Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1150

Karar No

2023/1367

Karar Tarihi

7 Mart 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2017/475 Esas, 2018/23 Karar

HÜKÜM: Asıl dava kabul, birleşen dava ret

BİRLEŞEN DAVA: Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/336 Esas sayılı dosyası

Taraflar arasındaki menfi tespit ve alacak davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı ... dava dilekçesinde; davacının davalıdan 2006 yılında 54.000,00 TL fiyatlı traktörü satın aldığını, bunun 10.000,00 TL' sini peşin ödediğini, geriye kalan kısım için iki adet 18.000,00 TL bedelli senet verdiğini, senedin vadesi geldiğinde ödeyemediğini, bunun yerine başka bir traktörü ve 10 dekar tarlayı verdiğini tarlanın o günkü değerinin 40.000,00 TL olduğunu, traktörün ise 30.000,00 TL olarak kabul edilip davalıya toplam olarak 70.000,00 TL ödediğini, ayrıca satın aldığı traktörü davalıya verdiğini, davalı tarafından ödemiş olduğu senetlere karşılık taahhüt alındığını ve halen 99.517,84 TL borçlu gösterildiğini, hakkında takip başlatıldığını, davalıya böyle bir borcunun olmadığını ileri sürerek borcun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

2 Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan satın aldığı traktörün karşılığı olarak davalıya 23.000,00 TL nakit ödeme yaptığını ayrıca müvekkiline ait traktör ve tarlanın davalıya intikalinin gerçekleştirildiğini, davalı tarafın müvekkiline satılan traktörün geri alındığını, hileli satış ve aşırı yararlanma nedeni ile edimler arasında nispetsizlik olduğunu ileri sürerek davalının edim yokluğu nazara alınarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 64.000,00 TL alacağın ticari avans faiz oranı ile davalı tarafından davacıya ödenmesi ile akdin geçersiz sayılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, menfi tespit davalarının icra takibinin kesinleşmesinden sonra l yıl içinde açılması gerektiğini, icra takibi kesinleşeli 2 yıl olduğunu savuarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı taraf birleşen davaya cevap vermemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar

Mahkemece 12.03.2013 tarih, 2011/63 E. ve 2013/134 K. sayılı kararı ile dava tarihinden sonra davacının borcu kalmış ise de davalı tarafça 02.05.2011 tarihindeki son tahsilattan sonra geri kalan alacaklarından feragat edildiğinin bildirildiği, icra dosyası sebebiyle davalı alacaklının bakiye bir alacağının ise kalmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

B. (Birinci) Bozma Kararı

Kapatılan 19. Hukuk Dairesinin 30.09.2013 tarih, 2013/9085 E. ve 2013/14918 K. sayılı kararıyla mahkemece öncelikle takip konusu 54.000,00 TL 'lik borç yönünden takipten önceki ödeme, daha sonra takipten sonraki ödemeler ve son olarak da dava sırasında yapılan ödeme belirlenerek son ödeme tarihi ile davanın menfi tespit davası olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerektiği, bu yönlerin gözetilmediği gerekçesi ile bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 11.06.2015 tarih, 2014/29 E. ve 2015/511 K. sayılı kararı ile davalı asilin asıl davayı kabul beyanları dikkate alındığında kabulün kesin hükmün sonuçlarını doğuran bir işlem olduğu, davalının kabulü doğrultusunda davacının açtığı asıl davanın kabulü gerektiği, birleşen dosyada ise davalı asilin mahkeme önünde takibe konu senetler yönünden davacıdan bir alacağının olmadığını beyan ettiği, 10.000,00 TL avukata verilen parayı ise almadığını belirtmiş ise de bu paranın davacı tarafından avukata verildiğinin subut bulduğu, bu şekilde birleşen davanın da 10.000,00 TL yönünden kabulüne karar verilmesi gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

D. (İkinci) Bozma Kararı

Kapatılan 19. Hukuk Dairesinin 17.03.2016 tarih, 2015/12326 E. ve 2016/4714 K. sayılı kararıyla mahkemece yapılacak işin birleşen davanın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu' nun (6098 sayılı Kanun) 28 inci maddesi çerçevesinde değerlendirilip, anılan hükmün ikinci fıkrasındaki süreler yönünden de değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği işaret edilerek bozulmuştur.

E. Mahkemece (İkinci) Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece 09.01.2018 tarih, 2017/475 E. ve 2018/23 K. sayılı kararı ile mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre ayni ve nakdi ödemeler karşılığında davacının borçlu olmadığı anlaşılmış olmakla menfi tespit davasının kabulüne karar vermek gerektiği, birleşen dava açısından ise; davanın aşırı yararlanma hukuksal nedenine bağlı olarak açıldığı, 6098 sayılı Kanun'un 28 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 1 ve 5 yıllık sürelerin öngörüldüğü, 1 yıllık sürenin düşüncesizlik ve deneyimsizliği öğrenme, zor durumda kalmada ise bu durumun ortadan kalkmasından itibaren başladığı, 5 yıllık sürenin ise sözleşmenin kurulmasından itibaren başlayacaği, her ne kadar birleşen dava davacısı yapılan son ödemenin 02.05.2011 tarihinde yapılmış olduğunu bu itibarla kanuni sürelerin geçmemiş olduğunu savunmuş ise de taraflar arasındaki sözleşmenin kurulma tarihi 2006 olup bu tarih itibariyle 5 yıllık sürenin geçtiği, gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davacının Manisa 1. İcra Müdürlüğünün 2009/191 E. sayılı takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davacının %40 tazminat talebinin reddine, birleşen davanın süresinde açılmamış olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl davada mahkemece aldırılan bilirkişi raporları ile ayni ve nakdi ödemeler sonucu davacının borçlu olmayıp davalının icra takibi yapmakta kötü niyetli olduğunun anlaşıldığını, birleşen davada ise aşırı yararlanmaya ilişkin son ödeme tarihinin, sözleşme yapılmasından ziyade şartlarının yerine getirilmesinin zaman aşımının başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, birleşen davanın 6098 sayılı Kanun' un yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen yeni zaman aşımı süresinde açıldığını, bu nedenle mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, zaman aşımı sebebi ile tazminat isteminin reddi halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekli iken nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın açılmasına davalının sebebiyet vermeyip yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının tahsil harcını ödeyerek icra dosyasını kapatabilecekken ve davacının borcunu ödediği iki tarafında kabulünde iken borçlu olmadığının tespitini talep etmekte hukuki yararı olmadığını, yargılama esnasında davacının dava açtığı tarih itibari ile borçlu olup olmadığı miktarların tespit edildiğini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin tespit edilen bu rakamlar üzerinden hesaplanması gerektiğini, davacının %40 tazminat talebinin reddedilmesine rağmen davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, reddedilen birleşen davada vekalet ücretinin eksik hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

  2. Uyuşmazlık, asıl davada davacının aleyhine başlatılan icra takibi nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ile birleşen davada aşırı yararlanma nedeniyle akdin geçersiz sayılması ve alacak istemlerine ilişkindir.

  3. İlgili Hukuk

1.6098 sayılı Kanun' un 28 inci maddesi.

2.2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.

  1. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkarartemyizyargılamamahkemev.onanmasınasonrakikararlarıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:28:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim