Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/380

Karar No

2021/6990

Karar Tarihi

9 Aralık 2021

MAHKEMESİ: SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 16.05.2019 tarih ve 2017/1002 E. 2019/488 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 15.10.2019 tarih ve 2019/1194 E. 2019/1324 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 07.12.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile tüm davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı ile davalıların murisi ... arasında 28.11.2016 tarihinde... Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin olağanüstü genel kurul toplantısında 2016/5 karar sayısı ile hisse devri gerçekleştirildiğini, bu devir işleminde davacının... şirketine ait hissesini ...'na 1.800.000,00 TL karşılığında devrettiğini, bu hisse devrine ilişkin sözleşmede davacıya ait hissenin karşılığı olarak Rize Deniz Caddesi’nde bulunan... Pastanesi’nin kiracı olarak kullandığı binadaki %12,5'lik hissesini davalıların murisi ...'nun davacı ...'na 1.800.000,00 TL karşılığında sattığının kararlaştırıldığını, satış bedelinin ödenmesi için ... tarafından davacıya Uşak 4. Noterliği’nin 05.12.2016 tarih ve 09157 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vekaletnamesinin verildiğini, vekaletname fiiliyata geçirilmeden ...'nun vefat ettiğini, dolayısıyla müvekkili tarafından devredilen şirket hissesinin karşılığı olan 1.800.000,00 TL'nin tahsil edilemediğini iddia ederek anılan bu miktarın 05.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ..., babası ...'nun ölümü ile... isimli şirketin iflas tehlikesi altında olduğunu öğrendiğini, dava konusu şirketin merkezinin Uşak ilinde olması sebebiyle yetkili mahkemenin Uşak Mahkemeleri olduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.

Davalılar vekili, Nesli Örme isimli şirketin 28.11.2016 tarih ve 2016/5 sayılı genel kurul toplantısında alınan kararla davacının şirketteki 4500 adet ve 180.000,00 TL bedelli hissesini davalıların murisi ...'na sattığını, şirketin batık bir halde olduğunu, kredi limitleri dolmuş haldeyken davalılar tarafından maddi ve manevi büyük fedakarlıklar yapılarak ayakta tutulmaya çalışıldığını, davacının şirketteki hisselerini 1.800.000,00 TL bedelle devrettiğine dair iddiasının ve murislerinin satış bedeli olarak bir taşınmazdaki %12,5 oranındaki hissesini ...'na sattığına dair iddianın gerçek dışı olduğunu, müvekkillerinin murisinin imzasını taşımayan bir belgeye dayanarak davacının hak talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının iddiasını tanıklarla ispatlamasının olanaksız olduğunu, davanın mahiyeti gereği satış bedelinin tanıkla ispatlanmasının mümkün olmadığını, genel kurul kararının aksinin ancak aynı değerde ve kuvvette yazılı belgelerle ispatlanabileceğini, imzasız sunulan belgenin delil başlangıcı olarak nitelendirilme olanağının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesi’nce, davacı tarafça dayanılan sözleşmenin ilk sayfasında davalıların murisinin imzasının bulunmadığı, ikinci sayfasında imza bulunsa bile ilk sayfanın ikinci sayfaya ait olduğuna dair delil bulunmadığı, davacı yanın yemin deliline dayanmadığı, davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davanın tazminat davası olduğu, İlk Derece Mahkemesince taraf delillerinin usulüne uygun toplandığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli, denetime açık olduğu, davacı ile davalıların murisi arasında düzenlenen ve noter tarafından tasdiklenen şirkete ait Genel Kurul toplantı tutanağında hisse senetlerinin 180.000,00 TL karşılığında ...'na devredildiğinin belirtildiği, bu belgenin aksine tarafların anlaşmasının daha farklı olduğunun davacı tarafça ispatlanması gerektiği, iddia edilen ve ilk sayfasında imza bulunmayan 28.11.2016 tarihli sözleşmenin gayrimenkul devir taahhüdü içermesine rağmen yasal geçerlilik koşuluna uygun olarak yapılmadığı, geçersiz olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, davalıların murisine devredilen şirket hisse bedellerinin tahsili için açılan alacak davasıdır.

Davacı vekili, müvekkili ile davalıların murisi ...’nun kardeş ve aynı zamanda dava dışı... … A.Ş.’nin ortakları olduğunu, davacının bu şirketteki hisselerini davalıların murisine 1.800.000,00 TL bedelle sattığını, davalıların murisinin satış bedeline karşılık Rize İli’nde bulunan... Pastanesi tarafından kiracı olarak kullanılan taşınmazın %12,5 hissesini davacıya devretmeyi kabul ettiğini, taşınmazın devri için 05.12.2016 tarihli vekaletname verdiğini, ayrıca hisse devrinden sonra pastane kira bedellerinin davacıya ödendiğini, bu şartların davacı ile davalıların murisi arasında akdedilen 28.11.2016 tarihli sözleşmede kararlaştırıldığını, ancak davalıların murisinin vefat etmesi nedeniyle taşınmaz devrinin gerçekleştirilemediğini belirterek 1.800.000. TL hisse bedelinin davalılardan tahsilini istemiştir.

Davalılar vekili, davacı ile davalıların murisi arasında resmi kayıtlara yansıdığı şekilde 180.000,00 TL üzerinden hisse devrinin gerçekleştiğini, davacının iddialarının gerçek dışı olup dayandığı 28.11.2016 tarihli adi yazılı sözleşmenin de sahte olarak oluşturulduğunu beyan etmiş, vekilden ayrı cevap dilekçesi sunan davalı ... da, davacının iddialarının doğru olmadığını, hisse devrinin resmi kayıtlara yansıdığı şekilde 180.000,00 TL üzerinden gerçekleştiğini, davacının taleplerine dayanak kıldığı 28.11.2016 tarihli adi yazılı sözleşmenin birinci sayfasında imza bulunmadığını, ikinci sayfasında bulunan imzanın, yazıların ve tarih ibaresinin de Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek incelenmesi gerektiğini belirtmiştir.

İlk Derece Mahkemesi’nce davanın reddine karar verilmiş ise de bu iddia ve savunma karşısında yapılan inceleme yeterli değildir. Bu nedenle, davalıların sahtecilik savunmasında bulundukları gözetilerek davacının taleplerine dayanak kıldığı 28.11.2016 tarihli iki sayfadan ibaret sözleşmenin ikinci sayfasında yer alan yazıların, tarih ibaresinin ve imzanın murislerine aidiyeti konusunda davalıların ya da vekillerinin beyanlarının alınması, yazıların, tarih ibaresinin ve/veya imzanın murise aidiyetinin kabul edilmemesi halinde sözleşme tarihine yakın tarihli murisin samimi imza ve yazı örnek asılları toplanarak 28.11.2016 tarihli sözleşme aslı üzerinde ikinci sayfada bulunan el yazıları, tarih ibaresi ve imzanın murise ait olup olmadığı ve ayrıca yazı tarzı, konumlandırılış, biçim, içerik, kullanılan bilgisayar programı ve bütünsellik bakımından davacının taleplerine dayanak kıldığı 28.11.2016 tarihli adi yazılı sözleşmenin birinci ve ikinci sayfaları arasında devamlılık bulunup bulunmadığı, imza ve yazı bulunan ikinci sayfanın birinci sayfanın devamı olup olmadığı bu konuda emare, iz bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınıp; davalıların sözleşmenin ikinci sayfasında yer alan el yazılarına, tarih ibaresine ve murise ait imzaya itiraz etmemeleri durumunda ise yine sözleşme aslı dosyaya getirtilerek yazı tarzı, konumlandırılış, biçim, içerik, kullanılan bilgisayar programı ve bütünsellik bakımından davacının taleplerine dayanak kıldığı 28.11.2016 tarihli adi yazılı sözleşmenin birinci ve ikinci sayfaları arasında devamlılık bulunup bulunmadığı, imza ve yazı bulunan ikinci sayfanın birinci sayfanın devamı olup olmadığı bu konuda emare, iz bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmalıdır.

Ayrıca; hisse devir tarihi itibariyle davacının devrettiği hisseler ile 28.11.2016 tarihli adi yazılı sözleşmede bahsi geçen hisse devrine karşılık verileceği belirtilen Rize İli’nde bulunan... Pastanesi tarafından kullanılan taşınmazın %12,5 payının gerçek değerlerinin (piyasa değerlerinin) konusunda uzman bilirkişi ya da bilirkişilere tespit ettirilerek bundan sonra davalıların murisinin davacıya verdiği 05.12.2016 tarihli taşınmazların devrine ilişkin vekaletname, devir tarihinden sonra davacının hesabına kira parası olarak geldiğini iddia ettiği ödemeler irdelenip neticede tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek 28.11.2016 tarihli adi yazılı sözleşmenin taraflar arasında akdedilip akdedilmediği, akdedildi ise davacının iddia ettiği şekilde uygulanması için tarafların ortak irade gösterip sözleşme hükümlerini kısmen yerine getirip getirmedikleri ve tarafların anlaşılır ortak iradeleri tespit edilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması ve bu hükme yönelen davacı istinaf isteminin Bölge Adliye Mahkemesi’nce reddine karar verilmesi, istinaf isteminin reddine dair kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun hangi hükümlerine göre verildiğinin, esastan red kararı olup olmadığının belirtilmemiş olması usul, yasa ve dosya kapsamına aykırı olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

adınamilleti

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:55

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim