Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1077
2023/1166
27 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Tüketici Mahkemesi
SAYISI: 2021/327 Esas, 2021/556 Karar
DAVA TARİHİ: 28.08.2015
HÜKÜM: Kısmen kabul
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı asıl ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda:
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca "Miktar veya değeri 2.190 (İki bin yüz doksan) Türk Lirasını geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir." 01.01.2021 tarihinden itibaren temyiz kesinlik sınırı 4.270,00 TL’ye yükseltilmiş olup dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve davalı tarafından temyize konu edilen toplam miktar 3.000,00 TL olduğundan Mahkemenin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 4.270,00 TL’nin altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı asılın gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; 2015 yılının Ocak ayında Kıbrıs'a gitmek üzere davalı şirketten uçak bileti satın aldığını, 31.07.2015 tarihinde Kıbrıs'a uçmak üzere Atatürk Havalimanına annesiyle birlikte gittiklerini, uçağın kalkış saati 18:30 olmasına rağmen gecikmeli olarak saat 21:30'da uçağa alındıklarını ve uçağın saat 22:00'de kalktığını, bu gecikme esnasında yolcuların 5 6 defa başka kapılara yönlendirildiğini, kapılar arasındaki mesafenin uzun olduğunu, kendisinin özürlü olması nedeniyle yıprandığını, zorlandığını ve psikolojisinin bozulduğunu, koşturmaca sırasında düştüğünü, davalı şirketin kusurlu davranışları nedeniyle mağduriyet yaşadıklarını, ayrıca uçakta talep edilen her şey için ücret istendiğini, davalı şirketin sözleşmeye uygun olarak hizmet sunmadığını, bu nedenlerle kendisi için 15.000,00 TL, annesi için 15.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kendisi dışındaki kişiler hakkında hak talep etmesinin mümkün olmadığını, uçuşun 2 saat 10 dakika gecikmeli gerçekleştiğini, müvekkil şirketin tazminat yükümlülüğünden söz edilemeyeceğini, kapı değişikliği işlemlerinin Devlet Hava Meydan İşletmeleri (DHMİ) tarafından yapıldığını, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını, davalının kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 13.02.2019 tarih, 2017/1131 E. ve 2019/78 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 04.03.2020 tarih, 2019/3870 E. ve 2020/2387 K. sayılı kararıyla dosyada yapılan inceleme ve araştırmanın yeterli olmadığı, davalı taraf uçuşun 2 saat 10 dakika gecikmeli olarak gerçekleştiği ve gecikme sebebiyle kapı değişikliklerinin olduğunu kabul etmekle birlikte bu sorunları giderecek herhangi bir ikramda bulunmadığını da kabul ettiği, yapılan incelemede, mahkemece uçağın kalkış saati ile ilgili olarak yetkili mercilerden bilgi ve belge istenilmediği, sadece davalının sunduğu uçuş defterine göre gecikme süresinin belirlendiği, dosyaya rapor sunan bilirkişinin kaptan pilot uçak mühendisi olduğunun anlaşılması karşısında; öncelikle sivil havacılık uzmanı bilirkişiden rapor alınması gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm tesisi doğru görülmediği gerekçesiyle hüküm davacı yararına bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı firmadan İstanbul Atatürk Havalimanından Kıbrıs'a varmak üzere annesi ve kendisi adına iki kişilik uçak bileti satın aldığı, uçuşun kalkış saati 18:30 GMT olmasına rağmen uçağın saat 21:01'de kalkış yaptığı, toplamda uçuşun 2 saat 31 dakika rötarlı olarak gerçekleştirildiği, davalının Sivil Havacılık Yolcu Yönetmeliğinin 'Uçuşların Tehiri' başlıklı 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 'Hizmet Hakkı' başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre makul ölçüde sıcak ve soğuk içecekler ikram etme yükümlülüğünün bulunduğu, ancak davalının hizmetlerini yerine getirdiğini gösterir belgelerini sunamadığı, ancak dava konusu uçuşun gerçekleştiği, tehir süresi ve yönetmelik uyarınca davalının ayrıca maddi tazminatı ödemesini gerektirir bir durum bulunmadığı, davacının da tehir nedeni ile maddi bir zararının doğduğunu ispat edemediği, manevi tazminat talepleri yönünden; davalı firma çalışanlarının uçuşları geciken yolcularla gereği gibi ilgilenmedikleri, gerekli açıklamaları ve muameleleri yerine getirmedikleri, davacının yaşlı ve engelli annesi ile birlikte tehir süresince havaalanında zor anlar yaşadığı, olay neticesinde bedensel olarak yıprandığından uçuş sonrası tedavi de aldığı, davacının bu nedenle üzüntü ve sıkıntı içerisine düştüğü, bu durumlar yaşanırken davacının kendisiyle ilgilenen kimsenin olmaması nedeniyle sıkıntı ve üzüntü yaşadığı, davalı şirketin yeteri kadar önlem almadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 98 inci maddesi delaletiyle aynı kanunun 49 uncu maddesi gereğince manevi tazminat istemekte haklı olduğu, talep edilen tazminatın hak ve nesafete uygun sebepsiz zenginleşmeye yol açmaması gerektiği, davacının talep ettiği 30.000,00 TL tazminatın davacının sosyal ekonomik durumu, yaşanan hadise, koşuşturmalar, tehir süresi, sağlık raporları, günün koşulları, manevi tazminatın bir ceza aracı olmaması, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemesi hususları dikkate alındığında makul olmadığı ve zenginleşme aracı olacağı, bu durumda 3.000,00 TL manevi tazminatın davacının yaşadığı stres, üzüntü ve sıkıntıların giderilmesi karşılığında ödenmesinin makul olacağı, davacının annesi davada taraf olmadığından verilen hükmün davacı sıfatı kazanmadığı müddetçe kendisine etki etmeyeceğinden fazlaya ilişkin tüm taleplerin sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının hem miktar olarak hem de davalı şirket lehine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri birlikte dikkate alındığında hakkaniyete uygun olmadığını, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere bileti alan kişinin bilette adı yazılı olan kişi ile ilgili hukuki takip ve dava hakkı olduğu halde annesi ile ilgili talebinin kabul edilmemesinin doğru olmadığını, uçuşun tehirinden dolayı yaşadıkları eziyet ve dosyaya sunulan deliller dikkate alındığında, kendisi ve annesi adına talep edilen 30.000,00 TL'nin faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmesi gerektiği belirtilerek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hava yolu ile yolcu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6098 sayılı Kanun'un 49 ve 98 inci maddeleri.
-
03.12.2011 tarihli ve 28131 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Havayolu İle Seyahat Eden Yolcuların Haklarına Dair Yönetmelik
-
Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
- Necla Oran tarafından usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından davacının annesi adına taleplerinin reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davacı Temyizi Yönünden
Davacı asılın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
B. Davalı Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
6502 sayılı Yasa'nın 73/2 maddesi gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan davacıdan alınan temyiz başvuru harcı ile temyiz ilam harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:30:43