Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/4725
2021/7106
13 Aralık 2021
MAHKEMESİ: GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.12.2016 tarih ve 2014/630 E. 2016/1465 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.12.2019 tarih ve 2018/1368 E 2019/1635 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki kömür ticaretine istinaden davacı şirketin davalıdan çeşitli dönemlerde aldığı ve alacağı kömür bedellerine karşılık davalıya ait olan ve müvekkilinde bulunan çeşitli bankalara ait pos cihazlarından çekilmek suretiyle, çekler verilmek, banka havaleleri yapılmak, elden makbuz karşılığı ödemeler yapmak suretiyle ödemeler yaptığını, ancak müvekkilinin yapmış olduğu ödemelerin karşılığı olan kömürün davalı tarafından müvekkiline teslim edilmediğini,davalının elinde bulunan çekler nedeniyle davacı hakkında icra takibi başlattığını ileri sürerek; çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000. TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının talep ettiği kömürlerin teslim edilmediği yönündeki tüm iddialarının haksız ve yersiz olduğunu, davacı borçlunun borçlarını tasfiye etmek amacıyla çekleri keşide ettiğini savunarak davanın reddi ile % 40'tan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı defterlerinin dönem sonu noter kapanış onaylarına ilişkin mükellefiyetlerin ifa edilmemiş olması sebebiyle yasaya uygun tutulma şartlarının gerçekleşmediği, ispat yükü kendisine düşen davacı borçlunun iddiasını uygun delillerle kanıtlamasının gerektiği, çek ihdas sebebini ihtiva etmeyen bir kambiyo senedi ise de, ihdas sebebinin ne olduğu ve bu sebebin gerçekleşmemesi nedeniyle senedin bedelsiz kaldığı hususunun kambiyo ilişkisinin tarafları arasında geçerli delillerle kanıtlanabileceği, çekin avans olarak verildiğinin yazılı delille ispat edilmesinin gerektiği, satıcı ile alıcı borçları aynı zamanda ifa etmekle mükellef olduğundan çekin kural olarak mevcut bir borcun ifası amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği, davacının bu karinenin aksine olarak çeklerin avans olarak verildiğini ve mal teslim edilmediğini yazılı delille ispatlayamadığı, ayrıca pos cihazından yapılan ödemelerin de ispat yükü üzerinde bulunan davacı tarafından bedelsiz kaldığının yazılı delille ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davacı yanın kötüniyeti ispatlanamadığından davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, çekin bir ödeme aracı olup, çeklerin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolunda yasal karine bulunduğu, bu durumda, davacının söz konusu çekleri mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verdiğinin kabulünün gerektiği, yasal karinenin aksini yani çekin borç ödenmesinden başka bir amaçla verildiğini, bedelsiz bir avans çeki olduğunu iddia eden davacı tarafın bunu kesin delillerle ispatlaması gerektiği, davacı tarafın ticari defterlere göre çeklerin bedelsiz kaldığını ve davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürmekte ise de davacı defterlerinin kapanış tasdikleri bulunmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 223. maddesi gereğince sözkonusu defterlerin davacı lehine delil olmasının mümkün olmadığı, bu nedenlerle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava, ticari satım nedeniyle verilen çeklerin bedelsiz olduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasıdır. Davacı şirketin, 09.09.2015 tarihinde, dava devam ederken, resen sicilden silindiği, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 16.09.2015 tarihli sayısında yayınlanmış olmakla, öncelikle bu hususun değerlendirilip, davacı şirketin resen sicilden terkin edilip edilmediğinin belirlenmesi, sicilden terkin edilmişse şirketin ihya edilerek sicile tescilinin sağlanıp, tebligat yapıldıktan sonra davaya devam edilmesi gerekirken, bu hususlar yerine getirilmeksizin, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:34