Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/6369
2023/1322
6 Mart 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1346 Esas, 2021/869 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2016/740 E., 2019/698 K.
Taraflar arasındaki şirket ortaklığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Şirket’in, “İŞBİR Termoset Plastik Sanayi A.Ş.” adı altında 29.06.1977 tarihinde ticari hayatına başladığını, ilerleyen zamanlarda hamiline yazılı hisse bastırarak tedavüle sürdüğünü, davacı ...’nın da halihazırda bu senetlerden Seri A Grup B’den 5 adet, Seri B Grup B’den 5 adet olmak üzere toplamda 10 adet hisse sahibi olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 486 ncı maddesi uyarınca mezkûr senetlerin yenilenmesi için davalı şirkete başvurulduğunda, davacı ...'nın adına şirket kayıtlarında rastlanılmadığı gerekçesiyle talebin reddedildiğini ileri sürerek taraflar arasındaki muarazanın giderilerek davacının davalı şirkete ortaklığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ismine davalı şirkete ait hiçbir kayıtta rastlanılmadığını, davacının 35 seneden öncesine ait 1978 tarihli belgelere dayandığını, belgelerin kıymetli evrak niteliğini haiz olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, 6102 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi uyarınca davalı şirketin her türlü defter ve belge saklama yükümlülüğüne ait sürenin geçtiğini, davalı şirketin 29.06.1977 tarihinde 12.000.000,00 TL sermaye ile kurulduğunu ve davacının elinde bulunan hisse senetlerinin 12.000.000,00 TL olan sermaye 18.000.000,00 TL’ye artırılırken ihraç edilen hamiline yazılı B grubu senetler olduğunu, akabinde şirket sermayesinin 160.000.000,00 TL’ye arttırıldığı ve 5.000,00 TL nominal değerli 8.505 pay hamiline yazılı D grubu hisse senedinin davacının elinde bulunan B grubu hisse senedi sahiplerine bedelsiz verildiğini, dolayısıyla davacının elinde 15 pay B grubu hissenin yanı sıra 72 pay hamiline yazdı D grubu hisse senedinin bulunması gerektiğini, 28.11.1993 yılında şirket ana sözleşmesinin sermaye ile ilgili 6. maddesinin değiştirildiğini, bu değişiklikle 5 farklı gruptan oluşan her biri 5.000,00 TL nominal değerli (A,B,C,D,E) hamiline yazılı hisse senedinin tamamının iptal edilerek yerine değer 5.000,00 TL nominal değerli olan 1. tertip nama yazılı hisse senedi çıkarıldığını, sözleşme değişikliği neticesinde pay sahiplerinin elinde bulunan hisse senetleri geçersiz kaldığı için tüm pay sahiplerine nama yazılı 1. tertip hisse senedi verildiğini, davacının elinde 5.000,00 TL değerli 87 adet 1. tertip (nama yazılı) hisse senedi bulunması gerektiğini, davacının elinde hâlihazırda eski senetlerin bulunmasından eski senetlerin imhasında gerekli dikkat ve özenin gösterilmediğinin anlaşıldığını, davacı tarafın 35 yıl sonra ileri sürdüğü mezkûr talebinin iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davacı ...’nın elinde bulundurduğu hamiline yazılı hisse senetlerinin 14.09.1978 tarihinde gerçekleştirilen olağan genel kurul toplantısında alınan sermaye artırım kararma istinaden çıkarıldığı, davalı şirketin 19.03.1993 tarihli olağan genel kurul toplantısında “Sermaye” başlıklı 6. maddesinde değişikliğe gidilmesi neticesinde davalı şirkette tüm hisselerin nama yazılı hale dönüştürüldüğü ve akabinde 15.08.1995 tarihli olağan genel kurul toplantısında değişikliğe gidilerek mevcut tüm hisselerin bu kez hamiline yazılı hale dönüştürüldüğü, buna göre davacının elinde bulunan hamiline yazılı hisse senetlerinin 19.03.1993 tarihinde alınan sermaye artırım kararı neticesinde itfa edilmiş senetler olduğu, davacının elinde bulundurduğu hisse senetleri nedeni ile davalı ...Ş.'de pay sahipliği sıfatını haiz olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda hatalı değerlendirmelerin olduğunu, fiziki mevcudiyeti hakkın varlığına karine teşkil eden evraka dair çekişmelerde ispat külfetinin davalı tarafta olduğunu, müvekkiline ait hisse senetlerinin davalı şirket tarafından usulüne uygun olarak bastırılmış geçerli senetler olduğunu, davalının bu konuya ilişkin herhangi bir itirazının bulunmadığını, bilirkişi raporunda bahsedilen itfa hususunun davalı tarafından da ileri sürülmediği de göz önünde bulundurulduğunda senetlerin itfa edildiğine dair herhangi bir ticaret gazetesi kaydının bulunmadığını, senetlerin hala hak sahibinin elinde olduğunu, senet tipinin değiştirilmesinin itfa olarak yorumlanmasının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını, davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının elinde bulundurduğu hamiline yazılı senetlerin davalı şirketin 14.09.1978 tarihinde gerçekleştirilen olağan genel kurul toplantısında alınan sermaye artırım kararına istinaden çıkartıldığı, davalı şirketin 19.03.1993 tarihinde olağan genel kurul toplantısı yaparak "Sermaye" başlıklı 6. maddesinde değişikliğe gidilmesi neticesinde davalı şirketin tüm hisselerinin nama yazılı hale dönüştürüldüğü, 15.08.1995 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında yeniden değişiklik yapıldığı bu kez şirketin tüm hisselerinin hamiline yazılı hale dönüştürüldüğü, davalı şirketin sicil kaydına göre genel kurul toplantılarının düzenli olarak gerçekleştirildiği, hazirun cetvellerinin düzenli olarak tutulduğu, davacının 1978 yılı ile 2017 yıllarına ait hazirun cetvellerinde ne ortak olduğuna ilişkin kayda ne de hazirun cetvellerinde ismine rastlanılmadığı, bu hale göre davacının elinde bulundurduğu hamiline yazılı hisse senetlerinin 19.03.1993 tarihinde yapılan olağan genel kurul sonucu "Sermaye" başlıklı 6. maddesindeki değişiklik ile yapılan sermaye artırım kararı sonucu itfa edilmiş senetler kapsamında kaldığı, davaya konu senetlerden ötürü davacının davalı şirkette ortak sıfatına haiz olamayacağından davanın reddine yönelik İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; itfanın belirli şekil şartlarına tabi olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 646 ncı maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 103 üncü maddesi hükümleri dikkate alındığında basiretli tacir olan davalının borcun itfasına dair hiçbir belge sunmadığını, 6102 sayılı Kanun'un 647 nci maddesine göre kıymetli evraka dair her türlü işlemde zilyetliğin devrinin şart olduğunu ve 659 uncu maddeye göre borçlunun senedin rızası olmaksızın tedavüle çıkarıldığı yolundaki def''iyi ileri süremeyeceğini, bilirkişi raporunda eldeki hisse senetlerinin "bir şekilde elde edilme" tespitinin kabul edilmeyeceğini, zira ortada herhangi bir iptal kararı, kayıp ilanı, ödemeden men yasağı bulunmazken senetlerin bir şekilde müvekkilinin eline geçtiğinin kabulünün kanuna aykırı olduğunu belirterek istinaf mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının elinde bulundurduğu hamiline yazılı senetlerden dolayı davalı şirkette hissedar olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
6102 sayılı Kanun'un 484, 485, 489 ve 490 ıncı maddeleri.
-
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 13 üncü maddesi.
-
Değerlendirme
Dava, davacının davalı şirkete ortak olduğunun tespiti hususunda çıkarılan muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı şirketin kuruluştan sonra çıkardığı A Serisinden 5 ve B Serisinden 5 adet B grubu olmak üzere toplam 10 adet hamiline hisse senedinin müvekkilinin elinde olduğunu, davalı şirketin bu hisse senetlerini yenileriyle değiştirmediğini ileri sürerek muarazanın men'ini talep etmiştir.
Davalı vekili ise, davacının ismine şirket kayıtlarında rastlanmadığını, senetlerin zamanaşımına uğradığını, şirket genel kurulunda aldığı ve 28.11.1993 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanan kararla şirket esas sözleşmesinin değiştirilerek tüm gruplardaki hamiline yazılı senetlerin iptali ile nama yazılı hisse senetlerine dönüştürülmesine karar verildiğini, davacının elinde bulunan hisse senetlerinin geçersiz olduğunu savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi şirket genel kurulunda alınan 19.03.1993 tarihli kararla tüm hamiline yazılı senetlerin nama yazılı senetlere dönüştürülerek itfa olduğunu, 15.08.1995 tarihinde alınan kararla yeniden nama yazılı hisse senetlerinin hamiline yazılı senetlere dönüştürüldüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise davacı istinaf isteminin esastan reddine karar vermiştir.
Anonim şirket hamiline yazılı hisse senetleri de hamili kim ise o kişinin hak sahibi sayılacağı kıymetli evraklar arasındadır. Bu tür hisse senetleri şirket esas sözleşmesindeki değişikliğin dışında fiziken de iptal edilmedikleri sürece geçerliliklerini korurlar. Hisse senetleri üzerindeki mülkiyet hakkı zaman geçmekle veya genel kurul toplantılarına hiç veya uzun süre katılmamış olmakla ortadan kalkmaz.
Dairemizin 11.06.2012 tarih ve 2011/3933 E. 2012/10208 K. ile 08.10.2018 tarih ve 2017/178 E. 2018/6061 K. sayılı ilamlarında da işaret olunduğu üzere, senetlerin gerçek olmadığı veya noter huzurunda imha olunduğu hususunda bir savunma da ileri sürülmediğine göre, şirket genel kurulunun dönüştürme kararı uyarınca davacının elinde bulunan hamiline yazılı hisse senetlerinin ihraç olunduğu tarihten bu yana elde edeceği bedelsiz hisse senetleri de hesaplanarak, 19.03.1993 tarihli nama yazılı dönüştürme tarihi itibariyle hangi miktarda ortak nama yazılı pay sahibi olduğu, akabinde ise 15.08.1995 tarihi itibariyle hangi miktarda nama yazılı pay sahipliğinin hamiline yazılı pay sahipliğine dönüştüğü ve o günden dava tarihine kadar bedelsiz artışlar da dikkate alınarak hangi miktarda pay sahibi ve şirkete ortak olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, hukuki temeli bulunmayan yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru olmamış ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:28:51