Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/7221

Karar No

2023/1338

Karar Tarihi

6 Mart 2023

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/1364 Esas, 2021/587 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2017/352 E., 2019/106 K.

Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2016/30284 sayılı "makro teknik rock wool" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin adına tescilli "MACRO/MAKRO" ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya yaptığı itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmen yerinde görülerek başvuru kapsamından bir kısım hizmetlerin çıkarıldığını, başvurunun tümden reddi istemiyle bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, taraf markalarının benzer mal ve hizmetleri kapsadıklarını, başvuru konusu ibarenin de müvekkiline ait "makro" ve "macro" ibareli markalar ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, ayrıca müvekkili şirket markalarında kullanılan renkler ile başvurusu yapılan markanın görselinin de aynı renkleri taşıdığını, itiraza konu başvuru ile müvekkili markalarının birbirinin serisi olarak algılanacağını, bu durumun da iltibas ihtimalini doğurduğunu, müvekkilinin ayrıca www.macrocenter.com.tr alan adının sahibi ve işletmesinin de sahibi olduğunu, bu nedenlerle 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında üstün hakkının bulunduğunu, müvekkili markalarının kullanım sonucu yoğun ayırt edicilik kazandıklarını, dolayısıyla müvekkilinin "macrocenter" ve "macro" markalarının herkes tarafından bilinen markalar olduklarını, "Macro" ibaresinin tesciline izin verilmesi halinde başvuru sahibinin müvekkilinin tanınmışlığından haksız yararlanacağını, bunun ötesinde müvekkili firmaya ait markaların ayırt edici karakterlerinin zedeleneceğini, başvuru sahibinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2017 M 6604 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin 1998 yılından bu yana faaliyetlerini sürdüren bir firma olduğunu, "Macro" ve "Makro" ibarelerinin ayırt ediciliklerinin düşük bulunduğunu, müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, Kurum nezdinde "macro/makro" ibareli çok sayıda markanın tescilli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu 2016/30266 sayılı "MAKRO TEKNİK ROCK Wool" ibareli başvuru ile davacının "makro" ve "macro" ibaresi etrafında münhasıran ya da muhtelif ek unsurlarla tescil ettirdiği markaları arasında, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca karıştırılma ihtimaline neden olabilecek bir benzerliğin mevcut olmadığı, davacının kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığı iddialarının, davacının "macrocenter+şekil" markalarına ilişkin ve yalnızca 35 inci sınıf perakendecilik hizmetleri alt grubunda kabul edilebileceğini, başvuru konusu markadan ise zaten bu hizmet sınıfının çıkartıldığı, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca başvuru kapsamında kalan emtia bakımından uygulanabilir olmadığı, davacının alan adına dayalı olarak aynı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında üstün bir hakkının bulunmadığı, başvuru konusu markanın kötü niyetli bir tescile dayandığına ilişkin hiçbir emarenin dosya kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/427 E. sayılı dosyası ile görülen, tarafları aynı olan ve davalı şirketin benzer bir başka marka başvurusuna yapılan itirazın reddine ilişkin YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük talepli davada, dosyaya sunulan her iki farklı bilirkişi kurulu raporunda taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas ihtimali bulunduğunun ve YİDK kararının yerinde olmadığının isabetli olarak belirtildiğini ve mahkeme tarafından da davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verildiğini, işbu dava dosyasında ise benzer bir marka başvurusu için açılan davanın reddine ilişkin verilen kararın yerinde olmadığını, mahkeme kabulünün aksine başvuru konusu ibare ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, yerel mahkeme kararında herhangi bir değerlendirme yapılmamakla birlikte, davalı şirketin davaya konu markasını oluştururken mavi ve turuncu renkleri kullanarak müvekkil şirket markasının görsel algısına yaklaştığını, "makro teknik rock wool" markasının bu haliyle, orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, müvekkil şirkete ait "macro/makro" ibareli tüm markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde ayırt edicilik kazandıklarını ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduklarını, buna göre 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğunu, başvuru konusu markanın seçilmesinin müvekkiline ait markanın bilinirliğinden yararlanmak amacı taşıdığını ve bu nedenle başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "MAKRO TEKNİK ROCK WOOL" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "MACRO/MAKRO" asıl unsurlu marka işaretleri arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliklerinin oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, diğer bir deyişle, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulü gerektiği, bu hususun Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/14005 E., 2015/59 K. sayılı ilamında da kabul edildiği, buna göre dava konusu başvuruda "MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK ROCK WOOL" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği gözetildiğinde, dava konusu markanın davacının itirazına mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.02.2021 tarihli ve 2020/1414 E. 2021/787 K. sayılı kararı ile "makrokim chemistry" ibareli marka başvurusunun, 10.06.2020 tarihli 2019/5072 E., 2020/2735 K. sayılı kararı ile "MACRO WORLD İNŞAAT & GAYRİMENKUL&DANIŞMANLIK" ibareli marka başvurusunun, 01.10.2019 tarihli 2018/4544 E., 2019/6035 K. sayılı kararı ile “MACRONEWS+ŞEKİL” ibareli marka başvurusunun, 29.04.2019 tarihli 2018/1607 E., 2019/3263 K. sayılı kararı ile "MACROSKOP+ŞEKİL" ibareli marka başvurusunun, davacının "Macro" ve "Makro" ibareli markaları ile iltibas oluşturmayacağının kabul edildiği Dairemiz kararlarının onandığı, ayrıca Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13.09.2017 tarihli 2016/1578 E., 2017/4311 K. sayılı kararı ile "MACROCLEAN" ibareli marka başvurunun, 13.11.2013 tarihli 2013/6532 E., 2013/20373 K. sayılı kararı ile "MAKROMAR" ibareli marka başvurusunun, 12.03.2013 tarihli 2012/5896 E., 2013/4716 K. sayılı kararı ile "MAKRO TEL İletişim ltd. Şti.+ şekil'' ibareli başvurusunun, davacının "Macro" ve "Makro" ibareli markaları ile iltibas oluşturmayacağının kabul edildiği mahkeme kararlarının onandığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının sonuca etkili bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay 11. HD. 2020/177 E. sayılı dosyası ve yine yine Yargıtay 11. HD. 2020/1119 E. sayılı dosyası ile incelenen ve tarafları aynı olan 6,7,11,17,35. sınıflarda tescili talep edilen "makro teknik profil" ibareli marka ve tarafları aynı olan ve davalı şirketin 6,11,35. sınıflarda tescili talep edilen "MAKRO TEKNİK FLEX" ibareli marka başvurularına yapılan itirazın reddine ilişkin YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük davalarında taraf markaları arasında iltibas ihtimali bulunduğunun belirtildiğini bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın yerinde olmadığını, işbu dosyalarda incelenen markaların da dava konusu marka ile aynı renklerle (mavi turuncu) oluşturulduğunu, aynı karakterle yazıldığını, taraf markaları arasında görsel,işitsel, sınıfsal ve kavramsal benzerlik bulunduğunu, başvuru konusu marka ile davacı markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunduğunu, mahkeme kabulünün aksine başvuru konusu ibare ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, yerel mahkeme kararında herhangi bir değerlendirme yapılmamakla birlikte, davalı şirketin davaya konu markasını oluştururken mavi ve turuncu renkleri kullanarak müvekkil şirket markasının görsel algısına yaklaştığını, "makro teknik rock wool" markasının bu haliyle, orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, müvekkil şirkete ait "macro/makro" ibareli tüm markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde ayırt edicilik kazandıklarını ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduklarını, buna göre 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğunu, başvuru konusu markanın seçilmesinin müvekkiline ait markanın bilinirliğinden yararlanmak amacı taşıdığını ve bu nedenle başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek resen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6/1 maddesi.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinaf"macroskop+şekil"kararımahkemesiderece"makromar"temyizvı.worldwool"inşaatflex"onanmasına"teknik“macronews+şekil”"makro"macroclean"cevapteknik"makro""macromakro""macrogayrimenkul&danışmanlık"

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:28:51

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim