Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/5446

Karar No

2023/1070

Karar Tarihi

23 Şubat 2023

MAHKEMESİ: ...Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

HÜKÜM: Karar verilmesine yer olmadığına, birleşen Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/570 E. sayılı davada karar

Taraflar arasındaki saklama sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davada ve birleşen Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/570 E. sayılı davada karar verilmesine yer olmadığına, birleşen Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/91 E. sayılı davada kısmen kabul kararı verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davada ve birleşen Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/570 E. sayılı davada karar verilmesine yer olmadığına, birleşen Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/91 E. sayılı davada kısmen kabul kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşma istemli olarak davacı vekilince duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.02.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

  1. Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; davalının alacağının tahsili için dava dışı borçlu aleyhine başlattığı icra takibinde haczedilen malların saklaması için müvekkili ile davalı arasında saklama sözleşmesi düzenlendiğini ve tarafların ücret konusunda anlaştıklarını ileri sürerek ödenmeyen 53.600,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

  2. Davacı vekili birleşen 2013/570 E. sayılı davada dava dilekçesinde; davalının alacağının tahsili için dava dışı borçlu aleyhine başlattığı icra takibinde haczedilen malların saklaması için müvekkili ile davalı arasında saklama sözleşmesi düzenlendiğini ve tarafların ücret konusunda anlaştıklarını ileri sürerek ödenmeyen 203.000,00 TL alacağın yasal faiziyle ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

3.Davacı vekili birleşen 2015/91 E. sayılı davada dava dilekçesinde; 31.12.2013 tarihinden 20.01.2015 tarihine kadarki toplam 192.000,00 TL saklama ücretinin ödenmediğini ileri sürerek alacağın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili asıl ve birleşen davalarda cevap dilekçelerinde; davacıyla yedieminlik ücreti anlaşması yapılmasına rağmen davacının sözleşmenin formalite icabı yapıldığını beyan ederek arada ödeme yapılmasını şifahen bildirdiğinin tanık anlatımlarıyla açıklığa kavuşacağını, davacının yedieminlik sözleşmesini saklama sözleşmesi olarak göstermeye çalıştığını, Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Tarife'nin geçerli olacağını, dava tarihine kadar ücretlerle ilgili ihtar gönderilmediğini, dava konusu hacizli eşyanın değeri ve eşyanın yediemin deposunda kaldığı sürenin uzunluğu ile ortaya çıkan yediemin ücret miktarının fazlalığı göz önüne alındığında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 43 üncü maddesi uyarınca hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen yediemin teslim zaptına göre sözleşme aşamasında ve sonraki tarihlerde yapılan kısmi ödeme ile sözleşmenin davalı yanca benimsendiği, dosya içinde bulunan sözleşmenin taraflarca sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde imzalanarak yediemin deposuna bırakılan mala ilişkin günlük ücretin belirlendiği, davalının sözleşmenin varlığına veya yetkisiz kişi tarafından sözleşmenin imzalanması nedeniyle bağlayıcı olmadığına itiraz etmediği, sözleşmeye mahsuben ödemede de bulunduğu, bu durumda taraflar arasındaki sözleşmenin bağlayıcı olduğu ve ücretinin sözleşmede belirlenen günlük ücrete göre belirlenmesi gerektiği, davalının yedieminlik tutanaklarında imzasının bulunduğu, tarafların yedieminlik ücreti ve miktarı hususunda uzlaştığı, sözleşme serbestisi içinde düzenlenen yedieminlik ücretine ilişkin tutanağın tarafları bağladığı, dava konusu mahcuzların davalı alacaklı tarafından haczettirilerek muhafaza altına aldırılıp 20.01.2015 tarihinde ihale alıcısına teslim edildiği, gerek esas dava ve gerek birleşen davalar yönünden hesaplamaların taraflarca uzlaşılan tutarlar ile hesaplandığı, sözleşme serbestisi ilkesi uyarınca tarafların resmi tarife dışında yedieminlik ve depo ücretine ilişkin sözleşme yapabilecekleri, dava açıldıktan sonra resmi tarife üzerinden ödeme yapılmasının ve davacının da bu ödemeyi kabul etmesinin bakiye bedelden açıkça feragat edilmedikçe davanın sonucunu etkilemeyeceği, tarafların mahsup taleplerinin bütün olarak değerlendirilmesiyle asıl davada karar verilmesine yer olmadığına, birleşen Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/570 E. sayılı dosyasında bakiye 15.160,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, takdiren %10 indirim yapılarak 13.644,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, birleşen Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/91 E. sayılı dosyasından 192.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, takdiren %10 indirim yapılarak 172.800,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince konusuz kalan 2014/435 E. sayılı asıl davada gerekçesiz olarak vekalet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu; birleşen Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/570 E. sayılı dosyada 13.647,00 TL üzerinden karar verilmesine rağmen dava değeri olan 203.000,00 TL üzerinden gerekçesiz olarak davalı aleyhine vekalet ücretine takdir edilmesinin doğru olmadığını, birleşen Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/91 E. sayılı dosyasında davalı aleyhine takdir edilen harç ve vekalet ücretinin fazla olduğunu; kabul edilmeyen 263.000,00 TL üzerinden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin de doğru olmadığını, yargılama süresince taraflar arasındaki sözleşmenin işleyişi hakkında tanık dinletme talebinin kabul edilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, davaya dahil edilmek istenen Taşdelen Tekstil'e yönelik olarak yargılama boyunca gerekçeli karar dahil usulüne uygun tebligat yapılmamasının hatalı olduğunu, depoda bulunan malların satışı sonrasında yedieminlik ücretinin 268.500,00 TL olarak ödenmesi karşısında davanın tümden reddi gerekirken toplam 186.447,00 TL üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacının yedieminlik ücretini ihtirazi kayıtsız alması nedeniyle fazlaya ilişkin isteminin reddi gerektiğini, yargılama aşamasında belirtildiği üzere sözleşme imzalanmasına rağmen, davacı yanca sözleşmenin formalite icabı yapıldığını ve harici ödeme yapılmasını istediğini, mevzuata aykırı sözleşmeyi kabul etmediklerini, sözleşmenin işleyişiyle ilgili tanık dinletme talebinin kabul edilmeyerek karar verildiğini, bilirkişilerce Adalet Bakanlığı Tarifesi üzerinden yapılan hesaplamanın taraflarınca kabul edildiğini ve bu tarife kapsamında davacının alacağının bulunmadığını, tarifenin esas alınarak karar verilmesi gerektiğini, tarifeyi aşar şekilde ücretin tahsil edilmesiyle davacının sebepsiz zenginleştiğini, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, yasal düzenlemelere aykırı belirlenen bedelin hüküm altına alınmasında usulsüzlük bulunduğunu, muhafaza altına alınan emtianın saklama süresinin altı ayı aşması halinde muhammen bedelin belli bir oranı geçemeyeceğini, Mahkemece ödemelerin mahsubu ve indirim yapılması yerinde olmasına rağmen, tüm ödemelerin dikkate alınarak davanın reddi gerektiğini, satış sonucu müvekkilinin alacağını tahsil edemediğini, tüm ücretin başka bir şirkete ödenmesi nedeniyle müvekkilinin kusuru bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine geçerlilik tanınmasında isabetsizlik bulunmadığı, tarafların hak ve yükümlülüklerinin sözleşme ile belirlendiği, tarafların ticari ilişkisinin sözleşme esas alınarak yürütülmesi gerektiği, talep edilen miktar ile sözleşmenin formalite olarak imzalandığına ilişkin iddialar yönünden tanık dinlenmesinin karşı tarafın iznine bağlı olduğu dikkate alındığında tanıkların dinlenmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, taraflarca sözleşme ücretinin tereddütsüz şekilde günlük olarak belirlendiği, daha önce yapılan kısmi ödemeler nedeniyle davacının bakiye alacağı konusunda açıkça feragat etmedikçe bakiye sözleşme ücretinin ödenmesi gerektiği ve kısmi ifanın çekincesiz kabul edilmesinin bakiye alacaktan feragat edildiği anlamına gelmeyeceği, asıl ve birleşen davalarda ayrı ayrı belirlenen sözleşmenin bakiye ücretinin hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı tarafından haczedilen emtiaların düzenlenen sözleşmelerle davacıya ait yedi emin deposunda günlük ücretleri belirlenerek saklandığı ve taraflar açısından bağlayıcı olan sözleşmede ücretle ilgili olarak Adalet Bakanlığı Depo ve Garajlarla İlgili Yönetmelik Hükümleri ve Tarifesi'nin uygulanmayacağının kabul edildiği, Mahkemece belirlenen günlük ücrete göre asıl ve birleşen davalarda bakiye ücretin belirlendiği, sözleşmenin açık hükmü nedeniyle anılan yönetmelik ve tarifenin uygulanmayacağı, davadan sonra yapılan kısmi ödemelerin dikkate alınarak karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak indirimin uygulama şeklinin yerinde olmadığı, tüm dosyalardaki alacak miktarları toplandıktan sonra % 10 indirim yapılması (yani ödenip ödenmediğine bakılmaksızın davacının toplam alacağından indirim yapılması), bundan sonra yapılan kısmi tahsilatın indirimli alacaktan düşülerek sonuca varılması gerektiği, davalının bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün düzeltilmesinin gerektiği, davalı tarafından sözleşmenin kuruluşu aşamasında ödenen toplam 27.000,00 TL'nin de tüm sözleşme bedeli içerisinde değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davadan sonraki ödeme nedeniyle konusuz kalan asıl davanın esasıyla ilgili karar verilmesine yer olmadığına, Birleşen Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/570 E. sayılı davada davadan sonraki ödeme nedeniyle konusuz kalan davanın esasıyla ilgili karar verilmesine yer olmadığına, Birleşen Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/91 E. sayılı davasının davadan sonra yapılan kısmi tahsilat nedeniyle kısmen konusuz kaldığı anlaşıldığından kısmi tahsilat nedeniyle konusuz kalan 32.460,00 TL yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bakiye 159.540,00 TL alacağın birleşen dava tarihi olan 02.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme ile Bölge Adliye Mahkemesi arasındaki görüş farklılığının, saklama ücretine ilişkin yapılan kısmi ödemenin (241.500,00 TL) ne şekilde hesaplamaya dahil edileceği ve bu ödemenin mahsup işleminin nasıl yapılacağı ve hakkaniyet indiriminin ne şekilde uygulanacağı noktasında toplandığını, Mahkemece 241.500 TL'lik kısmi ödemenin öncelikle eski esaslı açılan davalardan başlayarak mahsup edilmesi ve kalan miktar üzerinden de %10 oranında hakkaniyet indirimi uygulanmasına karar verildiğini, doğru ve hakkaniyete uygun hesaplama yönteminin bu olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin hesaplama yöntemine göre davadan önce, dava konusu ile hiç bir şekilde ilgisi olmayan, davaya konu dahi edilmeyen 27.000,00 TL'lik ödeme üzerinden hakkaniyet indirimi uygulanmasının yasal bir temeli bulunmadığını, yargılama devam ederken, dava dışı bir icra dosyasına yapılan ve bu nedenle de zaten Bölge Adliye Mahkemesi tarafından konusuz kaldığına ve karar verilmesine yer olmadığına karar verilen 241.500,00 TL'lik alacak kısmı için de hakkaniyet indirimi uygulanmasının yasal bir yanının bulunmadığını, bu uygulamanın verilen karar ile çelişkili olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince 08.04.2021 tarihinde yeni bir karar verildiğinden o tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücretlerinin hesaplanması gerektiğini ileri sürerek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

  2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin kararında belirlenen vekalet ve harçlara karşı yaptıkları başvurunun istinaf mahkemesi kararında ele alınmadığını, aksine artırım yapıldığını, dosya kapsamındaki harç ve vekalete ilişkin hesaplamaların kabul edilemeyeceğini, anlaşmazlığın ön inceleme aşamasına kadar olan sürede veya ön inceleme aşamasından sonraki bir sürede giderildiği hususunun gözetilmediğini, davaya konu yedieminlik sözleşmesinde, müvekkili tarafından satış sonrasında davacıya karşı ödeme yapıldığı, davacının bu yedieminlik ücretini alırken hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürmediğini, ihtirazi kayıt öne sürülmeksizin kabul edilen bu ödemeler nedeniyle huzurdaki davanın esastan reddi gerektiğini, sözleşme formalite olarak imzalandığından tanık dinlenebileceğini, hesaplamanın Adalet Bakanlığı Tarifesi üzerinden yapılması gerektiğini, sözleşmeye göre ücret takdirinin kabul edilemeyeceğini, hakkaniyet indirimin dava konusu tutardan yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek ve resen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl ve birleşen davalar, yedieminlik ücretinin tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık ücretin tespitinde sözleşme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı, hakkaniyet indiriminin uygulanma şekli, vekalet ücretinin tespiti noktasında toplanmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

6108 sayılı Türk Borçlar Kanunu 561 inci madde

  1. Değerlendirme

  2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

  3. Bölge Adliye Mahkemesince Mahkeme kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmiş olup karar tarihinde yürürlükte bulunan 2021 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri esas alınmak suretiyle vekalet ücretinin belirlenmesi gerekirken hatalı hesaplama ile vekalet ücreti takdiri doğru olmayıp bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

  2. Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı bendinde yer alan “6.246,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “7.768,00 TL ” ibaresinin yazılması suretiyle, hüküm fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı bendinde yer alan “18.039,04 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “ 22.660,00 TL ” ibaresinin yazılması suretiyle, hüküm fıkrasının (c) bendinin (4) numaralı bendinde yer alan “19.106,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “23.975,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davalarda davalıdan alınarak asıl ve birleşen davalarda davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden asıl ve birleşen davalarda davalıya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafdüzeltilerekkarartemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:31:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim