Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/7026

Karar No

2022/1349

Karar Tarihi

28 Şubat 2022

MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21.11.2018 tarih ve 2017/362 E. 2018/402 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 05.06.2020 tarih ve 2019/122 E. 2020/418 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şahsın 35. sınıfta 2016/67091 sayı ile "kontigaranti" ibaresi için başvuru yaptığını, bu başvurunun ilanına müvekkili tarafından itiraz edildiğini, söz konusu itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, davalı şirketin markasında "garanti” ibaresinin esas unsur olduğunu, markada harflerin farklı şekilde yerleştirilmiş olması, büyük ve küçük harfin birlikte kullanılmasının davaya konu markayı müvekkilinin tanınmış garanti markalarından farklılaştırmadığını, "kontigaranti" kelimesindeki "garanti” ibaresinin başına yerleştirilen "konti" kelimesinin garantinin anlamını değiştirmediğini, argoda kesin anlamına geldiğini, davaya konu olan markanın 35. sınıfta yer alan hizmetleri kapsadığını müvekkilinin markalarının tescil kapsamında bu hizmetlerin yer aldığını, tarafların hizmetlerinin de aynı ve doğrudan ilgili ve ilişkili hizmetler olduğunu, "Garanti” ibaresinin zayıf bir ibare olmadığını, aksine ayırt ediciliği yüksek Garanti ibaresinin tanınmış marka olduğunu, bu ibarenin özel /02144 numara ile tanınmış marka siciline işlendiğini, bu tanınmışlığm mahkeme kararı ile de sabit olduğunu, başvuru sahibinin müvekkilinin garanti markasını esas unsur olarak kullanmak suretiyle ayırt edilmeyecek derecede benzerini adına tescil ettirmesi ile kötü niyetli olduğunu ve haksız rekabet teşkil edeceğini belirterek, TürkPatent YİDK’nın 2017 M 6653 sayılı kararının iptaline, 2016/67091 sayılı markanın iptalini, tescili halinde sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı şahıs vekili, taraf markalarının benzer olmadığını, iltibas ihtimalinin bulunmadığını, kontigaranti sözcüğünün toplumda "kesin, mutlak ve kaçarı yok" anlamında olduğunu, bu şekilde yerleşmiş bir kelime olduğunu, farklılığın çok açık olduğunu, davacının markalarının 36. sınıfta yer aldığını, müvekkilinin markalarının ise 35. sınıfta yer aldığını, 5 anlamlı bir kelime olduğunu, sadece ortadaki 4 harfin ortak olduğunu, vurgunun "NTİ" harfleri üzerinde olduğunu, sektörlerinin farklı olduğunu ve markaların ve hizmetlerin karıştırılmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince iddia,savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının "KO GaraNTİ "Daha iyisi yok ki" " ibareli marka başvurusu ile davacının "GARANTİ" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mal/hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde, davalının "KO GaraNTİ "Daha iyisi yok ki" " ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıya ait "GARANTİ" ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "GARANTİ" ibareli tescilli markalı ürünlerinden/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının "KO GaraNTİ "Daha iyisi yok ki" " ibareli başvuru markalı ürünü/hizmeti satın almak/faydalanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 556 sayılı KHK 8/1 iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu, 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesindeki tanınmışlık iddiası açısından ise taraf marka işaretleri benzemediği gibi davalının marka başvurusunda davacı tarafın tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği kanıtlanmadığı, başvuru ibaresinin davalı tarafça kötü niyetli yapıldığı da kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi’nce, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "KoGaraNTİ" şeklinde yazılan ancak küçük bir şekilde bulunan "Ko" ve "Gara" ibarelerinin büyük yazılan "NTİ" harflarinin yanında bulunması nedeniyle yazım şekli itibariyle "Konti Garanti" şeklinde okunan marka başvurusu ile davacının "GARANTİ" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b 1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 28/02/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

"garanti""nti"

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:56

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim