Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/7714

Karar No

2022/2666

Karar Tarihi

31 Mart 2022

MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06.12.2018 tarih ve 2017/220 E 2018/271 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.09.2020 tarih ve 2019/384 E 2020/716 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacının MODA ÇANTA ve MDÇ MODA ibareli markalarının 5,18,25 ve 35. emtia sınıflarında adına tescilli olduğunu, davalının ise MODAWORLLIFE ibareli markanın 18, 25 ve 35. emtia sınıflarında adına tescil başvurusunda bulunduğunu, Ankara mahkemelerince verilen kararlarda markanın tanınmış marka olarak kabul edildiğini, 2010 ve 2017 tarihli algı araştırmalarına göre de markanın ayırt edici nitelik kazanmış tanınan bir marka olduğunun tespit edildiğini, davalının tescilini istediği markadaki kelimelerin ayırt edici olmayan, tanımlayıcı kelimeler olduğunu, Türkçe dilinde de anlamlarının yaygın olarak bilindiğini, markaların karıştırılma ihtimalinin tescilin reddi için yeterli bir sebep olduğunu, davacının markasının tanınmış bir marka olduğunu belirterek, 03.05.2017 tarihli ve 2017 M 3058 sayılı YİDK kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı TPMK vekili, başvuru tarihine göre 556 sayılı KHK'nın uygulanmasının gerektiğini, davacının markasındaki moda ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, dolayısıyla koruma kapsamının dar olduğunu, bu nedenle markaların 556 sayılı KHK'nın 8/1,b maddesi anlamında ortalama tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, bütünsel anlamda da markaların benzer olmadığını, davacının markasının tanınmış olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı şirket vekili, davacının içerisinde moda geçen tüm markalara aynı itirazları yaptığını, bunun iyiniyetli olmadığını, 556 sayılı KHK'nın 5. maddesi uyarınca davacının markasının ayırt edici olmadığını, ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olmayacağını, markaların esaslı unsurları itibariyle karıştırılma ihtimalinin olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, dava konusu markaların arasında 18, 25 ve 35.05. Mal ve hizmet sınıfındaki malların tamamı bakımından 556 s. KHK m. 8/1 b anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunduğu, bu emtialar bakımından YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK'nın 03/05/2017 tarih 2017 M 3058 sayılı kararının davacının itirazının reddiyle ilgili kısım yönünden kısmen 18, 25 sınıfların tamamı ve 35 sınıfta (35,01, 02, 03, 04 gruplar hariç) 35/05, grup perakendecilik hizmetlerini kapsayan kısım yönünden iptaline, YİDK iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

Karar, taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge adliye mahkemesince, moda ibaresinin zayıf ayırt ediciliğe sahip bir ibare olduğu, bu ibareye yapılan küçük farklılıkların markaların ayırt ediciliğinin sağlanması için yeterli olduğu, bu nedenle markaların arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davalının başvurusuna konu ibare ile davacının itirazına mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1 b maddesi anlamında iltibas bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1 b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1 b 2 maddesi gereğince kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 31/03/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

modaworllıfeçanta

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:31

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim