte işletmenin devrinin sağlanmış olduğunu, bu nedenle davalı TEDAŞ'ın işletme hakkı devir sözleşmesinin imzalanmasından sonra ancak fiili devir tarihinden önce gerçekleşen işletme faaliyetleri sırasında meydana gelen iş kazası sebebiyle kazazede işçiye ödenen tazminattan sorumlu olacağını, 30.10.2009 tarihli Hisse Devir Sözleşmesinin taraflarının Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile Alcen Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş., İHDS'nin taraflarının müvekkili MEDAŞ ile davalı TEDAŞ olduğunu, buna göre kazazede işçinin üçüncü kişi olacağını, ödeme tarihi yerine dava tarihinden faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin 2 yıllık gecikme olarak bahsettiği hususun, müvekkili şirketin temyiz hakkını kullanması ile dava dosyasının Yargıtay incelemesinde geçirdiği süre olduğunu, müvekkilin temyiz hakkını kullandığı dönemde tehiri icra kararı verilmesi nedeniyle ödeme yapılmamasının ''makul ödeme süresinin geçirildiği'' gerekçesi ile kapsam dışı tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, 25.09.2006 tarihindeki iş kazasından aslen sorumluluğu bulunan davalı TEDAŞ'ın haklı bir sebep olmaksızın müvekkili şirkete karşı sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, İHDS'nin 7 nci maddesi gereğince rücuen alacak istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. 6100 sayılı Kanun’un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; İHDS tarihinden sonra meydana gelen olaylar yönünden de sorumluluğun davalı tarafa ait olduğu, davacının üçüncü kişilere ödemek durumunda kaldığı bedeller yönünden sorumluluğun davalı şirkete ait olduğuna ilişkin herhangi bir ibare yer almadığı, dolasıyla kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararı uygun bulunmuştur.

  2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararistinafcevaptemyizyargılamadirenmekararımahkemesionanmasınatedaşderecesonrakibozmamedaş

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:27:58

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim