Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/8362
2022/4251
31 Mayıs 2022
MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17.01.2018 tarih ve 2016/444 E 2018/8 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nce verilen 02.10.2020 tarih ve 2018/1304 E 2020/1116 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin işletmekte olduğu otelin yapılması sırasında, davacı şirketin gerekli malzemelerin yurtdışından ithal işlerini yaparak davalıya teslim ettiğini, davalı şirketin yaptığı otelin teşvik kapsamında olması nedeniyle bütün satın almaların doğrudan davalı adına yapıldığını, davacı şirketin yapılan bu işlerin hizmet bedeli olarak 06/04/2016 tarihli 137.573,60 USD bedelli faturayı düzenleyerek davalıya teslim ettiğini, ayrıca taraflar arasında söz konusu faturadan dolayı borçlu olunduğuna dair mutabakat yapıldığını, ancak fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali, takibin devamı ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya hizmetleri karşılığında tüm alacaklarının ödendiğini, takibe konu fatura bedelinden kaynaklı herhangi bir borcun bulunmadığını, malların davalı şirkete teslim edilmediğini, teslime ilişkin herhangi bir belge de sunulmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, takibe konu faturanın her iki taraf defter ve kayıtlarında yer aldığı, davalı tarafından davacıya gönderilen 26/11/2015 tarihli mutabakat formunda davalının davacıya 31/10/2015 tarihinde 137.573,60 USD borçlu bulunduğuna dair beyanın yer aldığı, yine davalı yeminli mali müşavirliğinin davacıya gönderdiği 09/02/2016 tarihli mutabakat formunda da davacıya 31/12/2015 tarihinde 137.573,60 USD borçlu olduğuna dair davalı şirket kaşe ve imzasının yer aldığı, bakiyenin davacının 31/12/2015 tarihli kayıtlarıyla uyumlu olduğu ve söz konusu mutabakat formunun davacı tarafından da onaylandığı, mutabakat form tarihi olan 09/02/2016 tarihinden sonra takip konusu faturaya istinaden davalı tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara 17. İcra Müdürlüğü’nün 2016/7563 esas sayılı dosyasında 137.573,60 USD alacağa yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takip talebinde alacağın reeskont faizi uygulanmak suretiyle tahsili istenmiş ise de, alacağın yabancı para olması nedeniyle 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının USD parayla açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden takip tarihinden itibaren faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesince benimsenen bilirkişi raporu ile takibe konu 06/04/2016 tarihli 137.573,60 USD bedelli faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, kaydın karşılığında herhangi bir ödeme bulunmadığının tespit edildiği, ayrıca taraflar arasında 26/11/2015 tarihinde imzalanan mutabakat belgesinde de davalının fatura miktarı kadar borçlu olduğunu kabul ettiği, davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı faturaların ödendiğini yazılı delillerle ispatlayamadığı, cevap dilekçesinde ve delil listesinde açıkça yemin deliline dayanmadığından mahkemece bu delilin hatırlatılmadığı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b 1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 20.036,59 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 31/05/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:31:31