Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/5324
2022/9250
20 Aralık 2022
MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21.03.2019 tarih ve 2017/276 E. 2019/154 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 22.04.2021 tarih ve 2019/1350 E. 2021/596 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kurulduğu 1963 yılından beri döneminin şartlarına ve tercihlerine uygun konut projeleri ürettiğini ve 90'lı yıllardan itibaren hem kent için hem de kent çevresinde gelişmekte olan yeni yerleşim birimlerinde önemli projelere imza attığını, davalı tarafa ait 2015/46779 numaralı “İBRAHİM DUMANKAYA HOLDING DKY KENTSEL” ibareli marka başvurusunun, müvekkiline ait "DUMANKAYA" ibareli marka ile iltibas yaratacak şekilde benzediğini, müvekkiline ait “DUMANKAYA” ibaresinin itiraza konu başvuruda aynen yer aldığını, başvuruda esas unsurun "DUMANKAYA" ibaresi olduğunu, markaya getirilen "İbrahim" ve "Holding" ibarelerinin markaya herhangi bir ayırt edicilik katmadığını, davalı yanın "DUMANKAYA" ibaresini tescil ettiremeyeceğini anlayınca anılan ibarenin sessiz harflerinden oluşan (2014/60397 "DMNK", 2014/60369 "DMKY", 2014/60386 "DMNKY") üç marka başvurusunda bulunduğunu, gelen bilirkişi raporlarında bu ibarelerinin müvekkili markası ile iltibas yarattığının ve kötüniyetli olduğunun vurgulandığını, davalı şirketin yetkililerinden olan İbrahim Dumankaya’nın müvekkili şirketten ayrılırken adı ve soyadını içeren 2010/04415 sayılı "İBRAHİM DUMANKAYA" ibareli markanın kendisine devredilmesini rica ettiğini, bunun üzerine müvekkili firmanın iyiniyetle markayı devrettiğini, davalı tarafın ise müvekkili ile aralarında olan marka devir sözleşmesini kullanarak, haksız ve kötüniyetli olarak, müvekkili firmaya ait "DUMANKAYA" ibaresini tescil ettirmeye ve kullanmaya çalıştığını, fakat bu devrin kesinlikle başvuru sahibine veya İbrahim Dumankaya’nın kuracağı herhangi bir şirkete "DUMANKAYA" ibaresini kullanmasına müsaade ettiği anlamına gelmediğini, bu açıdan başvurunun kötüniyetli olduğunun anlaşılacağını, somut olayda davaya konu “İBRAHİM DUMANKAYA HOLDİNG DKY KENTSEL” ibareli markanın müvekkili markası ile iltibas yaratacak şekilde benzer bulunduğunu, buna rağmen müvekkilinin başvuruya itirazının, diğer davalının 23.06.2017 tarih ve 2017 M 5006 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak kısmen kabul edildiği ve başvuru kapsamından 35/02, 03, 04, 05; 36/02, 03, 04; 37/02, 03, 04, 05, 06, 07, 08, 09, 10, 11, 12, 13 alt gruplarında yer alan hizmetlerin çıkartıldığı, ancak diğer emtia yönünden, başvuru sahibi adına 2010/04415 sayı ile tescilli "İBRAHİM DUMANKAYA" markasının tescil kapsamında bulunması göz önüne alındığında, itiraza konu hizmetlerde başvuru sahibinin kazanılmış hakkının bulunduğu gerekçesiyle itirazlarının reddedildiğini ileri sürerek, davalı Türkpatent YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kurum vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, İbrahim Dumankaya Holding kurucusu ve başkanı olan İbrahim Dumankaya’nın 1963 yılında "Dumankaya" markası ile inşaat sektörüne girdiğini, 2013 yılında yeniden yapılanma için İbrahim Dumankaya Holding’i kurduğunu ve “Dumankaya Yapı Malzemeleri San. ve Tic. A.Ş.”, “DKY İnşaat ve Gayrimenkul Yatırım A.Ş.” ve “DKY Sigorta A.Ş.” şirketlerini İbrahim Dumankaya Holding çatısı altında birleştirerek yoluna devam ettiğini, "İBRAHİM DUMANKAYA" markasının tanınan ve bilinen bir marka olduğunu, müvekkili şirket ve İbrahim Dumankaya Holding bünyesinde bulunan DKY İnşaat ve Gayrimenkul Yatırım A.Ş.’nin “İBRAHİM DUMANKAYA” ve “DKY” markasından türetilmiş birçok markasının bulunduğunu, müvekkilinin başvurusunun davacı yanın "DUMANKAYA" markasını hiçbir şekilde çağrıştırmadığını, markanın telaffuzu, görünüşü, kavramsal anlamının birbirlerinden farklı olduğunu, müvekkili şirkete ait TÜRKPATENT nezdinde tescilli 2010/04415 sayılı “İBRAHİM DUMANKAYA” markasının bulunduğunu, müvekkilinin bu markayı “ALİ DUMANKAYA” markası ile beraber davacı şirketten noterden yapılan sözleşme ile devraldığını, bu nedenle söz konusu “İBRAHİM DUMANKAYA” ibaresi üzerinde müvekkili şirketin eskiye dayalı kullanım hakkının bulunduğunu ve gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkilinin hiçbir şekilde “Dumankaya” markasını kullanma niyetinde olmadığını, ticari hayatına “İbrahim Dumankaya” ve “DKY” markaları ile devam ettiğini, davacı yanın "DUMANKAYA" ibaresi üzerinde tekel hakkının mevcut olmadığını, müvekkili markasının "İBRAHİM DUMANKAYA" ibareli olduğunu ve devir sözleşmesi ile devraldığı “İbrahim Dumankaya” ibaresini içerdiğini, davacı yanın kötüniyet iddiasının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı başvurusunda markanın ayırt ediciliğini üzerinde toplayan esaslı unsurların "DUMANKAYA" ve "DKY" kelimeleri olduğu, davacının itiraza mesnet markalarının da çeşitli biçimlerde yazılmış, tali şekil ve kelime unsurları ile kombine edilmiş "DUMANKAYA" ibaresinden oluştuğu, davacı markalarında da ayırt ediciliği üzerinde toplayan esaslı unsurun "DUMANKAYA" kelimesi olduğu, markalarda yer alan “DUMANKAYA” ortak ibaresinin, herhangi bir anlamı ya da çağrışımı olmayan, ayırt ediciliği yüksek bir marka işareti bulunduğu, davacı markalarının münhasıran esaslı unsuru olan "DUMANKAYA" kelimesinin, davalı marka başvurusunda da aynen yer aldığı, davalı markasındaki “İBRAHİM” ve “DKY” ibarelerinin dahi bu benzerliği ortadan kaldırmadığı, çekişme konusu olan tüm hizmetlerin, davacının itiraza mesnet markaları kapsamında da bulunduğu, yani davalı marka başvurusunun ve davacı markalarının emtia listelerinin, çekişmeli hizmetler itibariyle aynı/aynı tür hizmetlerden oluştuğu, bu sebeple de 556 sayılı KHK 8/4 maddesinin somut olaya tatbikine lüzum görülmediği, ancak markanın tanınmış olmasının iltibası artıran bir unsur olarak değerlendirildiği, davalının müktesep hakka dayanak teşkil ettiğini ileri sürdüğü 2010/04415 sayılı markasının 04.11.2011 tarihinde davacı şirket adına tescil edildiği ve 20.05.2013 tarihinde ise davalı şirkete devredildiği, bu bağlamda gerek tescil tarihi gerekse de devir iradesi uyarınca "İBRAHİM DUMANKAYA" ibaresinin davalıya ait olduğu konusunda taraflar arasında bir çekişmenin bulunmadığı, çekişme konusu “35.Sınıf: 35/01 Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri. 36. Sınıf: 36/01 Sigorta hizmetleri. 37. Sınıf: 37/01 İnşaat hizmetleri, inşaat araç gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri”, davalının 2010/04415 sayılı "İBRAHİM DUMANKAYA" ibareli markasının kapsamında yer aldığı, ancak dava konusu başvuruda davalının markaya farklı kelime unsurları ekleyerek, önceki tescilli markadan uzaklaştığını, ayrıca önceki tescilli marka kapsamındaki hizmetler yönünden uzun süreli birlikte eş zamanlı kullanıma dair dosyaya herhangi bir delilin sunulmadığı, önceki tescilli markanın kullanımının ispat olunamadığı, bu nedenle müktesep hak iddiasının kabul edilmediği, kötü niyet iddiası konusunda da davalının eylemli kullanımının somut olayda kötüniyetli tescile işaret etmeyeceği, öte yandan davacı markalarının hiçbirinde 1961 sayısının yer almadığı, bu bağlamda dava konusu markanın, davacı markaları ile bu sayı dolayısıyla ilişkilendirilmesinin mümkün görülmediği, dolayısıyla davalının kötüniyetli olduğu iddiasının da davacı tarafça bu iki neden çerçevesinde ispatlanamadığı gerekçesiyle YİDK iptal talebi yönünden davanın kabülü ile Türkpatent YİDK'nın 23/06/2017 tarih 2017 M 5006 sayılı kararının, davacının itirazının reddiyle ilgili kısım yönünden ''35/01 reklamcılık pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri 36/01 sigorta hizmetleri 37/01 inşaat hizmetleri inşaat araç ve gereçlerinin ve iş makinalarının kiralanması'' hizmetleri yönünden iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlükle ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalı Kurum vekili ile davalı şirket tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalı şirketin başvurusunun kapsamında kalan ve çekişme konusu olan 35/1, 36/1 ve 37/1. sınıf tüm hizmetlerin, davacının itiraza mesnet markaları kapsamında da aynen yer aldığı, yani davalının marka başvurusu ile davacı markalarının çekişmeli hizmetler itibariyle aynı/aynı tür hizmetlerden oluştuğu, davalı Şirketin devraldığı davacıya ait 2010/04415 sayı ile tescilli “İBRAHİM DUMANKAYA” ibareli markanın, düz yazıdan ibaret olup, hepsi aynı büyüklük ve biçimdeki harflerden oluştuğu, davalı Şirketin bu markaya dayanarak davacıya ait olduğunu bildiği "DUMANKAYA" ibaresini ön plana çıkaracak şekilde herhangi bir marka veya tasarım tescilinde bulunmasının mümkün olmadığı Dairemizin 15.04.2019 tarih ve 2018/1298 E. 2019/2923 K., 20.01.2020 tarih ve 2019/2626 E. 2020/529 K., 20.01.2020 tarih ve 2019/2631 E. 2020/550 K. sayılı kararlarının da bu yönde olduğu, davalının 2010/04415 sayılı "İBRAHİM DUMANKAYA" ibareli markasının 04.11.2011 tarihinde tescil edildiğinden, 29.05.2015 tarihli işbu dava konusu başvuru markası bakımından davalı yararına kazanılmış hak yaratmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı şirket ve davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1 b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı Kurum vekili ile davalı Şirket vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, davacı adına daha önceden tescilli “DUMANKAYA” ibaresini içeren çok sayıda markaya dayalı olarak davalının “İBRAHİM DUMANKAYA HOLDİNG 1961 DKY KENTSEL” ibareli marka başvurusuna itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince, davalının müktesep hakka dayanak teşkil ettiğini ileri sürdüğü 2010/04415 sayılı markasının 04.11.2011 tarihinde davacı şirket adına tescil edildiği ve 20.05.2013 tarihinde ise davalı şirkete devredildiği, bu bağlamda gerek tescil tarihi gerekse de devir iradesi uyarınca "İBRAHİM DUMANKAYA" ibaresinin davalıya ait olduğu konusunda taraflar arasında bir çekişmenin bulunmadığı, çekişme konusu 35., 36.,37. sınıf mal ve hizmetlerin davalının 2010/04415 sayılı "İBRAHİM DUMANKAYA" ibareli markasının kapsamında yer aldığı, ancak dava konusu başvuruda davalının markaya farklı kelime unsurları ekleyerek, önceki tescilli markadan uzaklaştığını, bu nedenle müktesep hak iddiasının kabul edilmediği, öte yandan davacı markalarının hiçbirinde 1961 sayısının yer almadığı, bu bağlamda dava konusu markanın, davacı markaları ile bu sayı dolayısıyla da ilişkilendirilmesinin mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekillerinin ayrı ayrı istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince, davalıya ait 2010/4415 sayılı markanın, davaya konu başvuru yönünden müktesep hak teşkil etmeyeceği kabul edilmiş ise de, 2010/4415 sayılı markanın davacı tarafça davalıya devredildiği ve başvuru markasıyla tescil kapsamlarının aynı olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça 20/05/2013 tarihli 2010/4415 sayılı markasını devir sözleşmesi ile devrettikten sonra davalının aynı asıl unsurları kullanarak seri marka oluşturmak amacıyla yeni başvuruda bulunması kazanılmış hakkı olup, davacının davalıya ait davalı başvurusuna itiraz edip hükümsüzlük istemesinin Medeni Kanun 2. maddeye göre “çelişkili davranış yasağına” aykırı olduğu (bknz. Dairemizin 23.02.2021 tarih, 2020/1417 Esas, 2021/1610 Karar sayılı ilamı), davalının başvurusunda önceki markasına “HOLDİNG 1961 DKY KENTSEL” ibaresini eklemesinin de daha önceden davacılar adına bu ibareleri konu alan herhangi bir marka tescilinin bulunmaması nedeniyle davacının tescilli markalarına yanaşma olarak da değerlendirilemeyeceği kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulü doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekili ile davalı Dumankaya Yapı Malzemeleri San. Tic. A.Ş. vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 20.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:52:34