Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/5142

Karar No

2022/9253

Karar Tarihi

20 Aralık 2022

MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 31.05.2018 tarih ve 2014/816 E 2018/578 K. sayılı kararın asıl davada davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.03.2021 tarih ve 2019/1026 E 2021/355 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi asıl davada davacı ... vekili ile davalı TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin

süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, 12/05/2008 tarihli Pay Satım ve Devir Sözleşmesi ile müvekkillerinin sahip olduğu şirketlerdeki tüm paylarını şirketin mal ve haklarıyla birlikte davalılara satıp teslim ettiklerini, sözleşmenin 7. 1. maddesi gereğince bir kısım ekipmanın sözleşme kapsamı dışında tutulduğunu, davalı tarafın sözleşme kapsamı dışında tutulan ekipmanları müvekkillerine teslim edilmediğini ileri sürerek sözleşme kapsamı dışında tutulan menkullerin davacılara teslimine, bunun mümkün olmaması halinde rayiç bedellerinin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesine talep etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili, müvekkili şirketin işletmiş olduğu Kanal Biz adlı TV kanalının yayının davalı şirketçe, sözleşmeye aykırı şekilde, haksız ve mesnetsiz olarak kesilmesi sebebiyle uğranılan maddi zararın tazmini bakımından şimdilik davalı şirketten 100.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, taraflar arasında 12/05/2008 tarihli sözleşmede adları yazılı şirketlerin davacılara ait paylarının tüm hak, alacak ve mal varlığının yönetim hak ve yetkisiyle birlikte müvekkillerince satın alındığını, sözleşme gereği tüm edimlerin yerine getirildiğini, sözleşme hükümleri dikkate alındığında davacıların ileri sürdüğü sözleşmenin 7.1. maddesindeki ekipmanların da devir bedelinin içinde olduğunun, bunun aksine bir yükümlülüklerinin olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, 12/05/2008 tarihli sözleşmeye göre; sözleşmenin tüm davacılar ve davalılar tarafından birlikte imzalandığı, hak ve yükümlülüklerin müşterek olduğu, hiçbir tarafa tek tek veya belli bir paya göre hak ve yükümlülük yüklenmediği, birlikte imzalanan ve hak ve yükümlülükler konusunda pay ayrımı yapılmaksızın düzenlenen sözleşme hükümlerinin ifasının yine sözleşmenin tüm taraflarınca talep edilmesi ve bu nitelikteki talepler ve tüm taraflar hakkında tek bir kararın verilmesi gerektiği, davacıların dayandığı sözleşmeye göre, talep hakkında tek bir karar verilmesi zorunlu olduğundan, davacılar arasında HMK'nın 59.madde uyarınca maddi bakımdan zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu, asıl davanın karar başlığında adları yazılı gerçek kişilerce birlikte açıldığı, yargılama devam ederken ... dışındaki diğer 4 davacının 04/07/2011 tarihinde verdikleri dilekçe ile davadan feragat ettikleri, bu durumda birlikte asıl davayı açan mecburi dava arkadaşlarından feragat edenlerin, davaya muvafakatlarının kalmadığı, asıl davaya ilişkin baştan bulunan aktif husumet ehliyeti, dava devam ederken ortadan kalktığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın aynı sözleşmeden doğması ve istemin de bölünümez nitelikte talep edilmesi nedeniyle maddi bakımından zorunlu dava arkadaşlığının bir sonucu olarak, feragat eden davacılar yönünden ayrı, feragat etmeyen davacılar yönünden ayrı bir karar vermek de olanaklı olmayacağından aktif husumet yokluğu nedeniyle asıl davanın reddi gerektiği, birleşen dava yönünden ise; yargılama devam ederken getirtilen ve incelenen ticaret sicil kayıtlarına göre; birleşen dava davalısı ...Radyo Televizyonculuk A.Ş'nin 09/10/2015 tarihinde sicilden terkin edildiği, davacı ... Televizyon Yayın Hizmetleri A.Ş'nin 24/08/2016 tarihinde 670 sayılı KHK ile sicilden terkin edildiği, bu hali ile birleşen davadaki her iki tarafın tüzel kişiliklerinin sona erdiği, dolayısı ile taraf ehliyetlerinin kalmadığı gerekçesiyle asıl davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleşen davanın, dava ehliyeti dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Karar, asıl davada davacı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davaya konu 12/05/2008 tarihli Pay Satım ve Devir Sözleşmesinin 1.ci maddesinde sözleşmenin taraflarının düzenlendiği, satıcıların asıl dava davacıları, alıcıların ise asıl dava davalılarından ATP İnşaat....A.Ş., ..., ..., ..., ... olduğu, sözleşmenin 7.1 Maddesinde;''...İşbu devir bedeli şirketlerin yayıncısı olduğu yayın organlarının tüm ekipmanları (Eurotürk adlı uydu TV. Kanalının yayın yapabilmesi için gerekli olan ve ekteki listede belirtilen ekipman listesinde belirtilenler hariç ), 3 adet naklen yayın araçları ve ekipmanları, tüm şehirlerde özellikle ANKARA Stüdyoları tüm ekipmanları ile birlikte, radyo ile ilgili tüm ekipmanları , tüm karasal vericiler ve Türkiye'de muhtemel sayısal yayıncılığa geçildiği taktirde Dijital Karasal Platform olan ''Dijital Karasal Yayın A.Ş.'' hisseleri karşılıksız olan alıcılara devredilmesi taahhütlerini kapsamaktadır,'' hükmünün düzenlendiği, sözleşmenin Satıcılar ile İlgili Beyan ve Tekeffüller Başlıklı 4.1. Maddesinde;'' Satıcılar, işbu sözleşme tarihi itibariyla aşağıda yer alan hususları Alıcılar'a müştereken ve müteselsilen beyan ve tekeffül ederler,'' şeklinde düzenlendiği, Sözleşmenin Şirketler ile İlgili Beyan ve Tekeffüller Başlıklı 4.2. Maddesinde; Satıcılar, işbu sözleşme tarihi itibariyla Şirketlerle ilgili aşağıda yer alan ilgili hususları Alıcılar'a ayrıca müştereken ve müteselsilen beyan ve tekeffül ederler, hükmünün düzenlendiği, davacı ile davadan feragat eden diğer davacıların taraflar arasında imzalanan 12/05/2008 tarihli pay satımı ve devir sözleşmesi ile tüm davacılar ile davalıların müştereken ve müteselsilen birlikte sözleşmeyle kararlaştırılan alacağa hak kazanıp edim borcu yüklendikleri, tarafların edim borcunun bir paya veya paydaşa özgülenmediği, dolayısıyla hissesi devredilen şirket mallarından hissessini devreden tüm davacı ortakların talep hakkı bulunduğu, kayden ve hukuken ortak olup feragat eden diğer davacıların aslında fiilen çalışan olup ortak olmadıkları yönündeki istinaf eden davacı iddiasının, şirket ve ticaret sicili kayıtları, davaya dayanak olan sözleşme ve davanın mahiyetine göre dinlenmesi mümkün görülmediği gibi HMK'nın 357. maddesi uyarınca bu iddiaya ilişkin ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp ibraz edilmeyen delillerin istinaf aşamasında incelenmesi mümkün olmadığından ve davacılar arasında davadaki talebin içeriği ve davaya dayanak olan sözleşme kapsamına göre, davacılar arasında HMK'nın 59.madde hükmü gereği zorunlu dava arkadaşlığı bulunup diğer davacıların davadan feragat ile görülen davanın yargılamasına izin ve icazetlerinin kalmadığı anlaşıldığından, davaya devam eden davacının münhasıran kendi pay devrine ilişkin tasarrufuna ilişkin olmayan davadaki talep olunan alacağın sadece kendisine ödenmesi talep etmesi ve bu doğrdultuda tek başına yargılamayı sürdürmesinin mümkün olmadığı ve mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacılardan ...'ın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1 b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, asıl davada davacı ... vekili davalı TMSF vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

1 Asıl Dava, 12.05.2008 tarihli Pay Satım ve Şirket Hisselerinin Devri Sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince sözleşmenin tüm davacılar ve davalılar tarafından birlikte imzalandığı, hak ve yükümlülüklerin müşterek olduğu, hiçbir tarafa tek tek veya belli bir paya göre hak ve yükümlülük yüklenmediği, birlikte imzalanan hak ve yükümlülükler konusunda pay ayrımı yapılmaksızın düzenlenen sözleşme hükümlerinin ifasının yine sözleşmenin tüm taraflarınca talep edilebileceği, davacılar arasında HMK'nın 59.madde uyarınca maddi bakımdan zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu, yargılama devam ederken ... dışındaki diğer 4 davacının 04/07/2011 tarihinde verdikleri dilekçe ile davadan feragat ettikleri, bu durumda birlikte asıl davayı açan mecburi dava arkadaşlarından feragat edenlerin, davaya muvafakatlarının kalmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın aynı sözleşmeden doğması ve istemin de bölünemez nitelikte talep edildiği gerekçesiyle asıl davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, karar, asıl davada davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Asıl davadaki davacıların çatı şirket olan davalı ... Televizyon Yayın Hizmetleri Anonim Şirketi’ndeki hisselerini davalı gerçek kişiler ile Atp.. AŞ.’ye devredildiği, her bir davacı gerçek kişinin devredilen şirkette ayrı ayrı pay sahibi oldukları, bunlardan halen davaya devam eden davacı ...’ın ise devredilen şirketin %99,96 hissesine sahip olduğu ileri sürüldüğünden, öncelikle devir öncesi şirketteki hissedarların son pay oranlarına yönelik Ticaret Sicil Müdürlüğünden ilgili belge ve kayıtların getirtilerek davacın ...’ın pay oranları belirlenmesi, davacıların her birinin ayrı pay sahibi olması nedeniyle hisse devir sözleşmesine istinaden kendi hisseleri oranında talepte bulunabileceği ve davacılar arasında HMK m. 59 uyarınca mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığı hususları dikkate alınarak işin esasına girip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davacılar arasında mecburi dava arkadaşlığı olması gerekçesiyle asıl davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın asıl davada davacı ... yararına bozulması gerekmiştir.

2 Bozma sebep ve şekline göre, davalı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı ... vekilinin İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi karar BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı TMSF vekilinin temyiz istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden asıl davada davacı ...'a iadesine, 20.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ankara

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:52:34

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim