Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/6553
2023/1262
2 Mart 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1260 Esas, 2021/852 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/332 E., 2019/608 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından ''GREEN CLEAN AL EMLAQ + şekil'' ibareli markanın 93,05,35. sınıflar bakımından tescili için 2016/39235 işlem numarası ile marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun Markalar Dairesi Başkanlığın'ca 03 ve 05. sınıflar bakımından kısmen reddedildiğini, karara karşı YİDK nezdinde itirazda bulunulduğunu ancak itirazlarının reddedildiğini, müvekkilinin markası ile redde gerekçe gösterilen markalarının 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmüne Kararnamenin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca benzer olmadığını ileri sürerek Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) YİDK’nın 2016 M 11119 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru konusu markanın Green Celan+şekil ibareli markada “GREEN CLEAN” ibaresinin yer aldığı, “green” sözcüğün, markadaki diğer tüm unsurlar göre daha büyük yazıldığı, bununla birlikte sözcüğün başındaki “g” ve “r” harflerinin de büyük puntolu harflerle yazılarak “GR” ibaresinin vurgulandığı, markanın alt kısmında elips şeklinde bir logonun içerisinde “al emlaq” ibaresinin yer aldığı ve ayrıca yine Arap harflerinden oluşan bir kelimeye de yer verildiği, redde mesnet markalardan 2009/02351 sayılı Green Clean +şekil+ renk ibareli redde mesnet şeklinde markada ise yine “green clean” ibaresine yer verildiği, bu ibarenin hemen yanında su akıntısı figürü üzerinde bulunan bir kapı motifi içerisinde U harfine ve yine logonun sol üst kısmında yaprak figürlerine yer verildiği, redde mesnet diğer marka ise Green Clean ibaresinin olduğu ve “GREEN KLEAN” ve Arapça harflerden oluştuğu, redde mesnet son marka ise Green Clean Organic şeklinde yukarıdan aşağıya doğru kompoze edilmiş mavi renkte bir logoda, logoyu meydana getiren su damlasını andırır figürün dış cephesinden aşağı doğru kavisli olarak yazılmış “green clean organic” sözcüklerinden oluştuğu, her üç markada da “green clean” ibaresi yer almakta ve markalar benzer emtiaları içermekle birlikte markalar arasındaki bu “benzerlik”, KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında doktrin ve emsal yargı içtihatları doğrultusunda aranılan “aynı, ayniyet derecesinde benzer” olma kriterini sağlamadığı, zira her bir markada farklı figüratif unsurlar bulunduğu gibi, farklı sözcüksel unsurlar da bulunduğu, “green” İngilizce’de yeşil renginin karşılığı olup gerek Türkçe’de gerekse de yabancı dillerdeki bilinen renklerin kimsenin tekeline bırakılamayacağı gibi yine “clean” ibaresinin de zayıf bir unsur olduğu da bu değerlendirmede göz ardı edilmemesi gerektiği, taraf markalarının bütünsel mizanpajlarında “GREEN CELAN” ibaresindeki ortaklık haricinde ayniyet düzeyinde bir yakınlaşmalarının bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin güncel ve istikrarlı uygulamaları çerçevesinde somut uyuşmazlık konusu marka başvurusu ele alındığında, başvuru konusu marka ile redde mesnet markaların ilk bakışta birbirleri ile aynı algıları yarattıklarından bahsedilmesinin mümkün olmadığı, dar yorumlanması gerektiği istikrarlı şekilde işaret edilen 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında markaların aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer olarak nitelendirilemeyecekleri, zira bu maddedeki kastın ortalama tüketici ve yararlanıcılar nezdinde hiç bir araştırma ve herhangi bir inceleme yapılmasını gerektirmeyecek derecede açık ve net bir iltibasın ortaya çıkması şeklinde yorumlanması gerektiği, davacı markasından redde mesnet olarak alınan markalar nedeniyle çıkartılan mal ve hizmetlerin aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetler olduğu, mal ve hizmet sınıflarının aynı/aynı tür olmasına rağmen işaret bazında başvuru ve redde mesnet markaların aynı/ayırt edilemeyecek kadar benzer olmaması nedeniyle davacı başvurusu ile redde mesnet alınan markaların 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı sonucuna varıldığı, YİDK kararının isabetli olmadığı ve iptali koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunduğunu, YİDK’ya sunulmamış gerekçe ile YİDK kararının iptaline karar verilmesinin yasaya aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının marka tescil başvurusunda yer alan "Al Emlaq" ibaresinin ve bu ibaresinin altında Arapça harflere yer verilmesinin, davacı başvurusunu, redde mesnet markalarla 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzer olmaktan çıkardığı, sonuçta İlk Derece Mahkemesi kararında da belirtilen farklı yazı karakterleri ve farklı renk ve şekil unsurları da nazara alındığında, markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında doktrin ve emsal yargı içtihatları doğrultusunda aranılan “aynı veya ayniyet derecesinde benzer olma" koşulunun somut uyuşmazlıkta sağlanamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu marka başvurusu ile redde mesnet markaların ayırt edilmeyecek kadar benzer olmadığı yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, redde mesnet markalar ile dava konusu başvuru bir arada değerlendirildiğinde markalar arasında ayniyet derecesinde (ayırt edilemeyecek derecede) benzerlik bulunduğunu tespit etmenin mümkün olduğunu, davaya konu marka ile "green clean" ibaresi tescil edilmek istendiği, redde mesnet markalarda da esas unsur, doğrudan ön planda olan aynı ibare olduğunu, markalarda yer alan diğer unsurlar tüketicinin dikkatini/algısını celb edecek nitelikte olmadığını, davaya konu marka ile redde mesnet arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükmü anlamında iltibas değerlendirmesi yapılmasını gerektirmeyecek (ayırt edilemeyecek) derecede benzerlik bulunduğunu ileri sürerek ve tespit edilecek nedenlerle kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplnmaktadır.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:29:22