Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/8993
2022/8428
28 Kasım 2022
MAHKEMESİ: FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08.06.2016 tarih ve 2015/220 E. 2016/186 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin CEZVEKAHVE ibaresini de içerir 2012/6349, 2014/4318 ve 2014/4314 sayılı tasarım tescillerinin sahibi olduğunu, müvekkilinin 26.02.2014 tarihinde "KEYİFMOLASI CEZVEKAHVE www.cezvekahve.com+şekil" ibareli 30, 32, 35 ve 43.sınıftaki hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2014/16578 kod numarası verilen başvurunun Resmî Marka Bülteni'nde yayımlandığını, bunun üzerine davalı şirketin CEZVE ibareli 43.sınıf hizmetleri içeren 15.08.2011/66428 sayılı markasına dayanarak başvurunun reddi istemiyle itirazda bulunduğunu, itirazın Markalar Dairesi tarafından kabul edilerek müvekkili başvurusunun 43.sınıf hizmetler için reddedildiğini, bu karara karşı itirazlarının nihai olarak reddeden YİDK'in 2015/M 2326 sayılı kararının hukuka uygun olmadığını, başvuru konusu işaretle redde mesnet alınan markaların bütünsel olarak analizinde görsel, sescil, biçimsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzer olmadığını, redde mesnet markanın kötüniyetle tescil edilmiş, kullanılmayan bir marka olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kurum vekili, işlemlerin hukuka uygun olduğunu, anlamsal, görsel ve sescil olarak başvuru konusu işaret ile redde mesnet markaların bıraktığı genel izlenimin aynı olduğunu, zira asıl ve ayırt edici unsurun CEZVE ibaresi tarafından temsil edildiğini, kapsamlarındaki hizmetlerin de aynı olduğunu, iltibas doğmasının kaçınılmaz olduğunu, başvuru konusu işaretle davalı markalarının aynı genel izlenimi bıraktığını, diğer unsurların yeteri derecede farklılık yaratmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, redde mesnet markanın "CEZVE" ibareli olduğu, bu markanın asıl ve ayırt edici unsurunun CEZVE ibaresinden oluştuğu, başkaca bir unsur ihtiva etmediği, davacının başvurusunun da "KEYİFMOLASI CEZVEKAHVE www.cezvekahve.com+şekil" ibareli olduğu, başvuru konusu işarette CEZVE ibaresinin asıl ve ayırt edici unsur olduğu, ilk bakışta göze çarpan unsur olduğu, KEYİFMOLASI ve www.cezvekahve.com ibaresinin okunamayacak kadar küçük yazıldığı, kahve ibaresindeki “V” harfinin içerisinden buhar tüten dumanı simgeleyen fincan biçiminde, cezve ibaresinin kırmızı, v harfi hariç kahve ibaresinin de siyah biçimde yazılmış olmasının ayırt edicilikte bir etkinliğinin bulunmadığı ve ayırt ediciliğe bir katkısının bulunmadığı, redde mesnet marka ile başvuru konusu işaretin aynı veya benzer anlamsal, sescil ve görsel etkiyi bıraktıkları, zira başvuruda yer alan diğer unsurların, iki işaret arasında farklı bir anlamsal, görsel ve sescil etki bırakmadığı, bütünsel olarak bıraktıkları izlenimin bu marka ve işaretlerin birbirleriyle ilintili oldukları yönünde kanaat oluşturduğu, farklılıkların markalar ile başvuru konusu işaret arasındaki benzerliğin etkilerini geri plâna itmeye yeterli olmadığı, redde mesnet alınan markanın 43.sınıftaki hizmetleri içerdiği, başvuru konusu işaretin de 43.sınıftaki hizmetler için reddedildiği, yani her iki markanın aynı tür hizmetleri içerdikleri, bir markanın korunmasının kullanım şartına bağlı olmadığı, kaldı ki kullanıldığının anlaşıldığı, 43.sınıf hizmetlerin alıcısı konumundaki ortalama tüketici ve yararlanıcı kitlesinin özellikle marka ve başvuru konusu işaretlerin asıl ve ayırt edici unsurlarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olması da göz önüne alındığında bu iki markayı ilişkilendirmesinin kaçınılmaz olduğu, bir kısım alıcıların/yararlanıcıların iki farklı marka karşısında bulunduğunu algılayabilse bile marka ve işaretin birbirleriyle idarî ve ekonomik olarak bağlantılı şirketlere ait olduğu yönünde algılamada bulunulmalarının kaçınılmaz olduğu, zira başvuru konusu işaretin, davalının markasının yeni düzenlenmiş bir versiyonu gibi algılanmasının kaçınılmaz olduğu, tescil önceliğinin markasal olarak davalıya ait olması karşısında başvurunun tescilinin davalı aleyhine haksız rekabet yaratmasının da yüksek ihtimal dahilinde bulunduğu, kullanımla ayırt edicilik kazanan işaretlerin nispi tescil engelinden etkilenmeksizin tesciline olanak sağlayan bir hükmün 556 sayılı KHK'da bulunmadığı, bu nedenlerle davalı kurum kararının hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali talebine ilişkindir. Olaya uygulanacak mülga 556 sayılı KHK’nın 8/1 b maddesi uyarınca markalar arasında karıştırılma ihtimali tespit edilirken, markalara konu işaretlerin, tescil kapsamındaki ürünler yönünden ayırt edicilik düzeyi ve gücü dikkate alınmalı, tanımlayıcı unsurlar ise karşılaştırmada dikkate alınmamalıdır. Somut olayda her ne kadar “CEZVE” ibaresi davalı taraf adına marka olarak tescil edilmişse de markanın tescil olunduğu hizmetler yönünden cafe, restoran hizmetlerinde “CEZVE” ibaresi ayırt ediciliği bulunmayan işaretlerden olup davacı başvurusunun CEZVE” ibaresi yanında “KEYİF MOLASI ibaresi ve ayrıca şekil unsurunu içeriyor olması nedeniyle markaya konu işarete ayırt edicilik kazandırıldığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi doğru olmamış hükmün bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 28.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:00:29