Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/6645
2023/1229
1 Mart 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1710 Esas, 2021/966 Karar
DAVA TARİHİ: 29.08.2018
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/326 E., 2019/389 K.
Taraflar arasındaki tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli 2017/06988 1 sayılı tasarımın davalı ...tarafından taklit olarak üretildiğini, kendi mağazasında ve davalının toptan olarak satmış olduğu ...'e ait Öztürk Giyim mağazasında ...markası adı altında satılarak müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz edildiğini, davalının taklit olarak üreterek piyasaya sürmüş olduğu ürünün, ...'e ait ... Cad. Ö. .... Pasajı No. 17 Yakutiye/Ezurum adresindeki...Giyim mağazasında satıldığının tespit edilerek bir adet satın alındığını, yetkili mahkemelere yapmış oldukları başvuruya istinaden davalı Seyteks'e ait işyerinde keşif faaliyetleri icra edildiğini, ancak karşılaştırmaya esas alınacak taklit ürünün bulunamadığını, ancak ...'e ait mağazada Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/33 Değişik İş sayılı kararı ile 01.12.2017 tarihinde keşif faaliyeti icra edilmiş olduğunu, adı geçenin işyerinde yapılan keşif sırasında mağazada davalının ürettiği ve üzerinde ...markası ile satışa sunduğu ürünlerden 5 adet bulunduğunun tespit edildiğini ve Mahkemece görevlendirilen bilirkişi tarafından fotoğraflarının çekilerek Mahkemeye sunulduğunu, Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/33 Değişik İş sayılı delil tespit dosyasındaki deliller üzerinden yapılacak yeni bir bilirkişi değerlendirmesiyle davalının tecavüzünün açıkça belirlenebileceğini ileri sürerek davalının tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, belirsiz alacak davası hükümlerine göre alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlendiğinde taleplerini artırmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın delil tespitinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait işyerinde yapılan tespit sırasında davacının hakkının ihlali niteliğinde bir ürün bulunmadığını, müvekkilinin kullanımIarının yasal olduğunu ve haksız rekabet, tecavüz oluşturmadığını, davacının tazminat taleplerinin de yersiz olduğunu, davacının kötü niyetli olarak tespite geldiğini, iddiaların hiçbir temelinin, dayanağının, delilinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olan giysi tasarımlarında beden ve kol kesimlerinin farklı olduğu, kesimlerinden dolayı iki pardesünün benzer görülmediği, iki tasarımın, tasarımlarda temel olan farklılıkların daha çok olması nedeniyle benzer olmadığı, 2017/33 Değişik İş dosyası kapsamında tespit edilen ürünün, 2017/06988 1 nolu tasarıma karşı tecavüz oluşturmadığı ve tasarım hukuku anlamında farklı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda ayrıntıdaki ufak farklılıklar dikkate alınmaksızın ortak noktalar üzerinden benzerlik incelemesi yapılması gerekirken ortak noktalara değil, esasen benzerlik incelemesine dahil edilmemesi gereken hususlar farklılık olarak lanse edilerek benzerlik bulunmadığı yönünde görüş bildirildiğini, bilirkişinin farklılık olarak atfedilen hususlar esasen ürünü farklılaştırmayan, tasarım hakkına tecavüz eylemini gizlemeye yönelik olarak yapıldığı belli olan değişiklikler olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kanuna uygun bir inceleme yapılmış olsaydı, müvekkili tasarımı ile davalı ürünün gözle görülür şekilde benzer olduğunun belirleneceğini, davalının tasarım hakkına tecavüz ettiğinin sabit olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi öğretim üyesi ile Marka ve Patent vekilinden oluşan bilirkişi heyetince, davalı tarafından üretilen 2017/33 Değişik İş sayılı dosya kapsamında tespit edilen ürün ile davacının 2017/06988 1 nolu tasarımının farklı olduğunun belirlendiği, bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun bulunduğu, davacının tasarımına yönelik bir tecavüzün tespit edilemediği, dolayısıyla Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkili tasarımı ile davalı ürünü karşılaştırılarak benzerlikler tespit edilmiş olmasına karşın olumsuz görüş bildirildiğini, halbuki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 56 ncı maddesi kapsamında tasarımların sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edileceğini, aynı Kanun'un 81 inci maddesinde "bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak" şeklinde yer aldığını, işte hükme esas alınan bilirkişi raporunda da ayrıntıdaki ufak farklılıklar dikkate alınmaksızın ortak noktalar üzerinden benzerlik incelemesi yapılması gerekirken ortak noktalara değil, esasen benzerlik incelemesine dahil edilmemesi gereken hususlar farklılık olarak lanse edilerek benzerlik bulunmadığı yönünde görüş bildirildiğini,
2.Tasarım hakkına tecavüz eylemini gizlemek amacıyla asıl tasarımdan uzaklaşılmaksızın asıl tasarımın esaslı unsurları, ana hatları korunarak tasarımın bedeninde, kesiminde ve hatta renginde değişiklik yapıldığı bilinen bir durum olduğunu, söz konusu hususların tasarıma hususiyet kazandırmayan ve ürünü asıl tasarımdan farklılaştırmayan değişiklikler olduğunu,
3.Davalının, müvekkilinin tasarımının esaslı unsurları olan motif ve nakışları aynı şekilde uyguladığını, esasen benzerliklerin tespit edilmiş olduğunu ve davalı ürünün müvekkil tasarımının bilinçlenmiş kullanıcı nazarında aynı olduğu tespit edilmiş olmasına karşın, bunların farklılık olarak belirtildiğini,
4.Müvekkili tasarımı ile davalı ürününün gözle görülür şekilde benzer olduğunu, her iki ürünün de kollarındaki süsleme ve motiflerin, motiflerin konumunun benzer olduğunu, iki ürünün de yaka kısmının fermuarlı ve açık olduğunu, fermuar kısmının iki üründe de püsküllü olduğunu, her iki üründe de ön kısımda bulunan motif ve süslemelerin benzer olduğu tespit edilebilecekken tespit edilmediğini, dolayısıyla müvekkili tasarımı ile davalı ürünü bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalının müvekkili tasarımının özellik arz eden tüm unsurlarını kendi ürününde birebir uyguladığını, bu surette de tasarım hakkına tecavüz eyleminde bulunduğunu,
5.Delil tespit dosyasından alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında ise "Doque markalı ürünün kimi unsurlarının birebir alıntılanarak (gizli alıntı aşırma yöntemi ile) ...markalı ürünün kimi unsurlarına kopyalandığı, fakat kurgusal olarak yaratılan bu farklılığın iki ürün arasındaki anlamsal benzerlikleri ortadan kaldırmadığı kanaatindeyim" denilerek davalı ürünün benzer olduğunun belirtildiğini, sonuç olarak hem delil tespit dosyasında hem de hükme esas alınan raporda benzerlikler tespit edilmiş olmasına karşın, söz konusu tespit edilen benzerlikler dışlanarak benzerlik incelemesine dahil edilmemesi gerekenlerin farklılık olarak incelemeye dahil edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
6.Ayrıca davalının sınırsız seçenek özgürlüğüne rağmen müvekkil tasarımının esaslı unsurlarını kendi ürününde uygulamasının, tasarımın birebir benzerinin üretim ve satışını yapmasının, davalının tasarım hakkını ihlâl ettiğini gösterdiğini,
7.Davalının tasarım hakkına tecavüz ettiği sabit olmasına karşın eksik/hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak maddi tazminat hesabı yapılmamış, manevi tazminata hükmedilmemiş olmasının da haksız olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 56 ve 57 nci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:29:47