Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/6358
2023/1044
22 Şubat 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
HÜKÜM: Ret
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılar ve kardeşleri ile birlikte kurulan Envotek Enerji Verimlilik Otomasyon Yazılım Eğitim ve Danışmanlık Ltd. Şirketi'nin ortağı olduğunu, müvekkili ile ortaklar arasında ortaya çıkan ihtilaflar sonucu müvekkilinin ortaklıktan çıkmak için dava açtığının ve davanın Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/726 E. sayılı dosyasında derdest olduğunu, söz konusu davada alınan bilirkişi raporunda kayıtların kanuna uygun tutulmadığının, davalı ... tarafından usulsüzlükler yapıldığının tespit edildiğini ileri sürerek şirket zararının tam olarak bilinmesi mümkün olmadığından şimdilik şirket hesabından para çekilmesi nedeniyle 5.000,00 TL, şahsi kredi kartlarının ödenmesi nedeniyle 5.000,00 TL, şirket arsasının yetkisiz ucuz satışı nedeniyle 5.000,00 TL, şirket kasasında para tutulması nedeniyle 5.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL tazminatın zararın ika tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin Envotek...Limited Şirketi'nin (Envotek) yetkilileri ve ortakları olduğunu, davanın şirkete karşı açılması gerekirken ortaklara karşı açılması nedeniyle husumet yokluğundan reddi gerektiğini ayrıca Mahkemenin 2014/726 E. sayılı dosyası ile ortaklıktan çıkma davası açıldığını, bu davanın yargılaması devam etmekte iken işbu davanın açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, müvekkili Envotek şirketinin temsile yetkili ortağı olan ...'nun şirketin mali işlemleri için banka işlemlerini yapmasının, para çekip yatırmasının olağan olduğunu, şirket ortaklarından davacı ... ile kardeşi ...'ın şirketin bütün yazılımlarını, aracını ve mallarını alarak kaçıp şirketi büyük zarara uğrattıklarını, bu husustaki ceza yargılamasının devam ettiğini, ... ve...şirkete ait yazılımları, aracı ve malları alıp kaçması nedeniyle şirketin çalışamaz hale geldiğini, davacının kendisinin şirket kredi kartını kullanmasına rağmen müvekkillerin kendi kredi kartlarını şirket kasasından ödedikleri iddiasının asılsız olduğunu, müvekkili ...'nun Envotek şirketinin 1/6, aynı zamanda Armak A.Ş.'nin de 1/5 hissesine sahip olduğunu, Envotek'in yıllık cirosunda Armak A.Ş. ile yapılan ticari faaliyetin %1,18'ine karşılık geldiğini, söz konusu ticari işlemlerinin de hukuka uygun olarak kayıt altına alındığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın dava konusu şirketi zarara uğrattığı iddialarının somut, kesin, yazılı, yeterli delil ve belgelerle ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, Mahkemece itiraza uğrayan 19.12.2017 tarihli bilirkişi heyet raporuna itibar edilerek karar verildiğini, bu raporda iddialarının bir kısmının hiç, bir kısmının da yeteri kadar araştırılmadığını, şirketlerde zarar oluşup olmadığının; ancak şirketin tüm kayıt ve hesapları üzerinde yapılacak inceleme ile anlaşılacağını, Mahkemece bu hususun araştırılmadığını, bilirkişilerin hesaptan para çekilmesini, şirket hesabından şahsi kredi kartı çıkarılmasının ve kasadaki parayı görmesine rağmen, bunların belgelendirilmesi yükümlülüğünün davalılara aitken müvekkillerine ispat külfeti yükletilerek değerlendirme yapıldığını, şirketin arsasının hesaplardaki rakamlarının hiç değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 644 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla 553 üncü maddesi gereği şirketin yöneticilerine sorumluluk davası açma hakkı aynı Kanun'un 555 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü gereği şirket ortağına tanınmış olup ortaklık sıfatının açılan davada hüküm kesinleşinceye kadar korunması gerektiği, davacı ortağın Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.05.2019 tarih, 2016/39 E. ve 2019/447 K. sayılı kararıyla ortaklıktan çıkmasına ve çıkma payı alacağının feragat nedeniyle reddine dair karar verildiği, taraflarca istinaf istinaf edilmeyen hükmün 12.06.2019 tarihinde kesinleştiği, davacının ortaklıktan söz konusu Mahkeme kararı ile çıktığının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 07.01.2020 tarihli nüshasında yayımlandığı, davacı artık şirket ortağı olmadığından dava açma hakkı ve aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin öteki istinaf sebeplerinin reddine, istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karar kaldırılarak davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin ortak olduğu döneme ilişkin şirkete ait kamu borçları oluştuğunu, müvekkilinin hissesi oranında bu borcun bir kısmını ödediğini bir kısmını ise ödeyeceğini, bu nedenle davada hukuki yararının devam ettiğini, 6102 sayılı Kanun'un 553 üncü maddesi gereği 3 üncü kişi olarak uğradığı zararın tazminini isteyebileceği gerekçesiyle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
6102 sayılı Kanun'un 644 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla 553 üncü maddesi
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:31:38