Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/7271
2023/1373
7 Mart 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1641 Esas, 2021/899 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/37 E., 2019/340 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin "PINAR" ve "PINAR + Şekil" ibareli birden çok tanınmış markaların sahibi olduklarını, davalının 04.04.2017 tarihinde görsel, fonetik, işitsel ve umumî intiba olarak müvekkillerinin "PINAR" ibareli tanınmış markalarına iltibas ve tecavüz oluşturacak ayrıca onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikte 32. sınıf ürünleri içeren "SAKLIPINAR" ibare ve biçimli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2017/30358 kod numarası verilen başvuruya, müvekkillerinin iltibas ve tanınmışlık vakıalarına dayalı itirazlarının, Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
- Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markasını kullanmadığını, markanın tescil edilmediğini, davanın konusuz kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun "PINAR" ibaresinden oluştuğu, diğer kelimelerin bu sözcüğe göre geri planda kaldıkları, davalı başvurusunun "SAKLIPINAR" ibaresinden oluştuğu, bu sözcüğün "PINAR" ibareli davacı markaları ile görsel ve sesçil olarak bıraktığı umumi intiba itibarıyla bağlantı kurulabilecek derecede benzer bulunduğu, ilk bakışta ve derhal böyle bir algının doğmasının kaçınılmaz olduğu, "PINAR" ibaresinin önünde "SAKLI" ibaresinin bulunmasının yeterli farklılık yaratmadığı, zira bu farklılığın anlamsal, görsel ve sesçil olarak iki işaret arasında var olan genel izleminden doğan benzerliğin etkilerini geri plâna atmaya elverişli olmadığı, başvuru kapsamında yer alan 32. sınıftaki ürün ve hizmetlerin tamamının davacıların markalarının kapsamında aynen yer aldığı, ürün ve hizmetlerin aynı tür bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline, 2017/30358 sayılı marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük ve terkin konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; “PINAR” ibaresinin başına getirilen “saklı” ibaresinin başvuruyu yeterince farklılaştırdığını, tarafların markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'un (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Saklıpınar" ibaresinin özgün bir marka olup davacıların markaları ile karıştırılmasının olanaksız bulunduğunu, “pınar” ibaresinin başına getirilen “saklı” ibaresi ile başvurunun yeterince farklılaştığını, anlamsal olarak başka bir boyut kazandığını, görsel ve sesçil olarak da davacı markalarını çağrıştırmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların markalarının 32. sınıfta aynı mallarda kullanılmak istendiği, davacıların markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun "PINAR" ibaresinden oluştuğu, davalı başvurusunun konusu olan "SAKLIPINAR" ibaresinde yer alan "SAKLI" ibaresi bir sıfat olup "PINAR" ibaresini nitelediği, davalının başvurusunda da vurgunun "PINAR" ibaresinde yoğunlaştığı ve başvurunun asıl unsurunun "PINAR" ibaresi tarafından temsil olunduğu, bu sözcüğün "PINAR" ibareli davacı markaları ile görsel ve sesçil olarak bıraktığı umumi intiba itibarıyla bağlantı kurulabilecek derecede benzer bulunduğu, ilk bakışta ve derhal böyle bir algının doğmasının kaçınılmaz olduğu, "PINAR" ibaresinin önünde "SAKLI" ibaresinin bulunmasının ayırt edicilikte yeterli farklılık yaratmadığı, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda belirtildiği gibi davacının "PINAR" asıl unsurlu markalarının, bu ibareyi niteleyen aynı asıl unsurlu markalar karşısında korunduğunun emsal yargı kararları ile belirlendiği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı Kurum vekili ile davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:28:25