Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/6438
2023/1059
22 Şubat 2023
MAHKEMESİ: ...Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki blokenin kaldırılması ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince blokenin kaldırılması talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, tazminat talebine ilişkin olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle blokenin kaldırılması talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, tazminat talebine ilişkin olarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı firmanın davalı banka ile üye iş yeri sözleşmesi imzaladığını ve ... Şubesi'nde USD hesabı üzerinden çalışmaya başladığını, çalışılan üç ay içerisinde yaklaşık 700.000,00 USD tutarında işlemin sorunsuz bir şekilde gerçekleştirildiğini, davalı banka tarafından müvekkili firmanın bu hesabı üzerine hiçbir gerekçe belirtilmeden ve tamamen kanuna aykırı bir şekilde bloke konduğunu, bankaya ihtarname gönderilmesine rağmen bir sonuç alınamadığını, davalı Bankanın pos cihazı ile vekili bulunduğu firmanın yaptığı tüm işlemlerin şifreli ve faturalı olduğunu, hiçbir işlemin şüpheli ya da hukuka aykırı bir unsur taşımadığını, 700.000,00 USD tutarındaki işlemlerin olduğu müşteri portföyü ile blokenin konduğu işlemlere ait müşteri portföyünün aynı olduğunu, firmanın, hesabına hukuka aykırı bir şekilde bloke konmasından dolayı maddi sıkıntıya düştüğünü, iş bağlantıları yapamadığını, çalışanların maaş ödemelerinde dahi bu bloke işlemi nedeniyle sorunlar meydana geldiğini, ayrıca 09.02.2016 tarihinde... (Hanzala Turizm) tarafından 6.000,00 USD tutarında gönderilen havaleye de hukuksuz bir şekilde bloke uygulandığını, bankanın bu şekilde hukuka aykırı bloke işleminden dolayı davacı firmanın büyük maddi zarara uğradığını ileri sürerek haksız şekilde konulan blokenin kaldırılmasına, zararın tazmini bakımından 1.000,00 TL'nin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yapılan bloke işlemi nedeniyle müvekkilinin iş yaptığı şirketler nezdinde ve çevresinde büyük bir itibar kaybı da söz konusu olduğundan davalıdan 20.000,00 TL manevi tazminatın ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı şirket arasında 24.11.2015 tarihinde üye işyeri sözleşmesi imzalandığını, 27.11.2015 tarihinde POS çalışmasına başlandığını, ancak davacının sözleşmenin 6 ncı maddesinin dokuzuncu paragrafına aykırı olarak riskli işlemler yaptığı tespit edildiğinden davacı şirket ile POS çalışmalarını durdurduklarını, riskli işlemler nedeniyle davacıya ait 50.583.33 USD'ye 08.02.2016 tarihinde sözleşmenin 6 ncı maddesinin onuncu ve on ikinci paragrafı uyarınca işlem tarihinden itibaren 180 gün süreyle blokaj konulduğunu, davacının iddia ettiği 6.000,00 USD'nin ise davacının talebi üzerine kendisine ödendiğini, davanın bu miktar için konusuz kaldığını, davacının basiretli tacir olarak imzaladığı sözleşmedeki hükümlerle bağlı olduğunu, bu nedenle davacının müvekkiline açtığı davanın hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, müvekkili banka tarafından yapılan uygulamanın sözleşme hükümlerine uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşme ve Chargeback kuralları gereği, davacının POS cihazından şüpheli olarak nitelendirilebilecek aynı kart numaralarıyla peşpeşe işlem yapılması, arka arkaya parçalı tutarlı ödeme, slip bölme işlemi yapılması sebebiyle davalı bankanın blokesinin haklı sebebe dayandığı, ancak sözleşme ve chargeback kuralları gereği 120 günü aşan nitelikte bloke konulduğu, bu uygulamanın chargeback kuralları ve bankacılık uygulamalarına aykırı olduğu, davalının blokeyi kaldırdığı 08.08.2016 tarihi itibarıyla 120 günü aşkın bir bloke sözkonusu olduğundan, bankanın blokeyi süresinde kaldırmamakla kusurlu olduğu, ancak dava devam ederken bloke kalktığı için davanın konusuz kaldığı, davacının blokenin 120 günü aşmasından dolayı 1.701,15 TL faiz kaybı bulunduğu, davacının 1.000,00 TL maddi tazminat talep ettiği, blokenin uzun sürmesi ve 120 günü aşmasında şüpheli işlemlerden dolayı davacının kusurlu olması nedeniyle manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davacının 56.583,33 USD blokenin kaldırılması talebi yargılama sırasında kaldırıldığından konusuz kaldığından bu talep bakımından karar verilmesine yer olmadığına, taleple bağlı kalınarak davacının 1.000,00 TL maddi tazminat talebinin kabulüne, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her üç bilirkişi raporunda da müvekkili banka tarafından konulan blokenin haklı nedene dayandığının tespit edildiğini, kök ve ek rapordaki süre ile ilgili çelişkinin giderilmesi için yeni bilirkişi raporu alındığını ve bu raporda da 180 günlük sürenin yerinde olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin uyguladığı blokenin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine de uygun olduğunu, 180 günlük sürenin sözleşmede de yer aldığını, sözleşme hükümlerinin tacir olan davacı ile birlikte düzenlendiğini, genel işlem koşulu niteliğinde olmadığını, davanın konusuz kalmasına rağmen müvekkili banka aleyhine vekâlet ücreti ve yargı giderlerine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın açıldığı tarih itibarıyla müvekkili bankanın haklı olması nedeniyle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden davacının sorumlu tutulması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uygulanması gereken blokaj süresi, ister 120 gün ister 180 gün uygulansın her iki hâlde de blokaj süresinin davanın açıldığı tarihten sonra sona erdiği, bu durumda davanın bloke süresi henüz dolmadan, süresinden önce açıldığı, davanın açıldığı tarihte bloke işleminin haklı ve hukuka uygun olduğu, bu nedenle Mahkemece konusuz kalan bu talep yönünden davalı yararına vekâlet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken bu yönden davacı lehine hüküm tesisinin hatalı olduğu, diğer yandan Mahkemece tazminine karar verilen maddi zararın 09.06.2016 09.08.2016 tarihleri arasındaki dönem için hesaplandığı, bu nedenle davanın açıldığı tarihte henüz gerçekleşmeyen bu zarar için maddi tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçeleri ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davacının 56.583,33 USD blokenin kaldırılması talebi dava devam ederken kaldırıldığından bu talep nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
- Müvekkili şirketin POS cihazından yapılan dava konusu tüm işlemlerin kredi kartı değil bankamatik para kartı ile yapıldığını, bilindiği üzere para kart ile yapılan işlemlerde, hesapta para varsa kullanılabildiğini, bu durumda bankanın para kartı kullanımında ne gibi bir riski olduğunun anlaşılamadığını, ne var ki Mahkemenin davalı bankayı koruyan bir yorumda bulunarak bankamatik kartı ile kredi kartını aynı statüde değerlendirdiğini,
2.Müvekkili firmanın daha çok Özbekistan'dan gelen kişilerin uçak bileti ve kargo hizmetleri ile ilgilendiğini, Özbekistan Devleti'nde ise halen sosyalist rejimin etkileri devam ettiğinden kredi kartı kullanımı yasak olup para kart kullanıldığını, hesapta para olmadığı veya yetmediği zaman işlem yapılamayacağını ve tüm işlemlerin kart sahibi tarafından kartın şifresi ile yapıldığını, müvekkili firmanın davalı bankanın POS cihazı ile yaptığı 1711 işlemden davalı bankanın hiç zarar görmediğini, ancak kullanılan kartların hepsinin parakart bankamatik kartı olduğunu belirtmelerine rağmen Mahkemece kullanılan kartların kredi kartı olarak değerlendirildiğini,
3.Uluslararası kart kuruluşlarınca şifre veya 3D secure ile yapılan işlemlerin kart hamilinin bilgisi ve kontrolü dahilinde olduğunu ve bu nedenle üye iş yeri ve bankanın sorumluluğunun bulunmadığını, kart hamilinin harcama itirazının geçerli olamayacağının kabul edildiğini, müvekkili firma tarafından yapılan tüm işlemler şifreli ve para kartla yapılmış olduğundan davalı bankanın bir zarara uğrama ihtimalinin olmadığını, bu nedenle davalı bankanın zararı ve işlemlere bir itirazı söz konusu olmadığından blokeyi kaldırmış olduğunu,
- Davalı bankanın şüpheli gördüğü işlemler üzerine değil müvekkil firmanın POS cihazıyla yapmış olduğu tüm işlemler üzerine bloke koyduğu gibi müvekkili firmaya havale olarak gelen 6.000,00 USD üzerine de bloke koyduğunu, bu suretle yaptığı işlemin de haksız olduğunu, zira müvekkili firmanın bu bloke işlemi nedeniyle başka bankalarla da çalışma imkanı kalmadığını ve çok büyük zarara uğradığını, Bölge Adliye Mahkemesinin de vermiş olduğu kararla, sembolik rakamla da olsa haklılıklarını ortaya koyan İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak ve davalı bankanın itirazlarını kabul ederek davayı reddettiğini ve davalı bankanın haksız bloke işlemi nedeniyle büyük mağduriyet yaşayan müvekkili firma aleyhine vekâlet ücretine hükmederek yeni bir mağduriyete sebep olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, blokenin kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:31:38