Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/5789
2023/1359
6 Mart 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2020/637 Esas, 2021/259 Karar
HÜKÜM: Kısmen kabul
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.02.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 01.10.2009 tarihinde aktedilen Hazır Beton Ana Bayii Satış ve Dağıtım Sözleşmesi ile müvekkilinin davalı şirketin Adana’da kurduğu hazır beton tesislerinden yapılacak beton satışında davalının ana bayisi ve dağıtıcısı olmayı üstlendiğini, davalının da müvekkilini ana bayi ve dağıtıcı olarak atadığını, sözleşmede davalının direkt veya dolaylı olarak davacı dışında beton satışı yapmayacağının, davacının ürünleri kendi nam ve hesabına alıp satacağının kararlaştırıldığını, sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi niteliği taşıdığını, davalının bölgede müvekkiline tekel hakkı tanımak yükümünün bulunduğunu, buna rağmen davalının Adana bölgesinde başka şirketleri de yetkilendirdiğini, davalının böylelikle sözleşmeyi ihlal ettiğini, müvekkilinin de haklı nedenle sözleşmeyi feshedip sözleşme gereği ödenmesi gereken hizmet bedelini istediğini, davalının talepleri reddettiğini, davalının ihlali sebebiyle davalının bizzat veya müvekkili dışındaki firmalar aracılığıyla sattığı betonun her bir m³’ü için hizmet bedelini ödemesi gerektiğini, müvekkilinin tahminine göre bugüne kadar yaklaşık 1.500.000 m³ satışın/dökümün başka firmalara yapıldığının tahmin edildiğini, müvekkilinin sözleşme tarihinden itibaren Adana Bölgesinde satış ve dağıtım için yatırım yaptığını, ekipman hazırladığını, personel ve araç aldığını, taşınmaz kiraladığını, reklam yaptığını, betonun satışına başladığını, sorunun çözüleceği umuduyla çalışmalarına devam eden müvekkilinin payının davalının eylemleri ile giderek küçüldüğünü, müvekkilinin böylece müşteri portföyünü kaybettiğini, yatırımları nedeniyle zarar ettiğini, başka firmaların da satış yapması nedeniyle rekabetin oluştuğunu, böylece davacının satışının düştüğünü, portföy tazminatı isteme şartlarının oluştuğunu, davalının sözleşmeyi ihlâlinin bölgede tanınmış bir şirket olan müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini, ticari güvenin yitirilmesine sebebiyet verdiğini, sözleşmenin sona erme tarihinin 01.10.2013 tarihi olarak belirlendiğini, fesih tarihi ile sona erme tarihi arasındaki kârın da müvekkiline ödenmesi gerektiğini ileri sürerek şimdilik 200.000,00 TL hizmet bedelinin, 50.000,00 TL kâr kaybının, 10.000,00 TL maddi tazminatın, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile diğer talepleri atiye bırakmış, hizmet bedeli talebini ise 810.096,00 TL+KDV’ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi niteliği taşımadığını, sözleşmeyi davalı adına kimin imzaladığının belli olmadığını, davacının sözleşme devam ederken başka firmalarca da satışın yapıldığını bildiği halde ilişkiyi sürdürdüğünü, uzun süre bu hususa ses çıkarmayan davacının icazet verdiğini, davacının da müvekkili dışındaki başka üreticilerden mal aldığını, bu haliyle iyiniyetli olmadığını, belli bir bölgedeki tek satıcılığın haksız rekabet olarak nitelendirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 06.04.2016 tarih, 2013/926 E. ve 2016/556 K. sayılı kararı ile davanın kabulü ile 200.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle, 610.096,00 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kâr kaybı, menfi zarar ve manevi zarara dair talepler atiye terk edildiğinden bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 19.12.2018 tarih, 2017/2160 E. ve 2018/6736 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilmiş, peşin ve vadeli satış tutarlarının davalı defterleri üzerinde yeniden inceleme yaptırmak suretiyle tespitinin mümkün olup olmadığı yönünde ek rapor almadan eksik tahkikatla hüküm tesis edildiği, mahkemece belirtilen hususlarda ek rapor alınıp şayet davalı defter ve kayıtlarından bu husus saptanamıyorsa satışların vadeli olduğunu iddia eden davacının bu iddiasını ispatlamakla yükümlü olduğu göz önünde tutularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yönünden karar bozulmuştur.
C. Birinci Karar Düzeltme Kararı
Davacı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine Dairemizin 15.10.2020 tarih, 2020/2689 E. ve 2020/4149 K. sayılı ilamı ile bozma ilamındaki m³ birimlerindeki maddi hata düzeltilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyulduktan sonra alınan ek raporda özetle davalının Adana Bölgesindeki diğer firmalara 2011 2012 yılları ile Mayıs 2013 dönemleri arasında 129.615,50 m³ hazır beton satışı yaptığı, bunların vadeli satış olduğu, davacı şirketin kendisi dışındaki firmalara yapılan satışlar nedeniyle brüt satış kaybının toplam 764.818,29 TL olduğunun belirtildiği, taraflar arasında geçerli tek satıcılık sözleşmesinin bulunduğu, sözleşmenin 5 inci maddesine göre davalının satış bölgesinde davacı dışında başka bir firmaya satış yapılması halinde davalının davacıya hizmet bedeli adı altında ödeme yapacağının kararlaştırıldığı, hizmet bedelinin davalının peşin satışlarının 7,5 TL/m³+KDV iskontolu, vadeli satışların ise 5 TL/m³+KDV iskontolu olacağı, ek raporunda her ne kadar KDV ekli bir hesaplama yapmış ise de ortada davacı bakımından gerçek bir satış bulunmadığı için KDV eklenemeyeceği, bozmadan önceki hükme esas alınan raporda KDV eklenmediği, bu hususun davacı tarafça temyize konu edilmediği, bu hususun müktesep hak oluşturacağı, davacının da 21.04.2021 tarihli celsede KDV'nin hesaba dahil edilmemesini istediği, kâr kaybı, menfi zarar ve manevi zarar taleplerinin bozmadan önceki kararda atiye bırakıldığı gerekçesiyle kâr kaybı, menfi zarar ve manevi zarara dair talepler atiye terk edildiğinden bir karar verilmesine yer olmadığına, bakiye talep bakımından davanın kısmen kabulü ile 648.151,10 TL'nin 200.000,00 TL'sine dava, bakiye 448.151,10 TL'sine ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşmedeki öncelikle aykırılığa son verilmesi ihtarı ve karşılıklı uzlaşı şartlarını yerine getirmeyen davacının sözleşmeye aykırı davrandığını, ihtar ve mehil koşullarının, borçlunun temerrüdünün şekli şartlarının oluşmadığını, sözleşmenin davacı tarafından feshine rağmen tazminata hükmedilmesinin sözleşme hükümleri ile hukuka aykırılık taşıdığını, davacının varlığını iddia ettiği sözleşmeyi fesihteki hakkın kötüye kullanılmasının göz ardı edildiğini, davacının bildiği, dolayısıyla icazet verdiği bir hususu feshine gerekçe gösterdiğini, feshin dürüstlük kuralına aykırılık taşıdığını, davacının da başka bir üreticinin bayisinden mal aldığını, bu yöndeki tespit taleplerinin mahkemece yerine getirilmediğini, delillerinin toplanmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sözleşmenin feshi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 112 vd. maddeleri.
- Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:28:51