Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/4009

Karar No

2022/9317

Karar Tarihi

21 Aralık 2022

MAHKEMESİ: ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 17.02.2021 tarih ve 2019/167 E. 2021/47 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 20.12.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı, Karbims Madencilik İnş. Nakl. Taah. Haf. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin %25 hissesi kendisine ait iken eşinin işlerinin bozulması ve borçlarının bir hayli fazla olması nedeniyle hissesini davalıya şeklen devrettiğini, taraflar arasında hisselerin inançlı işlemle devredilmesi ile ilgili 01.04.2013 tarihinde limited şirket hisse devri sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmeye göre istediği zaman hissesini geri alabileceğini, geri almak iradesi davalıya bildirildiği halde davalının iade etmediğini, bilgisi dışında hisse devir işleminden 16 gün sonra bankadan, muvazaalı hisse devrinde hisse bedeli olarak gösterilen 300.000. TL'nin banka hesabına giriş çıkış işleminin yapıldığını ileri sürerek Karbims Madencilik İnşaat Nakliye Taahhüt Hafriyat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin davalı adına olan %25 hisse kaydının iptali ile adına tescilini, bu talep kabul edilmez ise HMK'nın 107. maddesi gereğince şimdilik 500.000. TL'nin 23.04.2013 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faiz oranı ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, hisse devri sözleşmesinden sonra davacı tarafından para talep edildiğinden davacıya 300.000. TL'nin banka aracılığı ile ödendiğini, davacının kendi muvazaasına dayanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 01.04.2013 tarihli Limited Şirket Hisse Devri Sözleşmesinde davacının 3. madde ile şirketteki %25'lik hissesini davalıya devrettiği, 4. maddesinde, istedikleri zaman hisse oranını geri alabileceği, bu konuda hisseyi devreden, hisseyi devralana hisseyi geri almaya yönelik iradesini noter ihtarnamesi ya da iade i taahhütlü mektup ile bildirdiği andan itibaren on iş günü içinde hisseyi devralan hisseyi devreden %25'lik hissesini geri iade edeceği, aksi halde şirketin o günkü rayiç bedelinden %25 alma hakkına sahip olacağı yönünde düzenlemenin yer aldığı, akdedilen adi yazılı sözleşmenin hemen akabinde 02.04.2013 tarihinde noterde düzenlenen hisse devir sözleşmesine göre, davacının 3.000 adet payına karşılık olarak 300.000. TL bedel karşılığında payını davalıya devrettiği, 300.000. TL'yi davalıdan nakden ve tamamen aldığını beyan ettiği, pay devrinin adi yazılı sözleşme ile geçerlilik kazanmayacağı, kanun hükmü uyarınca noterce sözleşmenin onaylanması gerektiği, taraflarca sözleşmenin onaylatılmayıp düzenleme şeklinde yeniden sözleşme yapıldığı, yeni yapılan noterde düzenlenen senedin bir önceki adi yazılı senet geçerli bir sözleşmeyi ihtiva ediyor olsaydı bile, işbu noter senedi ile adi yazılı sözleşmenin geçersiz kılındığı, kimsenin kendi muvazaasına dayanamayacağı, davacının taraf olarak yer aldığı sözleşmenin muvazaalı olduğu yönündeki iddiasının dinlenemeyeceği, muvazaalı olduğuna yönelik davacının noter senedinin aksini ispat edecek şekilde daha güçlü bir başka yazılı belge ibraz edemediği, davalının sözleşmede belirtilen miktarı yatırdığı, paraların davacı tarafından çekildiğine dair ıslak imzalı dekontların bulunduğu, yazılı belgeler ile tespit edilmiş olan bu durumun aksinin ancak yine yazılı belge ile ispat edilebileceği, davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, inançlı işlemle davalıya devredildiği iddia olunan limited şirket hisselerinin iadesi, olmadığı takdirde hisse bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı, Karbims Madencilik İnş. Nakl. Taah. Haf. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin %25 hissesini inançlı işlemle davalıya devrettiğini, bunun için önce 01.04.2013 tarihli “Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi” imzalandığını, 02.04.2013 tarihinde de resmi devir sözleşmesinin düzenlendiğini, sözleşmelerin ve banka işlemlerinin dışarıya karşı devir izlenimi vermesi için ve davalıya güvenilerek yapıldığını, hisse devirleri karşılığında bir hisse bedeli almadığını iddia etmiştir.

HGK’nın 14.11.2019 gün, 2017/1 1254 Esas 2019/1197 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, inanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan, onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı muamelenin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın, inanılan tarafından inanana geri verme (iade) şartlarını içeren borçlandırıcı bir muameledir. Bu sözleşme, taraflarının hak ve borçlarını kapsayan bağımsız bir akit olup, alacak ve mülkiyetin naklinin hukuki sebebini teşkil eder. İnançlı işlemin taraflarını, inanan ve inanılan oluşturur. Bir hakkı ya da nesneyi, güvendiği bir kişiye inançlı olarak devreden kimseye “inanan” adı verilir. Devredilen hak veya nesneyi, kendisine ait bir hak olarak kendi yararına, doğrudan doğruya ve dolaylı olarak kullanan kişiye de “inanılan” denir. İnananın, inanılana inançlı olarak kazandırdığı hak ya da nesne ise “inanç konusu şey” olarak nitelenir. İnançlı bir işlemde, kazandırıcı işlemin tarafları ile borç doğuran anlaşmanın tarafları aynıdır. İnançlı işlemde inanılan, hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hak veya nesneyi tekrar inanana (veya onun gösterdiği üçüncü kişiye) devretmeyi yüklenmektedir. İnançlı işlem, kazandırmayı yapan kişiye yani inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşmedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.

Taraflar arasında dava konusu 01.04.2013 tarihli “Limited Şirket Hisse Devri Sözleşmesi”nin imzalandığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmayıp anılan sözleşmede, davacının ve dava dışı Sinan’ın şirketteki hisselerinin davalı ile dava dışı Tuncay’a devredildiği, devredenlerin istediği zaman devralanlardan hisse oranını geri alabilecekleri, bu konuda devredenin devralana hisseyi geri almaya yönelik iradesini noter ihtarnamesi ya da iadeli taahhütlü mektupla bildirdiği andan itibaren 10 iş günü içinde devralanın devredenin hissesini iade edeceği, aksi halde şirketin o günkü rayiç bedelinden %25 değerini alma hakkına sahip olduğu kararlaştırılmıştır. Anılan sözleşme bu haliyle tarafların inançlı işlem iradesini gösteren bir belge niteliğindedir.

Dairemizin 11.04.2019 tarih ve 2017/3187 Esas 2019/2869 Karar sayılı ilamında hisse devir bedelinin ödenip ödenmediği ile ilgili olarak, tarafların tüm delilleri toplandıktan sonra banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davacının iddia ettiği gibi davalı hesabından davacı hesabına yapılan ödemelerin gerçek bir ödeme olup olmadığı, ödendiği belirtilen 203.000. TL'nin davalı hesabına geri dönüp dönmediği hususları yeterince açıklığa kavuşturulmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmeyerek mahkeme kararı bozulmuştur.

Alınan bilirkişi raporuna geçirilen davalının banka hesap hareketlerine göre 17.04.2013 tarihinde saat 17:52:43 ila 17:53:42 saatleri arasında dört ayrı işlemle kasadan nakit yatan açıklaması ile 170.000. TL yatırdıktan sonra 17:56:08 ila 17:59:38 saatleri arasında davacının hesabına toplamda 203.000. TL havale yaptığı, saat 18:11:15’te yine kasadan nakit yatan açıklaması ile kendi hesabına 33.000. TL yatırdığı, böylece bakiyenin bu işlemlere başlamadan önceki hale geldiği, 18.04.2013 tarihinde de saat 09:19:35’te kasadan nakit yatan açıklaması ile davacı hesabına 170.000. TL yatırıldığı, bu haliyle davalının hesabından davacı hesabına havale edilen 203.000. TL’nin aynı tutarda davalı hesabına geri döndüğü, saat 12:24:54 ve 12:30:21’de davacı hesabına toplamda 97.000. TL havale edildiği anlaşılmaktadır.

Tarafların da imzaladığı 01.04.2013 tarihli sözleşme, davalının banka hesabı hareketleri ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde tarafların gerçekte hisse devri amacıyla hareket etmediğinin, işlemlerin fiktif olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, 6098 sayılı TBK’nın 19. maddesi uyarınca borçlunun, yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış olan üçüncü kişiye karşı, bu işlemin muvazaalı olduğu savunmasında bulunamayacaksa da bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradelerinin esas alınacağı, yukarıda anılan Hukuk Genel Kurulu kararında da ifade edildiği gibi inançlı işlemin, kazandırmayı yapan kişiye yani inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşme olduğu, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesinin istenebileceği nazara alınarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 21.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:51:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim