Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/6354
2023/1051
22 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2018/2390 Esas, 2021/940 Karar
DAVA TARİHİ: 16.09.2014
HÜKÜM: Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2014/546 E., 2018/403 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin satım sözleşmesine konu faturalardan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin almış olduğu malların bedelini tediye makbuzu, dekontlar, kredi kartlar ve çekler yoluyla ödediğini savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının, davacı şirkete yaptığı ödemeleri davacıya olan borcuna mahsuben yaptığını ispat edemediğinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından yapılan ödemelerin Mahkemece gerekçeli kararda dahi gösterilmediğini, müvekkilinin borcuna karşılık dava dışı ... ve ... tarafından ödemeler yapıldığını ayrıca çek ve kredi kartı ile de ödemeler yapıldığını; ancak Mahkemenin bu ödemeleri kabul etmediğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin kapsamını tayin bakımından davacı şirketin eski çalışanı olan dava dışı ...'ın dinlendiğini, Mahkemece belgelerin altındaki imzalar kabul edilmesine karşın bu ödemelerin kabul edilmemesinin doğru olmadığını, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına karar verilmesinin isabetsiz olduğunu ileri sürerek Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının cevap dilekçesi ekinde yer alan 08.01.2012 tarihli 36.000,00 TL bedelli, 08.01.2013 tarihli 36.000,00 TL bedelli, 08.01.2013 tarihli 36.000,00 TL bedelli ve 09.01.2013 tarihli 37.472,00 TL bedelli tahsilat makbuzu üzerindeki imzanın davacıya ait fatura konusu malların satıldığı petrol istasyonu müdürüne ait olduğu, bu kişi ticari vekil olduğundan bu ödemelerin dikkate alınması gerektiği, davacı bu ödemelerin kendisini bağlamadığını ve davalı adına yapılmadığını beyan etse de bu beyan yerinde olmadığı gibi davacının bu ödemeleri defterlerine kaydetmediği, davalının bu dört ödeme miktarında davacıdan alacağı bulunmadığı, davalı alacağının takip dayanağı faturalardan kaynaklanan davacı alacağından mahsubu gerektiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu, davacı tarafça haksız takip yapıldığı gibi ödenen bedellerin tahsili de talep edildiğinden kötü niyetli olduğu kabul edilerek davalı lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 102 nci maddesi kapsamında icra takip konusu faturaların düzenleniş tarihinden çok önceki tarihleri içeren, gerçekliği ispat edilmemiş olan 08.01.2012 tarihli 36.000,00 TL bedelli, 08.01.2013 tarihli 36.000,00 TL bedelli, 08.01.2013 tarihli 36.000,00 TL bedelli ve 09.01.2013 tarihli 37.472,00 TL bedelli tahsilat makbuzları ile takip konusu fatura bedellerinin ödendiğinin kabulü ile hüküm tesis edilmiş olmasının doğru olmadığını, bu makbuzların tarihi ile ödendiği iddia olunan faturaların tarihleri karşılaştırıldığında bu ödemelerin varsa bile takip konusu faturalara ilişkin ödeme olmadığını, ödeme defini ispat yükünün davalıda olduğunu, ödeme definin yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini, tahsilat makbuzlarındaki imzanın şirket yetkililerine ait olmadığını, davalı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını ve defter kayıtlarının birbiri ile örtüşmediğini, kötü niyet tazminatına hükmedilmesi hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, faturalara dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali davasında davalının ödeme savunmasını usulüne uygun delillerle kanıtlayıp kanıtlayamadığı hususlarına ilişkindir.
- İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi
-
Değerlendirme
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dava, satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu olan icra takibinin dayanağı olan 10 adet faturanın tarihlerinin 12.03.2013 tarihli ile 09.04.2013 tarihleri arasında olduğu, davalının borca itiraz ettiği ve cevap dilekçesinde takip konusu edilen bu faturaların bedellerinin ödendiğini iddia etmiştir. İlk Derece Mahkemesince davalının ödeme iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince davalının ödeme belgesi olarak dayandığı 08.01.2012 tarihli 36.000,00 TL bedelli, 08.01.2013 tarihli 36.000,00 TL bedelli, 08.01.2013 tarihli 36.000,00 TL bedelli ve 09.01.2013 tarihli 37.472,00 TL bedelli tahsilat makbuzları üzerindeki imzanın davacıya ait fatura konusu malların satıldığı petrol istasyonu müdürüne ait olduğu ve bu kişi ticari vekil olduğu gerekçesiyle bu ödemeler dikkate alınarak yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere itirazın iptali davaları, icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardandır. Takip faturalara dayanmaktadır. Dolayısı ile takip ve dava konusu yapılan bu faturalardaki alacakla sınırlı olarak uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekmektedir. Bölge Adliye Mahkemesince 08.01.2012 tarihli 36.000,00 TL bedelli, 08.01.2013 tarihli 36.000,00 TL bedelli, 08.01.2013 tarihli 36.000,00 TL bedelli ve 09.01.2013 tarihli 37.472,00 TL bedelli tahsilat makbuzu üzerindeki imzanın davacıya ait fatura konusu malların satıldığı petrol istasyonu müdürüne ait olduğu, bu kişi ticari vekil olduğundan bu ödemelerin dikkate alınması gerektiğinin kabulü yerinde değildir. Zira anılan tahsilat makbuzlarının tarihlerine bakıldığında takip konusu fatura tarihlerinden önce olduğundan takibe konu fatura tarihlerinden önceki ödemelerin takibe ve davaya konu faturalar toplamından mahsup edilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
- Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:31:38