Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/6625
2023/1316
6 Mart 2023
MAHKEMESİ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/182 Esas, 2021/1091 Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/156 E., 2020/14 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirketin 2013 2014 2015 yılları için reklam yüzü olduğunu, taraflar arasında bu konuda sözlü anlaşma bulunduğunu, müvekkilinin reklam, dergi ve katalog çekimleri, lansman, mobilya açılışlarına katıldığını, davalı şirket tarafından herhangi bir reklam ücretinin de ödenmediğini, davacının tanınırlığı gözetildiğinde davalıya reklamların büyük başarılar sağladığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiş, bilahare 07.07.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile alacak miktarını 190.000,00 TL artırarak toplam 200.000,00 TL'nin davalıya gönderilen ihtarname tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı şirket yetkilisi ile yakın dostluğunun bulunduğunu, bu nedenle açılışa davet edildiğini, kendi isteği ile kataloglarda fotoğrafının yer aldığını, aralarında herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, davacının, yakınlarına mobilyalar gönderilmesini talep ettiğini ve mobilyaların gönderildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, tanıkların sözleşme ve ücret konusunda bilgi sahibi olmadıkları, davacıya hediye olarak koltuk takımı gönderildiği, bilirkişi raporunda, davacının dar kapsamlı olarak davalıya ait basılı ve dijital görsellerde fotoğraflarının bulunduğu, davacının lansman, fuar ve fabrika ziyaretlerine katıldığı, davacının yazılı basın veya görsel basında reklamına yönelik herhangi bir bilgi, belgenin bulunmadığı, davacının bir kısım lansman, bayii ziyareti, fuar ve fabrika ziyaretlerine katılması nedeni ile dosyaya sunulan emsal ücret yanıtlarına itibar edilmediği, davacının etkinliklere ayırdığı zaman, görsel ve işitsel aktif reklamlar ile dijital/sosyal medya reklamlarına yönelik herhangi bir iddia ve delilinin olmadığı, aktif reklam mecralarına (TV/gazete/sosyal medya, radyo, dergiler, pano, outdoor) yönelik herhangi bir delilin de bulunmadığı, davacının katıldığı etkinliklerin aktif reklam araçları olan TV/gazete/radyo reklamları ile kıyasen özel bir çalışma gerektirmediği, sunulan delillerin iddia edilen reklam süresini tam anlamı ile kapsamamış olduğu yönünde görüş bildirildiği, davacı tarafa yemin hakkının hatırlatıldığı ancak davacı tarafça sözleşmeye veya ücrete ilişkin yemin teklif edilmediği, ispat yükü üzerinde bulunan davacı tarafça davalı tarafla ücreti karşılığı bir reklam sözleşmesi yapıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait fotoğrafların davalıya ait katalog, dijital baskı vb. reklam materyallerinde izinsiz kullandığının sabit olduğunu, davalının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (5846 sayılı Kanun) uyarınca müvekkiline ücret ödemek zorunda olduğunu, davalı tanıkların beyanlarının taraflı olduğunu, bilirkişi raporu değerlendirilirken müvekkilinin yerel ve uluslararası basında tanınırlığının gözardı edildiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının fotoğraflarının davalıya ait basılı ve dijital görsellerde yer aldığı, davacının bir kısım lansman, fuar ve fabrika ziyaretlerine katıldığı göz önüne alındığında İlk Derece Mahkemesinin değerlendirmesinin dosya kapsamına uygun düşmediği, davalının reklamlarında davacının resmi kullanıldığına göre, bu kullanımın ücretsiz olduğunu ispat yükünün davalı tarafta olduğu, ancak davalı tarafça bu hususun ispatlanamadığı, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile 200.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının dayandığı yemin delilinin kullanılmadığını, üç yılı kapsayan bir dönem için taraflar arasında yapılmış yazılı bir sözleşmenin olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının iddia ettiği gibi ayrıntılı bir reklam faaliyetinin olmadığının ispat edildiğini, davalı taraça davacının talebi üzerine yakınlarına mobilya gönderildiğinin sabit olduğunu, bu hususun da davalı şirket sahibi ile davacı arasındaki dostluktan kaynaklandığı ve davacının sözkonusu katılımlarından dolayı herhangi bir bedel istemediğinin açıklığa kavuştuğunu, davacının dürüstlük kuralı ve iyi niyet ilkeleri çerçevesinde ispatlanmamış davasının istinaf mahkemesince kabulünün hukuka aykırı olduğunu, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda davacının faaliyetlerinin reklam faaliyeti olarak kabul edilemeyeceği tespitleri bulunduğu halde aynı raporda bir değer tespitine yer verilmesinin çelişkili olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalının reklam yüzü olması hususunda taraflar arasında sözlü anlaşma bulunup bulunmadığı, buna göre davacının alması gerektiğini iddia ettiği ücretin tahsili istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 24 üncü ve 25 inci maddeleri,
-
5846 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi.
-
Değerlendirme
1.Dava, karakter ticareti olarak adlandırılan, tanınmış kişinin isminin ve görüntüsünün sözleşme olmaksızın kullanılmasından dolayı kişilik haklarının ihlâlinden doğan tazminat istemine ilişkindir. 5846 sayılı Kanun'un 86 ncı, 4721 sayılı Kanun'un 24 ve 25 inci maddelerinde yer alan düzenlemeler uyarınca kişinin isim ve görüntüsünün izinsiz kullanılması halinde haksız fiil hükümleri gereğince tazminata hükmolunması gerekirken, sadece eserle bağlantılı haklar yönünden uygulama konusu olabilecek 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesine dayanılarak tazminata hükmolunması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2.Mahkemece, emsal olaylarda böyle bir kullanım bedelinin 200.000,00 TL olduğu kabul edilmiş ve bu husus davacı tarafça temyiz sebebi yapılmamıştır. Ancak, söz konusu kullanım kapsamında davalı şirketin davacıya ve yakınlarına 44.846,65 TL bedelinde mobilya gönderildiği savunulduğu gözetilerek böyle bir gönderinin mevcut olması halinde mobilya bedelinin bu belirlenen ücretten indirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın karar verilmesi de doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:28:51