Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/6059
2023/1396
7 Mart 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/493 Esas, 2021/683 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2019/38 E., 2019/1005 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.03.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat.......ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen 25.07.2006 tarihli anonim şirket hisse devri sözleşmesi ile müvekkilinin Tekyem Gıda San. ve Tic. A.Ş.'deki 25 adet hissesini 200.000,00 USD bedelle davalıya sattığını, sözleşmeyle bu bedelin 87.657,00 USD'lik kısmının üç gün içerisinde banka havalesiyle, kalan kısmının ise sözleşme tarihinden itibaren en geç üç ay içerisinde ödenmesinin kararlaştırıldığını, davacının satmış olduğu hisseler davalı adına 01.09.2006 tarih ve 6633 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan olunmasına rağmen davalının ödemeye ilişkin tahhütlerini yerine getirmediğini, 01.12.2016 tarihli likit alacağın 295.250,51 TL ana para ve 18.756,70 TL faiz olmak üzere toplam 314.007,21 TL olduğunu, başlatılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığını, anonim şirket hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan bir alacağın bulunmadığını, alacak bulunsa dahi zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında bağıtlanan ve imzası inkar edilmeyen 05.07.2006 tarihli şirket hisse devri sözleşme konusunun davacı ...'in Tek Yem Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ndeki 25 adet hissesini, davalı ...'na 200.000,00 USD bedel karşılığı satması işlemine ilişkin olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 147/4 maddesi göre bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacakların 5 yıllık zamanaşamı süresine tabi olduğu, takipte ve davada davalı yanın usulüne uygun şekilde zamanaşımı definde bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusunun satış işlemine ilişkin olduğunu, ortaklıktan kaynaklı bir alacak olmadığını bu nedenle 5 yıllık zamanaşımı süresinin somut olayda uygulanamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bu açıdan düzeltilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 818 sayılı Borçlar Kanunu 126/4 ve 6098 sayılı Kanun'un 147/4 maddelerinin benzer bir düzenleme içerdiği, bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki bir ortağın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacakların beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, davacı yanın taraflar arasındaki sözleşmeye dayanarak ödenmeyen sözleşme bedelinin tahsilini istediği ancak takibin haksız olmasına rağmen kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen 25.07.2006 tarihli anonim şirket hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
818 sayılı Kanun 126/4 ve 6098 sayılı Kanunun 147/4 maddeleri
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, dava dışı Anonim şirkette davacıya ait payın davalıya devri nedeniyle ödenmeyen devir bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, uyuşmazlıkta mülga 6098 sayılı T.B.K. 147/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmasının gerektiği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş,
Davacı vekilinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş,
Davacı vekilinin temyiz istemi yazılı gerekçe ile sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda red edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır.
Sayın çoğunluğun, uyuşmazlığın 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğuna ilişkin görüşüne katılamıyoruz.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı T.B.K. 147/4. (mülga 818 sayılı B.K 126/4) maddesinde "Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki, bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar"ın 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu düzenlenmiştir.
Bu hükmün uyuşmazlıkta uygulanabilmesi için öncelikle taraflar arasında bir ortaklık sözleşmesinin bulunması, uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden kaynaklanması gerekmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden kaynaklanmadığı ahvalde hükmün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu durumda zamanaşımı süresinin taraflar arasındaki hukuksal ilişkiye göre tayini gerekecektir. (Ahmet M. Kılıçoğlu Borçlar Hukuku Genel Hükümler Sh. 1094 )
Somut uyuşmazlıkta, dava dışı Anonim şirketteki davacıya ait payın 25.07.2006 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davalıya devredildiği, devir bedelinin ödenmediği iddiası ile davacı tarafından Bakırköy 4. İcra Müdürlüğünün 2013/2711 Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığı, davalının vaki itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar, davadışı Anonim şirketide paydaş olmakla birlikte, ortaklar arasındaki pay devrinin esas sözleşmede düzenlenip düzenlenmediği dosya içeriğinde anlaşılmamaktadır.
Ortaklar arasındaki pay devrinin esas sözleşmede düzenlenmiş olması durumunda T.B.K. 147/4. maddesindeki koşullar gerçekleşmediğinden uyuşmazlıkta 5 yıllık zamanaşımının uygulanması mümkün olmayıp, taraflar arasındaki ilişkinin niteliği itibari ile dava 6098 sayılı T.B.K. 146. (818 sayılı B.K 125) maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı suresine tabidir. (Yargıtay 11. H.D. 2007/3311 E. 2008/5022 K. sayı 15.04.2008 tarihli karar ile yine 2018/10988 E. 2010/1653 K. sayı ve 15.02.2010 tarihli karar)
Bu halde, dava dışı şirket esas sözleşmesinin incelenerek sözleşmede ortaklar arasında pay devrine ilişkin bir hüküm bulunup bulunmadığının tespiti, bu şekilde bir hükmün sözleşmede varlığı halinde davanın TBK 147/4 maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresinin uygulanacağı, aksi halde uyuşmazlığın TBK 146 maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunun kabulü gerekmektedir.
İlk Derece Mahkemesince şirket ana sözleşmesinin bu yönde incelenmeksizin uyuşmazlıkta TBK 147/4 maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresinin uygulanarak davanın reddine karar verilmesi, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf kanun yolu başvurusunun da esastan reddedilmesi doğru değildir.
Açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kararın onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyız.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:28:25