Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/625

Karar No

2023/1020

Karar Tarihi

21 Şubat 2023

MAHKEMESİ: ....Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

HÜKÜM: Davanın reddi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile dava dışı Ayda Taşımacılık Emlak ... Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi düzenlendiğini, davalıya ait taşınmazın 340.000,00 TL bedelle şirketin kullandığı ve kullanacağı kredilerin güvencesini oluşturmak için banka lehine ipotek tesis edildiğini, ipotek akit tablosunun 5 inci maddesinde davalının ipotek limiti miktarı kadar borcun tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olmanın yanında ayrıca ipotek limiti miktarınca kefil sıfatıyla da sorumlu olduğunu kabul ve taahhüt ettiğini, böylece davalının müşterek ve müteselsil kefil olduğunu, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını ve ayrıca davalı hakkında tahsilde tekerrür etmemek üzere başlatılan Antalya 10. İcra Müdürlüğünün 2014/5444 E. sayılı dosyasında ilamsız takibin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı bankanın aynı alacak nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi ve genel haciz yolu ile iki ayrı icra takibi başlatmasının kanuna aykırı olduğunu, takipte istenen faiz miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 17.04.2018 tarihli ve 2015/282 E., 2018/318 K. sayılı kararı ile davanın reddine ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 18.06.2019 tarihli ve 2018/1546 E., 2019/1228 K. sayılı kararı ile ipotek resmi senedine göre davalı taşınmazı üzerinde 340.000,00 TL limit ile davacı banka yararına ipotek tesis edildiği, ipotek resmi senedinin 5 inci maddesinde borçlunun "tesis edilen ipoteğe ilaveten, ipotek tutarı kadar müteselsil kefil sıfatıyla da ayrıca sorumlu olmayı kabul ve taahhüt ettiği"nin yazılı olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 586 ncı maddesinde düzenlendiği üzere davalının hem ipotek veren üçüncü kişi hem de müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğu, banka ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yaptığı takipler sonucu tahsilatlar yapmış ise de bankanın davalının kişisel kefaleti nedeniyle tahsilde tekerrür olmamak üzere icra takibi yapması mümkün olup ipoteğin paraya çevrilmesi infaz aşamasında borç tutarını belirlemek yönünden sonuca etkili olacağından İlk Derece Mahkemesinin hatalı değerlendirme ve çelişkili gerekçe ile davanın reddine ilişkin kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ve davacının takip tarihi itibariyle yeniden alınan ek raporla talep ettiği asıl alacak tutarı kadar alacaklı olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kabulüne ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairemizin 23.06.2021 tarihli ve 2020/5082 E., 2021/5321 K. sayılı kararı ile davalının genel kredi sözleşmesine kefil olmayıp ipotek resmi senediyle kredi borcuna kefil olduğu, ipotek akit tablosunun 1 inci maddesinden teminatın, aynı zamanda ipotek verenin kefil sıfatıyla imzalamış olduğu ve kefaletten kaynaklanan borçlarının da teminatı olarak verildiğinin anlaşıldığı, bu durumda davacı alacaklının rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıp sonuçlandırmadan kefile gidemeyeceğinin açık olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince uyuşmazlığın yukarıda açıklandığı şekilde değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 45 inci maddesine göre alacaklının rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıp sonuçlandırmadan kefile gidemeyeceği, somut olayda, davaya konu ilamsız icra takibinin yapıldığı tarih itibariyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takibin henüz sonuçlanmamış olduğu, İlk Derece Mahkemesince davanın, takip şartı gerçekleşmeden takibe geçildiğinden bahisle reddi gerekirken takip tarihi itibariyle alacak bulunmadığı gerekçesiyle reddinin doğru olmadığı, davalı yanın kötü niyet tazminatı talebine gelince, dosyada mübrez bilirkişi raporuna göre davacı bankanın takip tarihi itibariyle alacaklı olduğu, ancak davalı hakkında yapılan takipte usulen hata yapıldığı, bu nedenle davacının kötü niyetli addedilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın ve davalı yanın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının da aralarında bulunduğu kişiler aleyhine başlatılan ipotek takibinde, davalının ipotekli taşınmazın satışını engellemek için müvekkili bankaya 15.01.2015 ve 21.01.2015 tarihlerinde iki kalem hâlinde ipotek bedeli olan 340.000,00 TL tutarında ödeme yaptığını, bu suretle ipotek bedeli tahsil edildiği gibi davalının talebi üzerine taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğin de kaldırıldığını, müvekkili bankanın belirtilen işlemlerden, başka bir deyişle ipotekli takibi bu şekilde sonuçlandırdıktan sonra bakiye borcun tahsili için aynı zamanda kefil olan davalı hakkında ilamsız icra takibi başlattığını, bu nedenle somut olayda 2004 sayılı Kanun'un 45 inci maddesinin uygulanamayacağını, zira davalı hakkında ilamsız icra takibinin başlatıldığı tarihte ipotek teminatının ortadan kalktığını, müvekkilinin olmayan ipotek için takip başlatmasının mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı aleyhine kötü niyet tazminatına ve istinaf aşamasında duruşma açılmasına rağmen müvekkili lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 2004 sayılı Kanun'un 45 inci maddesinin somut olaya uygulama kabiliyeti bulunup bulunmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesinin kötü niyet tazminatı ve vekâlet ücreti hakkındaki takdirinin isabetli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 45 inci maddesi.

  1. Değerlendirme

1.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının aşağıda belirtilen husus dışında bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki paragraf dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Bölge Adliye Mahkemesince, duruşma açılmak suretiyle inceleme yapıldığı hâlde davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 2 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

  2. Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadankararcevapistinaftemyizyargılamareddidavanınkararımahkemesireddinederecebozulmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:32:06

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim