Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/5418
2021/7339
22 Aralık 2021
MAHKEMESİ: ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 19.01.2018 tarih ve 2015/453 E. 2018/35 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nce verilen 07.02.2020 tarih ve 2019/88 E. 2020/98 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından Osmaniye 2.İcra Müdürlüğü'nün 2015/3226 Esas sayılı dosyası ile davacı tarafından düzenlendiği iddia olunan 01/06/2013 vade tarihli 300.000,00 TL bedelli bono ve 01/06/2006 düzenleme tarihli, 01/10/2013 vadeli 270.000,00 TL bedelli bonoları dayanak yapmak suretiyle icra takibi başlatıldığını, davacı şirket ile davalı ... arasında hiçbir hukuki ve ticari veya alacak borç ilişkisi bulunmadığını, bonoda imza dışındaki tüm alanların daktilo kullanılmak suretiyle doldurulduğunu, bononun düzenleme tarihi ile vade tarihi arasında yedi yıllık bir süre olduğunu, davalının senetleri protesto dahi ettirmemiş olmasının ortada gerçek bir alacağın var olmadığını ve davalının kötü niyetli olduğunu ortaya koyduğunu, ayrıca ekte sunulan davalı alacaklıya ilişkin sağlık raporunda çalışarak hayatını kazanamayacağının belirtildiğini, davacı şirketin önceki ünvanının ... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi olduğunu, 02/06/2006 tarihi itibarı ile şirket ortaklarının... ve ... olduğunu, ikisinin öz kardeş olduklarını, bonolar üzerinde...'nun imzasına benzer bir imza bulunduğunu, ... ...'nun 2007 yılında vefat ettiğini, davalı ve...'nun ... Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.'de bulunan hisselerini, ortak dışı Margaz Lpg Dolum Tevzii A.Ş. ile ....'a devretme kararı aldıklarını ve 02/06/2006 tarihinde Osmaniye 3. Noterliği'nin 02/06/2006 tarihli ve 5860 yevmiye nolu Limited Şirket Hisse Devri Sözleşmesi ile bütün aktif ve pasifleri ile hisselerini devrettiklerini, şirketin yeni ortaklarının da toplanarak 08/06/2006 tarihinde eski ortak...'nun müdürlüğünün iptaline karar verdiklerini, hisse devrinin gerçekleşmesinden sonra ... ve... kardeşlerin davacı şirket ile uzaktan yakından ilgisinin kalmadığını, davacı şirketin yeni ortaklarının tüm borçlarını üstlendiklerini, bu doğrultuda protokol akdedildiğini ve şirketin borca batık olduğunun sabit olduğunu, Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/223 Esas sayılı dosyası ile takibe ilk konulan 300.000,00 TL bedelli bono nedeniyle menfi tespit davası açtıklarını, davalı tarafın senedin dayandığı borcun gerçekte var olduğunu ispat etmek zorunda olduğunu, davacının borcun varlığını tamamıyla inkar ettiğini, davalı tarafın iptali istenen senedin dayandığı borç ilişkisini kanıtlamakla mükellef olduğunu, alacak iddiasının dokuz sene öncesine ait olması ve o tarihten sonra davacı şirkette hisse değişikliği yapılması nedeni ile mevcutta olmayan bir borç için davacı şirketin rızası hilafına elinde bulundurduğu belgeyi borç senedi haline getirerek alacaklı olduğu iddiası ile başlattığı icra takibinin haksız fiil niteliğinde olduğunu ve müvekkilinin bu hususu her türlü delille ispat etme hakkına sahip olduğunu ileri sürerek Osmaniye 2. İcra Müdürlüğü'nün 2015/3226 Esas sayılı dosyası ile davacı şirket aleyhinde başlatılan icra takibi ve takibe dayanak yapılan 01/06/2006 düzenleme tarihli, 01/08/2013 vadeli 300.000,00 TL bedelli ve 01/06/2006 düzenleme tarihli 01/10/2013 vade tarihli 270.000,00 TL bedelli bonolar nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, davalının bedelsiz bonoları haksız ve kötü niyetli olarak takibe koyması nedeniyle asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının Osmaniye İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/151 esas sayılı dosyası ile başka bir vekil ile kendisini temsil ettirerek imzaya ve borca itiraz ettiğini, oradaki davanın halen devam ettiğini, iddiaların tamamının asılsız, gerçek dışı ve hayal ürünü olduğunu, davalının, davacı şirkete nakit borç para verdiğini ve karşılığında o zaman şirket müdürü olan...'nun imzaladığı bonoları aldığını ve alacağının bulunduğunu, bu alacağına ilişkin davalıya bono verildiğini, davalının kendileri ile defalarca görüştüğünü ancak davacı tarafın sürekli davalıyı oyaladığını, sonuç alamayınca da icra takibi başlattıklarını, davacı tarafın borçlu olmadığını senet ya da başkaca bir yazılı delil ile ispat etmek durumunda olduğunu, davacı tarafın kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dosyaya yazılı delil ibraz edemediği, bu itibarla davacının davasını yazılı deliller ile ispat edemediği, teminat senedi iddiasının yazılı delil ile ispatlanması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine, davalının alacağına geç kavuşmasına sebebiyet verilecek nitelikte bir ihtiyati tedbir kararı verildiği gerekçesiyle de asıl alacak üzerinden %20 kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davaya konu kambiyo senetlerinin(bonoların) şirket eski ortağı ve 2007 yılında vefat eden... tarafından ... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi adına düzenlendiği, bonoların keşide tarihinin ... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nin eski ortakları... ve ...'nun hisse devir tarihi olan 02/06/2006 tarihinden 1 gün önce 01/06/2006 tarihi olduğu, tüm bonoların imza ve kaşe dışında daktilo ile yazıldığı, davalı, dava konusu bonolar nedeniyle davacı şirkete (eski unvanı ile ... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'ne) borç verdiğini savunmuş ise de, zaten o tarihte şirketin ortağı olup, keşide tarihinde şirketin borçlarını ödeyemez durumda ve borca batık durumda olduğu, ayrıca mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre davacı şirket defter ve kayıtlarında, davalının şirkete borç verdiğine yada bonolara ilişkin bir kaydının bulunmadığı, Osmaniye 3. Noterliği'nin 02/06/2006 tarih ve 5860 yevmiye sayılı "Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi" ile şirkette bulunan hisselerini tüm aktif ve pasifiyle birlikte ortak dışı Margaz Lpg Dolum Tevzi Ticaret ve Sanayi AŞ. ile Süleyman Yıldız'a devrettikleri hisse devir sözleşmesinde; "devir bedellerinin nakden ve tamamen ödendiğini, tarafların birbirlerini tarşılıklı olarak ibra ettikleri"nin belirtildiği, böyle bir borç alacak ilişkisinden ve bonolardan bahsedilmediği, ayrıca bonoların vadelerinin keşide tarihinden 7 yıl sonra olması, bu dönemde davacı şirkete herhangi bir başvuruda bulunulmamış yada ihtar çekilmemiş olması, hatta vade dolmasına rağmen yaklaşık iki yıllık süre beklendikten süre aynı şekilde düzenlenen bonolara dayanılarak ikişer ay arayla davacı şirket aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapıldığını, senedin tanzim edildiği 01/06/2006 tarihi itibariyle 570.000,00 TL miktarında bir paranın davalı tarafından o dönemde borca batık olan ve ortağı olduğu davacı şirkete (eski unvanı ile ... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'ne) borç para olarak verildiğine ilişkin herhangi bir delil ibraz etmediği, cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı, böylelikle davalının davacı şirkete borç para verdiğini ve alacaklı olduğunu ispatlayamadığı, ayrıca davalı takipte haksız olsa da, kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak, davanın kabulü ile Osmaniye 2. İcra Müdürlüğü'nün 2015/3226 Esas sayılı dosyasında takibe konu keşidecisi ... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi, lehtarı ..., keşide tarihi 01/06/2006, vadesi 01/08/2013 olan, 300.000,00 TL bedelli ve keşidecisi ... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi, lehtarı ..., keşide tarihi 01/06/2006, vadesi 01/10/2013 olan, 270.000,00 TL bedelli olmak üzere toplam 570.000,00 TL bedeli bonolardan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davacı borçlunun yasal koşullar oluşmadığından davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve ... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinin iki ortaklı olmasına, diğer ortak olan davalının da münferiden şirketi temsile yetkili bulunmasına, göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 29.202,52 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 22/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:30