Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/6546
2023/1227
1 Mart 2023
MAHKEMESİ: Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM: Kabul
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli TİTİZ asıl unsurlu seri markaların bulunduğunu, davalı şirketin ise bu markalarla iltibasa yol açacak düzeyde benzer olan TİTİ ibaresinin tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2016/101128 numarası verilen başvuruya müvekkilince yapılan itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı, sonrasında ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, dava konusu başvurunun aynen müvekkili markalarında yer aldığını, markalar arasındaki tek farklılığın, dava konusu başvurunun sonunda Z harfinin bulunmamasından kaynaklandığını, bu farklılığın da başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığını, müvekkili şirketin TİTİZ ibareli markasının, tanınmış marka olması sebebiyle 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca da başvurunun tamamıyla reddi gerektiğini, davalı tarafın farklı bir marka başvurusu tercih edebilmesi mümkünken müvekkilinin yıllarca emek verdiği ve tanıttığı markası ile iltibas yaratacak bir markayı tercih etmesinin davalı tarafın kötü niyetini ortaya koyduğunu ileri sürerek TPMK YİDK’nın 08.02.2018 tarihli ve 2018 M 901 sayılı kararının 20 ve 21 inci sınıf mallara özgülenmiş 35 inci sınıftaki perakendecilik hizmetleri yönünden iptaline, dava konusu başvuru kapsamında 20 ve 21 inci sınıf mallara özgülenmiş 35 inci sınıftaki perakendecilik hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine kararı verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu 2016/101128 sayılı marka başvurusu ile davaya mesnet gösterilen davacı markaları arasında mülga 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, davacının tanınmışlık iddiasını ispat edemediği, 8 inci maddenin beşinci fıkrasındaki şartların oluşmadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu iddiasının ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel Mahkeme tarafından müvekkiline ait markalar ile davalıya ait marka arasındaki benzerlik değerlendirmesinin hatalı yapıldığını, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğunu, titi ibaresinin herhangi bir anlamının olmamasının, davalıya ait markanın müvekkili markaları ile karıştırılmasına yol açacağını, “titiz” markası ile “titi” markasının benzerlik teşkil ettiğine dair emsal davada yer alan bilirkişi raporlarının dikkate alınmadığını, iltibasın hedef kitlesinin tamamında meydana gelmesinin şart olmadığını, belirli bir kısmın dahi karıştıracak olmasının yeterli olduğunu, müvekkiline ait diğer markalarla da davalı markası arasında mal ve hizmet benzerliği bulunduğunu, davalı markasının 35 inci sınıfta hükümsüzlüğünü talep ettikleri için müvekkilinin sadece 35 inci sınıftaki markalarının nazara alınmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin markası tanınmış olup dosyaya tanınmışlığı tevsik eder mahiyette bir çok belge sunulduğunu, Yargıtay tarafından tanınmış marka ile benzer marka başvurularının yapıldığı durumda kötü niyetin asıl olduğunun kabul edildiğini, yerel Mahkemenin müvekkilinin ticaret unvanı ile davalının markasının benzerlik teşkil etmediği yönündeki gerekçesinin de yerinde olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazına mesnet markalardan 2011/84027 ve 2013/13137 sayılı markaların kapsamlarında, dava konusu edilen Araç tekerlekleri için metaldan olmayan takozlar mallarının satışına özgü perakendecilik hizmetleri hariç olmak üzere 20 ve 21 inci sınıf malların satışına özgü perakendecilik hizmetlerinin aynen yer aldığı, ticari bir malı üreten işletmenin ürettiği malı satmasının, işin doğası gereği ve ticari faaliyetin zorunlu bir sonucu bulunduğundan davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında yer alan 20 ve 21 inci sınıf mallarla, bu malların satışına özgülenmiş 35/05 inci sınıf perakendecilik hizmetleri arasında, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunduğu, Araç tekerlekleri için metaldan olmayan takozlar mallarının satışına özgü perakendecilik hizmetleri ile davacının itirazına mesnet markaların kapsamındaki plastik mamuller arasında da benzerlik olduğundan dava konusu tüm hizmetler yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleşmiş olduğu, ayrıca işaretler arasındaki mevcut görsel ve işitsel benzerlik gözetildiğinde, başvuru konusu ibare ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, dava konusu edilen ve başvuru kapsamında yer alan hizmetlerin tamamının, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında bulunduğundan bu mallar yönünden, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin sonuca bir etkisi bulunmadığı gerekçeleri ile davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile TPMK YİDK'nın 08.02.2018 tarihli ve 2018 M 901 sayılı kararının, 35 inci sınıfta yer alan Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar. Yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar, kampçılar için uyku tulumları, deniz yatakları. Aynalar. Arı kovanları, suni petekler ve petek çıtaları. Bebekler için ana kucakları, parmaklıklı oyun parkları (iç mekanlar için), bebek beşikleri, yürüteçler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, kimlik kartları, künyeler, isimlikler, etiketler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler (depolar), kutular, ambalaj kapları, nakliye amaçlı konteynerler, sandıklar, taşıma paletleri, bunlarla birlikte kullanılan kapaklar. Ahşap veya sentetik malzemelerden mamul hırdavat (nalburiye) eşyası, mobilya bağlantıları, açma kapama tertibatları. Tahta, mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina kemiği, istiridye kabuğu, kehribar, sedef, lületaşı, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları: biblolar, duvara asılan süsler, heykeller. Sepetler, balıkçı sepetleri. Ev hayvanları için kulübeler, yuvalar, yataklar. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul portatif merdivenler, hareketli merdivenler. Bambu perdeler, stor perdeler (iç mekan), şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler; perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları. Araç tekerlekleri için metalden olmayan takozlar. Elektriksiz temizlik aletleri ve gereçleri: boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, süngerler, çelik yünleri, üstüpüler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, bulaşık eldivenleri, elektrikli olmayan cilalama makineleri, halı süpürgeleri, sopalı yer paspasları. Diş fırçaları, elektrikli diş fırçaları, diş ipleri, tıraş fırçaları, saç fırçaları, taraklar. Değerli metalden olanlar da dahil olmak üzere, bu sınıfta yer alan ve elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri (çatal, bıçak, kaşıklar hariç): yemek servis takımları, kap kacak, şişe açacakları, saksılar, pipetler, elektriksiz pişirme aletleri. Ütü masaları ve kılıfları, çamaşır kurutmalıkları, elbise askıları, mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir. yönünden kısmen iptaline ve anılan mal/hizmetler yönünden davalı markasının kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; içerdikleri tüm unsurlar ile birlikte bir bütün olarak bakıldığında taraf markalarının işitsel, görsel ve anlamsal olarak tüketici nezdinde rahatlıkla ayırt edilebileceğini, çifte benzerlik şartının gerçekleşmediğini, markalar arasında karıştırılmaya yol açacak bir benzerlik bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; yalnız davacı markasında bulunan Z harfinin yokluğunun müvekkilinin markasına ayırt edicilik katmadığı yaklaşımının hatalı olduğunu, halbuki markaların okunuş, ses ve sesleniş olarak birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin başvuru markasının genel olarak hiçbir anlam ifade etmediğini, iki hecenin simetrisine sahip bir sembol özelliği taşıdığı ve ailenin geçmişine dayandığını, davacının itiraza mesnet TİTİZ markasının temizlik ürünleri ağırlıklı olarak kullanıldığını, müvekkili markasının ise metal, ahşap ve nalburiye araç gereçlerini temsil ettiğini, dolayısıyla markaların sunmuş olduğu ürünlerin hedef kitlesinin de farklı olduğunu, müvekkilinin KHK döneminde tescilli olan tasarımının bulunduğunu, markaların logolarının farklı olduklarını ve görsel olarak karıştırılmayacaklarını, bir bütün olarak bakıldığında markaların birbirinden farklı olduğunu, çifte benzerlik şartının gerçekleşmediğini, davacı markasının tanınmış olduğunun ispatlanamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalının TİTİ ibareli marka tescil başvurusuna karşı davacının TİTİZ ibareli markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın, nihai olarak reddine ilişkin TPMK YİDK'nın 08.02.2018 tarihli ve 2018 M 901 sayılı kararının 20 ve 21 inci sınıf mallara özgülenmiş 35 inci sınıftaki perakendecilik hizmetleri yönünden iptaline, dava konusu başvuru kapsamında 20 ve 21 inci sınıf mallara özgülenmiş 35 inci sınıftaki perakendecilik hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkini istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:29:47