Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/7396
2021/7379
27 Aralık 2021
MAHKEMESİ: TİCARET MAHKEMESİ
BİRLEŞEN DAVA: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2014/108 ESAS
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.05.2016 tarih ve 2014/1793 E. 2016/442 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 02.05.2017 günü hazır bulunan asıl ve birleşen davacı vekili Av. ... ile asıl ve birleşen davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davacı aleyhine Anadolu 22. İcra Müdürlüğü’nün 2013/6561 esas sayılı dosyası üzerinden takipte bulunulduğunu, davacı tarafından ... Madencilik Nak. Haz. Beton ve Asfalt San. Tic. Ltd. Şti.’ne 1025747 nolu 200.000,00 TL bedelli ve 20.07.2012 tarihli çek keşide edildiğini, çekin keşide tarihinde müvekkilinin, "... Madencilik" unvanlı şirketin ortaklarından olduğunu, çekin kredi kullanmak isteyen şirket için bankanın talebi üzerine verilen bir ek teminat niteliğinde olduğunu, çekin bankaya ibraz tarihinde davacının şirket ortaklığından tamamen ayrılmış bulunduğunu, çek ciro silsilesinde çekin dava dışı ... Madencilik şirketinin ortağı ve imza yetkilisi olan ... tarafından cirolanarak kendisine geçirildiğini, çekin arkasındaki imza yeri ve adı karalanmış ise de imza sahibinin ... olduğunun açık bulunduğunu, bu çekte...Madencilik Ltd. Şti.'ne ait cironun sahte imza ile düzenlendiğini, bu durumun Anadolu 2. İcra Mahkemesi’ne ait 2013/446 sayılı dosya ile şikayet konusu olup vaki durumun bilirkişi raporuyla ortaya konulduğunu, alacaklı davalı şirketin yine ... Madencilik ortaklarından ...'a ait bir şirket olduğunu, takip konusu ek teminat kapsamındaki çekin, kredi sözleşmesinin teminat amacının ortadan kalkması nedeniyle bedelsiz kaldığını iddia ederek Anadolu 22. İcra Müdürlüğü’nün 2013/6561 sayılı dosyasındaki 242.531,25 TL borçtan dolayı davacının borcu olmadığının tespiti ile %20 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, davalı şirket ile davacı arasında bir ortaklık söz konusu olduğunu, davacının ortağı olduğu ... şirketi adına kullanılan kredileri ödemediğini, bu ödemelerin davalı şirket tarafından yapıldığını, bu ödeme sonrasında davaya konu çekin davacı tarafından alacaklarına karşılık davalıya teslim edildiğini, davacının çekten dolayı borçlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, davacı hakkında Anadolu 22. İcra Müdürlüğü’nün 2013/6565 esas sayılı dosyası üzerinden takipte bulunulduğunu, takibin davacı tarafından ... Madencilik Nakl. Hazır Beton Asfalt San. Tic. Ltd. Şti.'ne keşide edilen 30.07.2012 tarihli, 200.000. TL bedelli çeke dayandığını, davacının keşide tarihinde ... Madencilik şirketinin ortaklarından olup, çekin kredi kullanmak isteyen şirket için bankanın talebi üzerine verilen ek teminat niteliğinde olduğunu, kredi sözleşmesinin teminat amacının ortadan kalkması nedeniyle bedelsiz kaldığını iddia ederek 2013/6565 esas sayılı dosyasındaki 242.531,51 TL borçtan dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine ve %20 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, davacının dava ve takip konusu senedin teminat senedi olduğu yönündeki iddiasının doğru olmadığını, davacının borcu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın konusu olan çekin davacı tarafından ... Madencilik Nak. Hazır Beton ve Asfalt San. Tic. Ltd. Şti'ne keşide edildiği, onun cirosuyla Serkanlı Madencilik şirketine, ondan da davalı Alsa Nak. İnş. Tur. İth. İhr. Pvc Plastik Doğ. San. Ltd. Şti.'ne geçtiği, ara ciranta Serkanlı Madencilik şirketinin imzaya yönelik itirazıyla imza itirazının kabulüne karar verildiği, birleşik davanın konusu olan çekin davacı tarafından ... Madencilik Nak. Hazır Beton ve Asfalt San. Tic. Ltd. Şti'ne, onun cirosuyla da davalı ...'a ciro edildiği, çeklerin hamil olan Alsa Nak. İnş. Tur. İth. İhr. Pvc Plastik Doğ. San. Ltd. Şti. ve ... tarafından ayrı ayrı takip konusu yapıldığı, davalı ...’ın çeklerin lehtarı ... Maden ve asıl davaya konu çekin hamili Alsa şirketinin ortağı olduğu, davacının da ... Maden şirketinin ortağı olduğu, dava konusu her iki çekin lehtar ... Madencilik Nak. Hazır Beton ve Asfalt San. Tic. Ltd. Şti.'nin defterlerinde kayıtlı olmadığı, ayrıca Alsa Nak. İnş. Tur. İth. İhr. Pvc Plastik Doğ. San. Ltd. Şti.'nin de defterlerinde kayıtlı olmadığı, çeklerin ... Madencilik Nak. Hazır Beton ve Asfalt San. Tic. Ltd. Şti.'nin diğer ortağı davalı ... Sencer tarafından cirolanmasına, ayrıca davalı ...’ın davalı Alsa şirketiyle de organik bağının olmasına, çeklerin davalıların defterlerinde kayıtlı olmamasına, davalı Alsa şirketine cirolayan ara ciranta Serkan Madencilik şirketinin ciro imzasının sahte olmasına göre davalıların kötü niyetli olduğu, davacının çekleri tanzimini haklı kılacak bir borç ilişkisi bulunmadığı, davacının davasını kanıtladığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, asıl ve birleşen dava davalıları vekilince temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, dava konusu edilen çeklerin keşide tarihinde davacının da ortağı olduğu lehtar ... Madencilik ... Ltd. Şti.’nin kredi kullanması için ek teminat olarak bankaya sunulmak üzere verildiğini, çeklerin teminat amacının ortadan kalkmasından sonra kendisine iade edilmeyip kötü niyetli davalılara geçtiğini iddia ederek bu çeklerden ve çeklerin takibe konulduğu icra takip dosyalarından dolayı borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davaya konu çekin, 1025747 nolu, 20.07.2012 keşide tarihli, 200.000,00 TL bedelli, keşidecisi davacı ..., lehtarı ve ilk cirantası dava dışı ... Madencilik ... Ltd. Şti., ikinci cirantası Serkanlar ... Ltd. Şti., hamili davalı Alsa Nakliye ... Ltd. Şti. olan çek olduğu anlaşılmaktadır.
Birleşen davaya konu çekin ise, 1025748 nolu, 30.07.2012 keşide tarihli, 200.000,00 TL bedelli, keşidecisi davacı ..., lehtarı ve ilk cirantası dava dışı ... Madencilik ... Ltd. Şti., hamili davalı ... olan çek olduğu anlaşılmaktadır.
Asıl ve birleşen davacı tarafından ileri sürülen ek teminat iddiası, şahsi bir def’idir. TTK’nın 687. maddesinin birinci fıkrası, “Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun…” düzenlemesini içermektedir. Bu hükme göre şahsî def’îlerin kural olarak hamile karşı ileri sürülmesi söz konusu değildir. Ancak hamil poliçeyi devralırken bile bile borçlunun zararına hareket ederse, bu durumda şahsî def’îler hamile karşı da ileri sürülebilecektir. Anılan bu düzenleme TTK’nın 818. maddesinin birinci fıkrasının e bendi göndermesi nedeniyle çekler hakkında da uygulanmaktadır. Somut olaya gelindiğinde, asıl ve birleşen davacı öncelikle lehtar olan ... Madencilik … Ltd. Şti.’ne karşı çeklerin ek teminat, başka bir deyişle bedelsiz olarak verildiğini ispat etmeli, bunu ispat ettikten sonra asıl ve birleşen davaya konu çeklerin hamili olan davalıların dava konusu çekleri ek teminat, yani bedelsiz olduğunu bilerek devraldığını ispat etmelidir. Ancak asıl ve birleşen davada, çeklerin lehtarı ... Madencilik … Ltd. Şti. davalı olarak yer almamış olduğundan, çeklerin lehtarına karşı ek teminat, başka bir deyişle bedelsizlik iddiasının ispat edildiği bu aşamada söylenemeyecektir. Mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde inceleme ve değerlendirme yapılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken alınan bilirkişi raporunda yapılan tespitlere dayalı yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden asıl dava davalısı ve birleşen dava davalısı yararına bozulması gerekmiştir.
- Bozma sebep ve şekline göre asıl dava davalısı ve birleşen dava davalısı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden asıl dava davalısı ve birleşen dava davalısı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bend uyarınca asıl dava davalısı ve birleşen dava davalısı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, vekilleri Yargıtay duruşmasında hazır bulunan asıl dava davalısı ve birleşen dava davalısı yararına Yargıtay duruşma tarihi dikkate alınarak takdiren 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin (bir kez) asıl ve birleşen dava davacısından alınarak asıl dava davalısı ile birleşen dava davalısına verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 27/12/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
(M)
KARŞI OY
Asıl ve birleşen davalar menfi tespit istemine ilişkin olup, davacı ... asıl davasında takip alacaklısı Alsa Limited Şirketi aleyhine; birleşen davada ise takip alacaklısı ... aleyhine dava açmıştır. Takip alacaklılarının her ikisi de davacı ... tarafından lehtar ... Limited Şirketine keşide ederek vermiş olduğu her biri 200.000 TL bedelli çekler nedeniyle davacı aleyhine takip başlatmışlardır.
Asıl davada takibe konu olan çek ... Limited Şirketi emrine düzenlenmiş ... Limited Şirketinin cirosuyla Serkan Limited Şirketine (Serkanlar Limited Şirketinden önce Denizbank A.Ş'nin kaşesi bulunup imzası bulunmamakta ise de bu kaşenin üzerine de iptal kaşesi vurulmuştur.) ve Serkan Limited Şirketi tarafından da ciro ile Alsa Limited Şirketine verilmiş ve Alsa tarafından muhatap bankaya ibraz edilmiş, karşılıksız kaşesi vurulmuştur.
Birleşen davada takibe konu edilen çek de yine davacı ... tarafından ... Limited Şirketi emrine düzenlenmiş lehtarın cirosu ile Mithat S. Sağlık'a onun cirosu ile Denizbank A.Ş'ye geçmiş ve Denizbank tarafından muhatap bankaya ibraz edildiğinde karşılıksız kaşesi vurulmuştur.
TTK'nın 793. maddesine göre çekin, kanuni ibraz süresi geçtikten sonra veya bu süre içinde ödenmediğinin tespitinden sonra cirosu, alacağın devrinin hüküm ve sonuçlarını doğurur. Yine aynı Yasa'nın 790. maddesine göre çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. TTK 801. maddesine göre ise emre yazılı çeklerde şeklen yetkili hamil cirolar arasında muntazam bir teselsülün mevcut olup olmamasına göre belirlenir. Bu ilkelere göre kopma yapmayan muntazam bir ciro zincirine göre hamil olduğu anlaşılan kişi o çekin şeklen yetkili hamilidir. Cirolardan biri sahte dahi olsa hamil kötü niyetli olmadığı veya iktisabında ağır kusur bulunmadığı takdirde yetkili hamil sayılır. Somut olayda asıl davada takibe konulan çekte...Limited Şirketinin cirosunun sahte olduğu icra tetkik mercii kararı ile tespit edilmiş ve bu şirket aleyhine yapılan takip iptal edilmiş ise de Alsa Limited Şirketinin iktisabında ağır kusurlu bulunduğu ispatlanmadığı sürece Alsa Limited Şirketi yetkili hamil sayılır. Birleşen davada ise her ne kadar en son ciranta Denizbank A.Ş. tarafından çek muhatap bankaya ibraz edilmiş ve karşılıksız işlemi yapıldıktan sonra takibi yapan Mithat S. Sağlık'a alacağın temliki hükmünde olmak üzere bir geriye dönüş cirosu yapılmamış ise de Hukuk Genel Kurulu'nun 26.12.1990 T. 1990/12 579/658 sayılı ve 30.09.1998 T. 19998/12 642 E. 1998/650 K. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere tedavül kabiliyeti sona ermiş senetler hakkında TTK 690 793. maddeleri uygulanmaz. Ciro silsilesi içinde ismi bulunan herhangi bir cirantanın kendisinden önceki cirantalara ve keşideciye başvurması için geriye dönüş cirosuna, alacağın temlikine gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle birleşen davadaki takipte takip alacaklısı olan Mithat S. Sağlık'ta yasal hamildir.
Ancak ne var ki, gerek davacı gerekse davalının dosya içinde bulunan layihalarından, Denizbank A.Ş'nin 09.10.2014 tarihli cevabi yazısından ve tarafların 8. Ağır Ceza Mahkemesindeki beyanlarının birlikte yorumlanmasından anlaşıldığı üzere dava konusu çekler davacı tarafından o tarih itibariyle ortağı bulunduğu ... Limited Şirketinin kullanacağı krediye teminat oluşturmak için düzenlenmiş ancak biri Denizbank tarafından basılan kaşenin iptal edilmesinden sonra diğeri ise yine Denizbank A.Ş. tarafından ibraz edildikten sonra kredi borçlusu şirkete iade edilmiştir. Davalılar Mithat S. Sancar ve Alsa Limited Şirketi, davacının ... Limited Şirketinin ortaklığından ayrıldığını, ... Limited Şirketinin kredi borçlarını kendilerinin ödemek zorunda kaldığını, davacının kredi borcunu ödememesi nedeniyle bu çeklerin davacı tarafından kendilerine verildiğini savunmaktadırlar. Ancak asıl davada Denizbank'ın kaşesinin iptalinden sonra çek sahte imza ile...Limited Şirketi tarafından ciro edilmiş yine Mithat S. Sancar'ın ortağı olduğu Alsa Limited Şirketi tarafından da bankaya ibraz edilmiştir. Diğer çek ise Mithat S. Sağlık'ın cirosuyla Denizbank'a geçmiş ve Denizbank'ın ibrazından sonra ara ciranta Mithat S. Sağlık tarafından takibe konulmuştur. Davalıların bu savunmalarını teyit eden hiçbir delil bulunmamaktadır. Davalı Alsa Limited Şirketi cevap lahiyasında davacının bankaya ödeme yapmaması nedeniyle bu çeki kendisine tevdi ettiğini, çekin davacının kendisine olan borcu nedeniyle tarafına verildiğini iddia etmiş ise de davalı, davacının borcunu değil ortağı olduğu ... Limited Şirketinin kredi borcunu ödemiştir. Davacı, şirkete hiçbir borcunun bulunmadığını iddia etmiştir. Davalı ise borcu olduğuna dair delil getirememiştir. Bu nedenle mahkemece alınan bilirkişi raporunda da ticari defterler ve kayıtlar incelendikten sonra davacının gerek banka kredi borcu gerekse şirket borcu ve başkaca bir borcunun bulunmadığı ve çeklerin krediye teminat maksadıyla düzenlendiği ve bu nedenle bedelsiz bulunduğu, hamillerin ise ... Limited Şirketinin ortağı olan Mithat Sencer ile yine Mithat Sencerle organik bağı bulunan Alsa Limited Şirketi olması nedeniyle şahsi definin onlara karşı da ileri sürülebileceği belirtilmiştir. Gerek dosya içindeki delillerden ve gerekse bilirkişi raporlarından mahkemece davanın kabulü yönünde verilen hükmün onanması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.
KARŞI OY
1 Asıl ve Birleşen dava, icra takibinden sonra keşideci tarafından çek hamiline karşı açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
2 Davacı, tanzim tarihinde ortağı olduğu ... Madencilik Ltd. şirketinin Denizbank’tan çekeceği kredinin teminatı olarak tanzim ettiği iki adet çeki bu şirket lehine düzenlediğini, lehtar şirketin kredi çekimi sırasında bankaya teminat olarak verdiği çekleri bankanın iade etmesi nedeniyle çekin kendisine teslimi gerekirken asıl davada davalı ...’ın hakim ortağı olduğu diğer şirketi Alsa Ltd., birleşen davada ise şirket ortağı davalı ... tarafından aleyhine takip konusu yapıldığını, oysa kendisinin şirket ortaklığından da ayrıldığını, çeklerin bedelsiz olduğunu ileri sürerek asıl ve birleşen davada menfi tespit isteminde bulunmuştur.
3 Davalı Alsa Ltd. vekili cevap dilekçesinde, çekin Denizbank’tan ... Madencilik Ltd. adına kredi çekimi sırasında verildiğini, ancak çekin davacıya iade edildiğini, sonradan da çekin davacı tarafından, Alsa Ltd.’nin ... Ltd.’den olan alacağına karşılık kendilerine verildiğini savunmuştur. Birleşen dosyada davalı ... vekili cevap dilekçesinde, çekin teminat senedi olmadığını savunmuştur.
4 Davalı ... hakkında, davaya konu çekler nedeniyle İstanbul Anadolu 8.ACM’nin 2014/311 E. sayılı dosyasında, davaya konu iki adet çekin davacı ... tarafından, Denizbank’a ve piyasaya olan borçlarından dolayı kendisine verildiğini, kendisinin de bu çekleri kredi teminatı olarak Denizbank Yalova şubesine verdiğini, ancak çeklerin kredibilitesinin bulunmadığı gerekçesiyle Banka tarafından kendisine iade olunduğunu, kendisinin de çeki...Ltd.’ye vermesi için şirket muhasebecisi...’a verdiğini onların da çeki iade ettiğini savunmuştur. Şirket muhasebecisi Fatih de bu beyanı doğrulamış, çeki yine muhasebe işlerini takip ettiği...Ltd. adına Alsa’ya kendisinin ciro yaparak verdiğini beyan etmiştir.
5 Somut olayda, davacı ...’nın ... Madencilik Ltd.’nin ortağı olduğu dönemde şirketin Denizbank’tan çekeceği kredinin teminatı olarak şirket lehine davaya konu 20.07.2012 (tahrifatla ve parafsız olarak 30.07.2012’ye dönüştürülmüş) ve 30.07.2012 tarihli her biri 200.000 TL’er olan çekleri tanzim ettiği, şirketin diğer ortağı olan Mithat’ın da bu çekleri Denizbank’a ciro ettiği, bunlardan 30.07.2012 tarihli olanı Denizbank’ın yasal sürede ibraz ettiği, ancak karşılıksız çıktığı ve bunun çek arkasına şerh olunduğu, tanzim tarihi tahrifatlı olan çekte ise Denizbank cirosunun iptal olunduğu, bu defa...Ltd’ye verildiği ve onun tarafından da Alsa Ltd.’ye sahte imzayla cirolandığı ve davalı Alsa tarafından 30.07.2012 tarihinde bankaya ibraz ve karşılıksız kaşesinin vurdurulduğu, Serkanlar Ltd. adına atılan imzanın sahte olduğunun Alsa’nın müdürü Mithat tarafından bilindiği, İcra Hakimliği tarafından...Ltd.’ye yönelik takibin iptal edildiği anlaşılmıştır.
6 Mithat’ın ve müdürü olduğu Alsa Ltd.’nin, kendinden önceki cironun sahteliğini bilmesi nedeniyle çeklerin iktisabında ağır kusurlu olması nedeniyle ciro zincirinin kopuk olduğunun kabulü gerekir. Ciro zincirinde kopukluk bulunduğu takdirde bu noktadan itibaren diğer cirolar geçersiz olur. Şeklen hamil gözüken (Serkanlar Ltd) kişinin cirosunun sahte olması nedeniyle bu cironun temlik, teşhis ve garanti işlevi söz konusu olamaz. Bu nedenle asıl davada Alsa Ltd.’nin iyiniyetli, haklı ve meşru hamil olmaması, davacı keşideci ile aralarında temel ilişkinin de bulunmaması nedeniyle davacının menfi tespit davanın kabulüne karar verilmesi doğrudur.
7 Öte yandan, Dairemizin yerleşik uygulamalarına (11.04.2018 T. ve 2016/15070 E. – 2018/2588; 26.09.2017 T. ve 2016/7396 E. – 2017/4744 K. vb.) göre, çekte rehin cirosu mümkün değildir. Somut olayda, gerek davacının, gerekse bunu doğrulayan davalı ... ve dava dışı Denizbank’ın cevabi yazılarından her iki çekin de görünüşte (muvazaalı) temlik cirosu gibi düzenlenmiş görünse de gerçekte Banka’ya 2010 yılında çekilen 1.280.185 TL’lik rotatif kredinin teminatı amacıyla teminat olarak verildiği, diğer bir anlatımla çeklerin ödeme maksadıyla değil gizli rehin cirosu maksadıyla verildiği, her iki davalının da en başından itibaren bu durumu bildiği anlaşılmaktadır. Bu anlamda hem asıl davaya, hem de birleşen davaya konu çek tedavül kabiliyeti bulunmayan bedelsiz bir senet olduğundan bu gerekçeyle de Mahkemece davanın kabulü yerinde olmuştur.
8 Davaya konu çeklerden görünüşte 30.07.2012 tanzim ve ibraz tarihli olan çek, Banka tarafından bilahare tahsil için ibraz edilmiş ve karşılıksız kaşesi vurulmuş olup, ibrazdan sonra çekin ancak alacağın temliki yoluyla devri mümkün olsa da, ciro zincirinde daha önce ciranta olması nedeniyle temlikname olmaksızın çekin davalı ...’a geçmesinde usulsüz olduğu söylenemese de, Mithat’ın teminat olarak düzenlendiğini bildiği çekin iktisabında iyiniyetli, haklı ve meşru hamil olduğu ileri sürülemez.
9 Yapılan defter ve bilirkişi incelemesinde de, davacı ile davalı şirket arasında davalının ileri sürdüğü gibi bir borç ilişkisi bulunmadığı gibi, ortağı olduğu ... Madencilik Ltd.’ye de bir borcunun bulunmadığı, davalı ...’ın da ... Madencilik ile arasında bir ticari ilişkisinin bulunmadığı, diğer bir anlatımla her iki çekin de bedelsiz olduğu anlaşılmış ve bilirkişi raporunda da bu sebeple davanın kabulü yönünde görüş bildirilmiştir.
Yukarıda anılan nedenlerle, davanın kabulüne ilişkin yerel mahkeme kararını doğru bulduğumdan, kararı bozan Daire çoğunluğunun görüşüne katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:57:44