Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/5713
2023/1024
21 Şubat 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/339 Esas, 2021/421 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2015/864 E., 2018/209 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında yapılan anlaşma gereği davalının Sakarya Üniversitesi kampüs girişinde yaptırdığı öğrenci yurdu inşaatı için gerekli inşaat malzemelerini müvekkili şirketten aldığını, davalıya siparişi doğrultusunda teslimi yapılan inşaat malzemelerine ilişkin 9.874,00 TL, 9.759,00 TL, 6.157,00 TL, 29.558,00 TL, 9.825,00 TL, 9.825,00 TL, 9.367,00 TL, 7.219,00 TL, 11.309,00 TL, 9.541,00 TL, 9.674,00 TL'lik bedelli faturalar düzenlendiğini ve teslim edildiğini, bu faturalar hakkında davalı tarafından müvekkili şirkete yöneltilen hiçbir itiraz olmadığını, davalının satın almış olduğu malzemelere karşılık 13.06.2014 12.08.2014 tarihlerinde toplam 40.800,00 TL ödeme yapıldığını, bakiye 81.308,01 TL'nin ödenmediğini, mevcut alacak hakkında Sakarya 4.İcra Müdürlüğü'nün 2014/7570 sayılı dosyasından davalı aleyhine başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu, müvekkili şirketle hiçbir ticari ilişki içerisinde bulunmadığını iddia ettiğini, ayrıca davalının, kendisine noter aracılığıyla tebliğ edilen bir kısım faturaya da itiraz ettiğini, itiraza ilişkin 19.11.2014 tarihli ihtarnamede, Gülek Yapı Mühendislik San ve Tic Ltd. Şti. Güney Eskigülek ile 30.12.2013 tarihinde tüm inşaatın malzemeleri dahil her türlü işçilik ve giderler müteahhit firmaya ait olmak üzere sözleşme yaptığı, davacı şirketten kendi adına herhangi bir mal almadığı, herhangi bir mal alımı ve borç söz konusu ise müteahhit firmaya rücu edilmesi gerektiği şeklinde itirazlarda bulunduğunu, davalıya ait inşaatta kullanılan inşaat malzemelerinin müvekkili şirketten satın alındığının gerek faturalar ve sevk irsaliyeleri, gerekse ticari defter ve kayıtları ile belli olduğunu, beton dışındaki malzemelerin davalının kendisi tarafından temin ve teslim edildiğini, betonun ise müvekkili şirket tarafından bayiliğini yaptığı Geyve Beton A.Ş.'den temin edildiğini, inşaat hakkında düzenlenen beton basınç dayanımı deney raporunda beton firmasının Geyve HB olduğunun da belirtildiğini, Geyve Beton A.Ş. tarafından müvekkili şirket adına davalıya ait inşaata dökülen betonlara ilişkin imzalı sevk irsaliyelerini de dosyaya sunduklarını, hesap hareketlerine bakıldığında taraflar arasındaki ticari ilişkinin açıkça görüldüğünü, müvekkili ile arasında hiçbir ticari ilişki olmadığını iddia eden davalının faturalara istinaden farklı tarihlerde 30.000,00 TL ve 10.800,00 TL olmak üzere iki ödeme yaptığını, müvekkili şirketle başkaca hiçbir ticari ilişkisi olmayan davalının müvekkili şirket adına yapmış olduğu bu ödemelerin fatura alacağına ilişkin olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları ile ticari ilişkiden kaynaklı uğramış oldukları diğer zararların tazmin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 81.308,00 TL faturaya dayalı alacaklarının davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline davacı şirket tarafından 19.11.2014 tarihinde Aras Kargo aracılığıyla gönderilen kargoda bir takım faturalar olduğunun görüldüğünü bunun üzerine davacı tarafla hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığından müvekkilinin, bu faturaları iadeli taahhütlü olarak yasal süresinde iade ettiğini, fakat kötü niyetli davacının faturaların kargo şirketi aracılığıyla tebliğ edileceği gün huzurdaki davaya konu icra dosyası olan Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2014/7570 sayılı dosyası ile faturaların dayanak gösterildiği takibi başlattığını, bahsi geçen icra dosyasının açılış tarihinin 19.11.2014 olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... Taah. Tic. ve Ltd. Şti. ile davalı ... arasında 2014 yılında ticari ilişkinin olduğu, davacı tarafça davalıya 9.874,00 TL, 9.759,00 TL, 6.157,00 TL, 29.558,00 TL, 9.825,00 TL, 9.825,00 TL, 9.367,00 TL, 7.219,00 TL, 11.309,00 TL, 9.541,00 TL, 9.674,00 TL bedelli olmak üzere toplam 122.108,00 TL'lik fatura düzenlendiği ve teslim edildiği, davalının da davacıya 13.06.2014 12.08.2014 tarihlerinde Akbank aracılığıyla yapmış olduğu havaleler ile toplam 40.800,00 TL ödeme yaptığı, davacı ... Taah. Tic. ve Ltd. Şti.nin davalı ...'dan 81.308,00 TL (122.108,00 40.800=81.308,00) alacaklı olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, dava dışı Gülek Yapı Ltd. Şti.nin davacı veya davalı taraf ile herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığının da tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne 81.308,01 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, müvekkilinin dava dışı Gülek Yapı Ltd. Şti. ile yaptığı eser sözleşmesi kapsamında inşaatın yapıldığını, malzemelerin bu şirket tarafından alındığını, kendisi ile davacı arasında bir alışveriş olmadığını, bilirkişi raporunda belirtilen ve mahkeme tarafından kabul edilerek taraflar arasında ilişki olduğuna delil sayılan bir kısım ödemelerin davalı tarafından ödendiği iddiasının doğru olmadığını, müvekkili tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını, dekontlar incelendiğinde havaleyi gönderen kişinin müvekkili olmadığının anlaşıldığını, bu havaleleri gönderen kişilerin kimin çalışanı ya da kimin yakını olduğunun mahkeme tarafından araştırılmadığını, faturalar süresinde olmadığından geçersiz olduğunu belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... Taahhüt Tic. ve Ltd. Şti. ile davalı ... arasında 2014 yılında ticari ilişkinin olduğunun bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak izah ve hesap edildiği, davacı şirketin davalıdan 81.308,00 TL alacaklı olduğu, dava dışı Gülek Yapı Ltd. Şti.nin davacı tarafla herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığı, davalı, malzemenin inşaatta kullanılmadığı itirazında bulunmadığı gibi dosyada mübrez Sakarya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/7 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespit ile malzemelerin davalının inşaatında kullanıldığının belirlendiği, davalının, bedelin dava dışı Gülek şirketi ile aralarında yapılan sözleşme ve iş bitirme sonrası düzenlenen ödemelere ilişkin protokol gereği müteahhidin sorumluluğunda olduğunu ve müteahhidin gerekli ödemeyi yaptığını savunduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde dayanak faturaların davacı defterinde kayıtlı olduğu belirlenmiş ise de davacıya malzeme bedeline ilişkin yapılan ödeme işleminin davalıya atfen kardeşi Ömer tarafından kısmi olarak yapıldığı, dolayısıyla taraflar arasında ticari ilişkinin kurulduğunun kabulü gerektiği, malzemelerin davalı inşaatında kullanıldığının taraflar arasında ihtilafsız olduğu, bakiye inşaat malzeme bedelinin davalıdan talep edilebileceği, ayrıca davacı tarafça faturaların kadri maruf olmadığı iddia edilmediğinden bu yöndeki mahkeme kararının yerinde olduğu, istinafa konu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; karara esas alınan bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, rapora itirazlarının göz ardı edildiğini, davacı tarafın düzenlediği faturalar süresinde olmadığından yok hükmünde olduğunu, davaya konu inşaatta kullanılan 399 m3 betonun döküm işi 29.04.2014 tarihinde başlayıp 23.07.2014 tarihine kadar sürdüğü, dosyada alınan bilirkişi raporunda da süresinde olmadığı belirtilmesine rağmen çelişki giderilmeksizin karar verildiği, davalı ile dava dışı Gülek Yapı arasında ticari ilişki olduğu halde taraflar arasındaki sözleşmenin göz ardı edildiğini, davaya konu inşaatla ilgili tüm işlemlerin dava dışı şirket tarafından halledildiğini, müvekkili adına yapılan ödemelere ilişkin dekontların, davacı ile davalı arasında ticari ilişki olduğu şeklinde değerlendirilmesinin hatalı olduğu, dekontlardan birinde yer alan ismin davalı tarafından tanınmadığı, diğer iki dekontta ise yatıranın imzasının olmadığını, müvekkil ile dava dışı Gülek Şirketi arasında kurulmuş eser sözleşmesi gereği yapı giderlerinin dava dışı şirket tarafından karşılanacağı, bu delil karşısında malzeme temini konusunda davacı ile muhatap kişinin dava dışı yapı şirketi olduğu hususunda raporlarda yeterli değerlendirme yapılmadığını, davacı ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tarafça, davalıya gönderildiği ileri sürülen inşaat malzemesinin bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
-
Değerlendirme
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından davalı adına düzenlenen muhtelif fatura toplamı 122.108,00 TL'ye karşılık davalı tarafça 13.06.2014 12.08.2014 tarihleri arasında banka havalesi ile toplam 40.800,00 TL ödeme yapıldığı, davacının bakiye 81.300,00 TL davalıdan alacaklı olduğu tespitine yer verilmişse de 40.800,00 TL'lik ödemeye ilişkin üç adet dekonttan 13.06.2014 tarihli dekont üzerinde... adı ve imzası yer aldığından bu kişinin kim olduğu taraflara açıklattırılarak, gerekirse sigorta kayıtları dosyaya alınarak inceleme yapılması, diğer iki dekont dahil bu üç adet dekontta yer alan IBAN numaralarının kime ait olduğu araştırılarak kimin hesabından kimin hesabına paranın gönderildiği belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yukarıda belirtilen miktarın, doğrudan, davacı tarafından davalıya ödenen miktar olarak kabulü doğru olmamıştır.
3.Ayrıca, her ne kadar bilirkişi raporunda dava dışı Gülek Yapı Ltd. Şti.nin dosyaya sunulan yevmiye defteri fotokopilerinde davalı veya davacı ile her hangi bir ticari alışverişinin olmadığı belirtilmişse de, dava dışı şirket ile davalı arasında imzalanan 06.11.2013 tarihli sözleşmede dava konusu yurt yapım işi ile ilgili olarak malzeme bedelinin mal sahibi davalı ...'a ait olduğu belirtilmiş ve Belediye Başkanlığına verilen taahhütnamede de aynı husus tekrarlanmış, ancak yine dava dışı Gülek Yapı ile davalı arasında imzalanan 30.12.2013 tarihli inşaat yapım sözleşmesinde ise malzeme bedelinin müteahhit Gülek Yapı'ya ait olduğu belirtilmiş ve Sakarya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin tespit dosyasında da davalı malzeme bedelinden müteahhit firmanın sorumlu olduğu belirtilmiştir. Dava konusu inşaat alanında kullanılan betonun davacı tarafından temin edilen beton olduğu tespitine göre dava dışı şirketin kapsamlı ticari defter ve kayıtları ile davacı şirketin ticari defter ve ödemeleri incelettirilerek dava konusu yurdun inşaatında kullanılan beton nedeniyle dava dışı şirket tarafından davacıya yapılan ödeme olup olmadığı hususunda ek rapor alınıp değerlendirme yapılması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4.Yine, Bölge Adliye Mahkemesi kararında "....davalı yanın davacı yana malzeme bedeline ilişkin işlem davalıya atfen kardeşi Ömer tarafından kısmi ödemede bulunduğu dolayısıyla yanlar arasında ticari ilişkinin kurulduğu..." tespitine yer verilmişse de dosyada mübrez İnşaat Yapım İşi Kesin Kabul ve Mali Mahsuplaşma Sözleşmesine göre Ömer Pehlivan'ın aynı zamanda müteaahhit firma mali sorumlusu olduğu hususunun değerlendirilmemiş olması da doğru olmamıştır.
- Dava konusu uyuşmazlığın halli için yukarıda belirtilen hususlarda gerekli ve yeterli inceleme yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Mahkemece, sayılan hususlarda ek rapor alınarak ve dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Davalı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:32:06