Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1317
2023/1168
27 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM: Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; faturaya dayalı alacağın tahsili için başlattığı icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 10.12.2014 tarih, 2013/345 E. ve 2014/462 K. sayılı kararı ile vergi dairesinden verilen cevap uyarınca davalının tacir kabul edildiği, davalıya çıkarılan tebligata rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği gibi tacir olmadığına ve ticari defter tutmadığına yönelik bir itiraz ileri sürmediği, bu durumda davacının kendi defterlerine delil olarak dayanabileceği ve davacı ticari defterlerine göre davacının davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı isteğinin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 30.10.2018 tarih, 2017/5603 E. ve 2013/5311 K. sayılı kararı ile davanın faturaya dayalı alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali isteğine ilişkin olduğu, davacının sadece kendi ticari defterlerine dayanarak davasını ispat ettiğinin kabul edilemeyeceği, davacının takip konusu fatura içeriği malları davalıya teslim ettiğini irsaliye vs. yazılı delil ile ispat etmesi gerektiği, Mahkemece davacıdan bu yönde delili olup olmadığı sorulup veya davacı ticari kayıtlarına dayandığı için davacının ticari kayıtlarında böyle bir belge olup olmadığı araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağının olduğunu iddia eden tarafın, bunu usulü dairesinde ispat etmesi gerektiği, ispatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğunun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 187, 190 ve 200 üncü maddelerinde açıkça belirtildiği, somut olayda davacı ve davalı her iki tarafın ticari defterlerine delil olarak dayandığı, Dinar Vergi Dairesi'nin cevabi yazısında, davalı ...'in ...102 meslek kodu ile karayolu ile şehirler arası yük taşımacılığı (nakliyecilik) faaliyetinden dolayı 12.12.2005 tarihinden itibaren mükellef bulunduğunun belirtildiği, bu bilgilere göre davalının tacir olduğu sonucuna varıldığı, ticari defterlerinin ibrazı için taraflara kesin mehil verildiği, davacı ticari defterlerini sunduğu hâlde davalının ticari defterlerini sunmadığı, davacıya ait 2012 yılı yevmiye, envanter ve defter i kebir defterleri ile 2013 yılı yevmiye defterleri üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapıldığı, 2012 yılı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, 2013 yılı için sadece yevmiye defteri sunulduğu, sunulan yevmiye defterinde 30.09.2013 tarihine kadar kayıtlar yazdırıldığı, kapanış tasdikinin yaptırılmadığı, açılış tasdiklerinin ise süresi içinde notere yaptırılmadığı, takip konusu iki adet faturanın davacının ticari defterinde kayıtlı olduğu, davacı ticari defter kayıtlarına göre nakit satışların haricinde iki adet faturanın cari kaydının (alacak kaydı) yapıldığı, toplam bedelinin 8.944,40 TL olduğu, karşılığında 01.01.2013 tarihinde 1.750,00 TL'lik senetle ve 15.01.2013 tarihinde 1.094,40 TL tahsilat yapıldığı, tahsilatlar alacaktan düşüldükten sonra ise davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 6.100,00 TL alacaklı olduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların irsaliyeli fatura olduğu, ancak faturaların altında ve üstünde teslim alan ve teslim eden imzası bulunmadığı, uyuşmazlık konusu faturaların açık fatura olarak düzenlendiği, uyuşmazlık konusu faturalar hem davacı hem de davalı tarafından 2012/Eylül döneminde BA ve BS formlarında bildirildiği, mallara ilişkin faturaların altında davalının teslim aldığına ilişkin her ne kadar imzası olmasa da, davalı tarafından 2012/Eylül döneminde ilgili faturalardaki mal veya hizmeti satın aldığı, kayıtlı olduğu vergi dairesine BA formu ile bildirdiği anlaşıldığından söz konusu mal ve hizmetin bedelinin ödendiğinin davalı tarafça ispatlanması gerektiği, ispat külfeti davalı tarafa geçmesine rağmen davalının, bedelin ödendiğine ve borcunun olmadığına dair herhangi bir delil ibraz etmediği, usulüne uygun olarak tutulan davacı lehine delil olarak kabul edilen 2012 yılı ticari defterleri ile BA/BS formları birlikte değerlendirildiğinde davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 6.100,00 TL alacağı olduğu, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Dinar İcra Dairesinin 2013/683 E. sayılı takip dosyasına davalının itirazının iptaline, asıl alacağın (6.100,00 TL) %20'si oranında hesaplanan 1.220,00 TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin davacı ticari defterlerine dayanarak davayı kabul ettiğini, ancak itirazın iptali davasında ispat yükü davacıda olduğu hâlde Mahkemece ispat yükünün davalıya geçtiği kabulü ile karar verildiğini, alacaklıya borcunu haricen ödediğini, icra kayıtları incelendiği takdirde bu durumun görülebileceğini, ticari defterlerin delil olarak kabul edilmesi için her iki tarafın da tacir olması gerektiğini, ancak kendisinin esnaf olduğunu, davacı defterlerine işlenen faturaların dönem sonunda mutabakat sağlanmak suretiyle kapatıldığını, Mahkemece yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi uyarınca faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup uyuşmazlık, taraflar arasındaki satıştan kaynaklandığı ileri sürülen faturaya konu malların, davalıya satılıp teslim edildiğinin usulüne uygun delillerle kanıtlanıp kanıtlanamadığına ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun'un 187, 190 ve 200 üncü maddeleri.
2.2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.
- Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:30:43