Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/132
2021/6949
8 Aralık 2021
MAHKEMESİ: ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25.04.2018 tarih ve 2017/147 E. 2018/175 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 03.10.2019 tarih ve 2018/1385 E. 2019/965 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 30.11.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirketin 26.10.2011 tarihinde yazılı sözleşme yaptıklarını, sözleşmenin 4.2. maddesi uyarınca patent başvurusunun masraflarının işverene ait olması koşuluyla başvurusunun yüklenici tarafından yapılacağının, patent belgesi alınana kadar geçen sürede gerçekleşecek üretim için gerekli lisans kullanım bedelinin sözleşme bedeline dahil olduğunun, patent belgesi alındıktan sonra patentin tüm hakları ile birlikte üst limiti 20.000,00. Euro olacak şekilde belirlenecek bir bedel ile işverene devredilmesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin uzun süren çalışma ve araştırmalar sonucunda "Bitkisel Kökenli Steroid Olmayan Anti İnflamatuar Madde İçeren Krioterapik Etkili Ortopedik Ürünler" başlığı ile buluşunu ortaya çıkartıp TR 2011/10402 sayısı ile patentini aldığını, müvekkilinin davalıdan sözleşme hükümlerine uygun olan 20.000,00. Euro'yu ödemesini istediğini, ancak davalının buna yanaşmadığı gibi patenti işletmesinde kullandığını, sözleşme gereği buluşun bedelinin bilirkişi aracılığıyla belirlenmesi ile 20.000,00. Euro alacaklarından şimdilik 2.000,00. Euro'nun fiili ödeme anındaki kur üzerinden müvekkiline ödenmesini, alacağın 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince faiz işletilmesini talep ve dava etmiş, 13.03.2017 günlü dilekçesi ıslah dilekçesi ile 20.000,00 Euro'nun 08.02.2014 tarihinden itibaren Devlet Bankalarının Euro para birimiyle açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca tescil edilen patentin karşı tarafa devrini istemiştir.
Davalı vekili, davacının buluşu işçi patenti sözleşmesi kapsamında yaptığını bildirdiğini, sözleşme uyarınca davacının proje kapsamında patent belgesi alınması ve müvekkili şirkete danışmanlık hizmeti vermesi gerektiğini, müvekkilinin de danışmanlık hizmeti için 25.000,00. TL ve patent belgesi nedeniyle üst limiti 20.000,00. Euro olacak şekilde patent bedeli ödemesi gerektiğini, müvekkilinin danışmanlık hizmeti kapsamında davacıya 25.000,00. TL bedeli ödediğini, fakat patent bedeli üzerinde tarafların anlaşamadıklarını, davacı tarafın müvekkili için yeni bir buluş yaptığını belirterek patent bedeli talep ettiğini, fakat müvekkili tarafından patentin davacının patent başvurusundan çok daha önce başka bir firma tarafından alındığının tespit edildiğini, davacının göndermiş olduğu ihtarnamelerde patent bedelini talep etmediğini, farklı istemlerde bulunduğunu, bu nedenle müvekkilinin temerrüde düştüğünden söz edilemeyeceğini, kaldı ki davacının tescilini yaptırdığı 2011/10402 sayılı patentin 2005/4604 sayı ile başka bir firma adına tescilli olduğunu, bu nedenle de yenilik ve buluş basamağı vasfına sahip olmadığını, patentin hükümsüzlüğü istemiyle müvekkili tarafından açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; davacının sözleşme kapsamındaki iş için yaptığı çalışmalar sonucunda oluşturduğu buluş ile ilgili olarak 19.11.2011 tarihinde patent tescil başvurusunda bulunduğu, başvurunun 2011/10402 sayı ile incelemesiz patente bağlandığı ve tescilin kesinleştiği, patentin 7 yıl için geçerli bulunduğu, davacının dava tarihinden sonra 05.10.2015 tarihinde incelemesiz patentin incelemeli patente dönüştürülmesi isteminde bulunulduğu, yapılan inceleme sonucunda incelemesiz patentin incelemeli patente dönüştürüldüğü ve tescil edildiği, anılan patentin hükümsüzlüğü istemiyle açılan davanın derdest bulunduğu, ancak dosyada düzenlenen raporlar kapsamına göre patentin yenilik ve buluş basamağı kriterine haiz olduğu yönünde bilirkişi raporları alındığı, yapılan sözleşmede, patentin davalının istemi üzerine davacı tarafından vücuda getirilip tescil ettirileceğinin ve bundan sonra da davalı tarafa devredileceğinin düzenlendiği, alınacak patentin, incelemeli yahut incelemesiz olduğuna yönelik sözleşmede bir belirleme yapılmadığı, dolayısıyla sadece patentin alınması üzerine borcun muaccel hale geleceği, davacı tarafın sözleşme gereği olan patente konu buluşu vücuda getirme borcunu yerine getirerek adına tescil ettirdiği, bu durumda sözleşme uyarınca yapılması gerekenin, patentin bedelinin tespit edilip, davalıya devrinin sağlanması olduğu, davalının değişik gerekçeler ortaya koyarak devir alma borcundan kaçınmasının yerinde bulunmadığı, esasen savunmanın genişletilmesi yasağının başlamasından sonraki aşamada, davalının savunmalarını davalının açık muvafakatı olmaksızın genişletmesi veya değiştirmesinin de mümkün olmadığı, patente yönelik hükümsüzlük davasının üçüncü bir kişi tarafından değil, bizzat davalı tarafından açıldığı, incelemeli veya incelemesiz, Avrupa Patenti veya yerli tüm patentler için hükümsüzlük davası açılmasının her zaman ihtimal dahilinde olduğu, sözleşmenin geçerliliğini muhafaza ettiği, hükümsüzlüğe ilişkin açılan davanın sonucunun beklenmesine veya açılan davaların birlikte görülmesine de gerek olmadığı, patentin bedelinin 20.000,00. Euro olarak belirlenmesinin hukuka uygun olacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili ve davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirme sonucunda; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1 b.1 maddesi gereğince esastan reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1 b 2. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, davanın kabulü ile 2.000,00. Euro'nun dava tarihi olan 21/07/2014 tarihinden, 18.000,00. Euro'nun da ıslah tarihi olan 13.03.2018 tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro hesabıyla açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte, fiili ödeme anındaki kur üzerinden, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı adına tescilli bulunan 2011/10402 sayılı patentin sahiplik hanesinin terkini ile davalı şirket adına tesciline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.781,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 08/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:01:19