Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/4498
2021/7119
14 Aralık 2021
MAHKEMESİ: İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08.06.2018 tarih ve 2017/217 E. 2018/569 K. sayılı kararın davacı karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 15.01.2020 tarih ve 2018/1486 E. 2020/30 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketten farklı zamanlarda satın alınan fermuarın İspanya'da yerleşik İnditex firmasına gönderildiğini, bu firma tarafından teslim alınan ürünlerin ihtiyaca göre boyanarak yıkama işlemine tabi tutulduğunu, ilk parti üründen boyama ve yıkama işlemine tabi tutulan 13.555 adet üründe ayıp olduğu belirtilerek 3952 adet ürünün iade edildiğini, davalıya ayıp ihtarı yapıldığını, Bakırköy 5. Sulh Mahkemesi’nin 2017/2 değişik iş sayılı dosyasıyla yapılan delil tespiti sonrası da davalıya ihtarname gönderildiğini, bu süreçte yapılan masraflarla ilgili 41.601,60 TL fatura düzenlenerek davalıya gönderildiğini, yurtdışındaki firma tarafından diğer siparişler iptal edildiğinden uğranılan kâr mahrumiyetine ilişkin 283.451,70 TL'nin davalı şirkete fatura edilerek gönderildiğini, sözleşmeye konu fermuarların teste tabi tutulması nedeniyle test bedeli olan 20.077,99 TL'nin davalıya fatura edildiğini, düzenlenen bu faturalar nedeniyle oluşan alacaklarının davalı alacağından takas ve mahsup edilmesi sonucu bakiye 161.543,36 TL'nin ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, davalı tarafça ihtarnamenin kabul edilmeyerek 192.975,73 TL alacağının ödenmesinin bildirilmesi üzerine takas mahsup sonucu toplam 152.155,55 TL alacağın şimdilik 10.000,00 TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde, davacıya teslim edilen ürünlerde ayıp söz konusu olmadığını, değişik iş dosyasında da boyama işleminden sonra fermuarların fonksiyonlarını yitirdiklerinin tespit edilip fermuarların ayıplı olmadığının bildirildiğini, aynı partide üretilen ürünlerin bir bütün olarak ayıplı çıkması gerekirken 41.040 adet üründen sadece 3.952 adetinin ayıplı olmasının teknik olarak mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte boyama yıkama işleminden sonra ortaya çıkan ayıp varsa bundan davalının sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafından gönderilen faturaların kabul edilmeyerek iade edildiğini belirterek davanın reddini istemiş, karşı dava dilekçesi ile davacının davalıya cari hesaptan kaynaklı borcu olduğunu, bu nedenle Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü'nün 2017/4840 sayılı dosyasıyla takibe geçtiklerini karşı davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı karşı davalı vekili karşı davaya cevabında, ayıplı ürünler nedeniyle uğranılan zarar ile sözleşme gereği karşı tarafın yaptırması gereken testlerin kendileri tarafından yapılması nedeniyle ödenen bedeller toplamının karşı davacı alacağından takas ve mahsup edilmesi ve bu konuda huzurdaki davanın açılması nedeniyle davalı karşı davacının açtığı takibe itiraz edildiğini, karşı davacının davalı şirket uhdesinde hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını, davacı karşı davalı şirket tarafından bu takas ve mahsup işleminin asıl dava ile yapılmış olup, bundan sonra karşı davacının icra takibi başlatmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek karşı davanın reddi ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında çeşitli tarihlerde fermuar alım satımı gerçekleştiği, davacı tarafça davalıdan satın alınan ürünlerin ayıplı olduğu iddiasına dayanılarak uğranılan zararların kâr kaybının ve yaptırılan test bedellerinin tahsili için eldeki davanın açıldığı, yaptırılan bilirkişi incelemesinde fermuarların bozulmasında davalıya kusur yüklenemeyeceğinin belirtildiği gerekçesiyle davacının davasının reddine; karşı dava yönünden taraf ticari defterlerinin birbiriyle uyumlu olduğu, cari hesaptaki farklılığın davacı tarafça gönderilen ve karşı davacının iade ettiği faturalardan kaynaklandığı, takibe konu alacak miktarı hususunda bir uyuşmazlığın bulunmadığı, incelemeye sunulan defter ve belgeler ile tüm dosya kapsamına göre, karşı davacının takip ve dava tarihi itibariyle karşı davalıdan 192.975,73 TL cari hesaba dayalı alacağının bulunduğu gerekçesiyle karşı davanın kabulü ile 192.975,73 TL asıl alacak yönünden davacı karşı davalının Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü'nün 2017/4840 esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin asıl alacak yönünden devamına; asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda avans faiz oranı uygulanmasına, davalı aleyhine girişilen icra takibinin tamamına haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiği, icra takibinin cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacağın bilinebilir olduğu gerekçesiyle asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 38.595,14 TL icra inkar tazminatının davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hüküm davacı karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı karşı davacının faturaya konu ürünlerin eksiksiz ve çalışır durumda ve kullanım talimatıyla beraber teslim edildiğini beyan ettiği, davacının ayıp iddiasını ispatlaması gerektiği, davacı tarafça Bakırköy 5 Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/2 D.İş Esas sayılı dosyasında yaptırılan delil tespiti üzerine alınan bilirkişi raporunda ham olarak yurt dışına ihracatı yapılan parça boyama ve yıkama işleminden sonra ayıbın ortaya çıkmış olduğunun belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince alınan 02/05/2018 tarihli raporda davacının davalıdan satın alıp pantolon üretiminde kullanmış olduğu fermuarların boyama/yıkama işleminden sonra işlevlerini yitirmesi ve kullanılamaz olması nedeniyle 3.952 adet pantolonun ayıplı hale geldiği, fermuarları bozulan 3.952 adet pantolonun fermuarlarının bozulmasına boyama öncesinde fermuarları kapatmadan ve fermuar kursörünü kilitlemeden pantolonları boyamaya sevkeden davacının ve müşterisinin müştereken sorumlu olduğu, fermuarların bozulmasında davalıya kusur yüklenemeyeceği, davacı tarafın ayıbın dikim ve boyama işleminden kaynaklanmadığını ispat edemediği ve test ücretinden kaynaklı yansıtma faturasını ibraz etmiş ise de yapıldığı iddia edilen test raporları ve ödeme makbuzu da dosyaya sunulmadığı, davacı karşı davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenlerinin İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında detaylı şekilde tartışılıp değerlendirildiği, mahkeme gerekçesi ve tespitinin dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davacı karşı davalının asıl ve karşı davaya ilişkin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Dava, davacının, ayıplı olduğunu iddia ettiği ürün nedeniyle uğramış olduğu zarar ve kâr kayıplarının davalıdan tahsili talebine; karşı dava ise, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı talebine ilişkindir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b 1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı karşı davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 9.909,97 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı karşı davalıdan alınmasına, 14/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:11