Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/256

Karar No

2022/4245

Karar Tarihi

31 Mayıs 2022

MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10.05.2017 tarih ve 2015/267 E. 2017/428 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nce verilen 13.11.2020 tarih ve 2020/109 E. 2020/306 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı ile davalı arasında 2 adet finansal kiralama sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin 2. sözleşmeye ilişkin vadesi gelmiş finansal kiralama borçlarını ödememesi üzerine başlatılan icra takibine itiraz ettiğinden itirazın iptali davası açıldığını, bu sırada davalının da davacı aleyhine tazminat davası açtığını, mahkemece bu iki dava birleştirilerek İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2001/60 esas sayılı dosyasında davanın görüldüğünü, her iki davanın da davacı aleyhine sonuçlandığını, bu dava sonucunda taraflar arasındaki 2. finansal kiralama sözleşmesinin mahkemece feshedildiğini, fesih sonucunda mahkeme sözleşmeye konu makinenin davalıdan haksız alındığı gerekçesiyle davacıyı tazminat ödemeye mahkum ettiğini, ancak sözleşmeyi feshetmesine rağmen davalı şirketin makinenin elinden alınmasına kadar geçen 25 aylık kullanım süresine ilişkin olarak davacının uğradığı zararı davada böyle bir talep olmaması gerekçesiyle hükme bağlanmadığını ileri sürerek, davalının sözleşmeye konu malı 25 ay boyunca haksız kullanımdan kaynaklı şimdilik 50.000,00 TL alacağın malın kullanıldığı tarihten başlayarak işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının talep ettiği alacak 16.07.1998 – 10.08.2000 tarihleri arasına ilişkin olduğunu ve alacağının zamanaşımına uğradığını, dava konusuna ilişkin olarak kesin hüküm bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeyle davacının davalıya konkasör kiraladığını, 10.08.2000 tarihinde ise sözleşme sona ermeden ve davalıyı temerrüde düşürmeden haksız olarak bu malı davalıdan geri aldığını, davalının sözleşmeyi devam ettirmesinin beklenemeyeceğinden sözleşme mahkeme kararı ile feshedildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, tüm dosya kapsamına göre; davaya konu konkasör makinesinin tedbir isteyen davacıya 10/08/2000 tarihinde teslim edildiği, davacının talep ettiği alacağın 16/07/1998 10/08/2000 tarihleri arasına ilişkin olduğu, Türk Borçlar Kanunu 146. maddesi gereğince zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu nazara alındığında davaya konu malın teslim edildiği tarihten davanın açıldığı tarihe kadar 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; daha önce taraflar arasında sözleşmeden kaynaklı açılan davaların hiçbirinde haksız kullanıma dayalı bir talep bulunmadığı, talebin dava konusu olarak ilk defa eldeki davada ileri sürüldüğü, dolayısıyla zamanaşımı süresinin kesilmesinden bahsedilemeyeceği, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b 1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

31/05/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:31:31

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim