Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5294
2023/1435
8 Mart 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi(İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI: 2020/2 Esas, 2022/2 Karar
DAVA TARİHİ: 25.02.2020
HÜKÜM: Ret
Taraflar arasındaki hakem kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.03.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Enerji Üretim A.Ş. (UWE)’nin İstanbul İli Çatalca Mevkiindeki İstanbul RES Projesinin tek sahibi olduğunu, 22.03.2013 tarihinde müvekkilinin de aralarında bulunduğu UWE hissedarlarının... Enerji A.Ş. ile anlaşması üzerine hisselerin... Enerji A.Ş.’ye, 10.07.2014 tarihli sözleşme ile de hisselerin bu kez... Holding’e devredildiğini, 27.05.2015 tarihinde ise... Holding’in UWE’deki hisselerinin davalıya geçtiğini, 09.01.2018 tarihinde davalı ... Cooperatief U.A (Gama)’nın bir fesih bindirimi göndererek anılan anlaşmaların tamamını tek taraflı feshettiğini, aynı tarihte davalının UWE’de sahip olduğu bütün hisselerin müvekkili ile bir kısım dava dışı şahıslara satılmasına dair mutabakatın imzalanıp hisselerin devredildiğini, davalının mutabakat bedelinin tahsili için hakeme başvurduğunu, hakemin 3.600.000 euro mutabakat bedelinin ödenmesine karar verdiğini, ancak davalının projeye gerekli yatırımı yapmadığını, uyuşmazlığın Ocak 2018 tarihli mutabakat hükümlerinin ihlali olarak değerlendirilmesi etrafında çözümlenemeyeceğini, geri planın da dikkate alınması gerektiğini, zira mutabakatın konusunu teşkil eden projenin neden 2018 yılına kadar işletmeye alınmadığının ve davalının hiçbir yatırım yapmadan projedeki değer kaybının uyuşmazlığın giderilmesinde gözetilmesi gerektiğini, davalının fesih hakkını kullanabilmesi için projeye ilişkin onayların temininin de proje üzerinde kontrol sahibi davalının sorumluluğunda bulunduğunu, davalının bu şartları yerine getirmeyip 5 yıl sonra anlaşmayı fesih hakkını kullanmasının hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıdığını, davalının yatırımları yapmadığını, kredileri temin etmediğini, 5 yıl süre ile projeyi elinde tutup tamamen değersizleştirdiği, projenin öngörülen takvime yetişmeyeceğini anlayınca da müvekkiline iade ettiğini, bu süreçte hisselerin yaklaşık %70 oranında değer kaybettiğini, hakem heyetinin hatalı karar verdiğini ileri sürerek Hakem Heyeti Kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili...’nın UWE’nin bütün hisselerinin sahibi iken hisseleri davacının da aralarında bulunduğu 4 kişiye devri için 09.01.2018 tarihli Uzlaşma ve Hisse Satış Mutabakatının imzalandığını, buna göre davacının 3.600.000 euro ödeyeceğini, hisselerin devrine rağmen davacının ödemeyi yapmadığını, bunun üzerine müvekkilinin TOBB Tahkim Divanı Sekreterliğine başvurup tahkim yargılamasını başlattığını, davacının bu yargılama sırasında da mutabakat öncesi vakıalara dayanarak haklılığını iddia ettiğini, bu hususlardaki karşı davasından da tahkim esnasında vazgeçtiğini, tek hakemin kararı ile 3.600.000 euro mutabakat bedelinin faiziyle tahsiline karar verildiğini, davacının kötüniyetle işbu iptal davasını açtığını, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun (4686 sayılı Kanun) 15 inci maddesindeki iptal şartlarının bulunmadığını, davacının tahkim kararının icrasını aksatmayı amaçladığını, mahkemenin esastan denetim yapamayacağını, dava dilekçesindeki tüm hususların tahkim yargılamasında karara bağlandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNİN İLK DERECE MAHKEMESİ SIFATIYLA VERDİĞİ KARAR
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Hakem kararına konu uyuşmazlığın Türk Hukukuna göre tahkime elverişli olduğu, uyuşmazlığın taraflar arasındaki protokolde belirtilen tahkim şartı kapsamında bulunduğu, hakem tarafından iptal davası davacısının ve diğer devir alanların mutabık kaldığı bedelin ödenmesine karar verilmekle tahkim anlaşması dışındaki bir konuda karar verilmediği, tahkim yargılaması sürecinde ve nihai kararda yetki aşımının söz konusu bulunmadığı, davacı tarafından kamu düzenine aykırılık sebebi ileri sürülmediği, kararın esasına etkili usule aykırılığın da bulunmadığı, hakem yargılamasında masrafları karşılanmayan aşırı ifa güçlüğüne ilişkin karşı davanın tahkim yargılamasının sona erdirildiği dikkate alınarak asıl davada verilen karara yönelik olarak iptal sebebi olarak ileri sürülmesinin dinlenebilir görülmediği, davacının sözleşme hükümlerini yerine getirmemesi nedeniyle hisselerin değerinin düştüğü iddiasının hakem kararının esasına ilişkin olduğu, davacının ileri sürdüğü iptal nedenlerinin yerinde olmadığı, hakem kararının esasına ilişkin sebeplerle iptal davası açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının projeye yatırım yapmayarak müvekkilinin zararının artmasında kusurlu davrandığını, uyuşmazlığın sadece Ocak 2018 tarihli mutabakat hükümlerinin ihlali olarak değerlendirilmesi etrafında çözümlenemeyeceğini, mutabakatın konusunu teşkil eden projenin neden 2018 yılına kadar işletmeye alınmadığının ve davalının hiçbir yatırım yapmadan projedeki değer kaybının uyuşmazlığın giderilmesinde gözetilmesi ve mutabakatın değişen şartlara uyarlanması gerektiğini, davalının fesih hakkını kullanabilmesi için projeye ilişkin onayların temininin de proje üzerinde kontrol sahibi davalının sorumluluğunda bulunduğunu, davalının bu şartları yerine getirmeyip 5 yıl sonra anlaşmayı fesih hakkını kullanmasının hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıdığını, davalının yatırımları yapmadığını, kredileri temin etmediğini, 5 yıl süre ile projeyi elinde tutup tamamen değersizleştirdiği, projenin öngörülen takvime yetişmeyeceğini anlayınca da müvekkiline iade ettiğini, bu süreçte hisselerin yaklaşık %70 oranında değer kaybettiğini, 4686 sayılı Kanun’un 15 inci maddesi ve kamu düzenine aykırılık nedeniyle hakem kararının iptalinin gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hakem kararının iptali istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
4686 sayılı Kanun’un 15 inci maddesi,
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 412 vd. maddeleri, 439 uncu maddesi,
-
Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemesi'nce ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama ve 4686 sayılı Kanun'un hakem kararlarının iptaline ilişkin 15 inci maddesi hükmü gözetildiğinde, verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:27:58