Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/5693
2021/5650
22 Eylül 2021
MAHKEMESİ: TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09.04.2019 gün ve 2018/825 2019/398 sayılı kararı bozan Daire'nin 26.02.2020 gün ve 2019/3695 2020/2110 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin işyeri kasasından 10 adet çekin çalındığını, çeklerin iptali istemiyle açılan davada davalı tarafından işbu davaya konu Finansbank A.Ş. ... Şubesine ait 15.000,00 TL bedelli, Denizbank ... Şubesine ait 4.000,00 TL bedelli, Vakıfbank A.Ş. ... Şubesine ait 2.000,00 TL bedelli, Garanti Bankası A.Ş. ... Şubesine ait 12.000,00 TL bedelli 4 adet çeki elinde bulundurduğunu beyanla çeklerin ibraz edildiğini, çeklerde ciro, kaşe ve imzanın davacıya ait olmadığını ileri sürerek çeklerin istirdatına, ödeme yapılması halinde bedelin istirdatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 10,30 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 22.09.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava rıza dışı elden çıktığı iddiasına dayalı çek istirdat talebine ilişkindir.
Davanın niteliği itibarıyla davacının öncelikle kambiyo senedinin elinden rızası hilafına çıktığı ve ardı sıra ciro yolu ile temlik alanların kötüniyetle iktisap ettiklerinin ispatı gerekmektedir.
Ne var ki senet metni incelendiğinde, ciro zincirinde zahiren bir kopukluk bulunmadığı ve davacı iddiasının senet metninden görülebilen mutlak defi niteliğinde olmadığından müteakip ciranta ve hamillere karşı ne şekilde ileri sürülebileceğinin gerek kambiyo hukuku gerekse Faktoring ilişkisi açısından etraflıca değerlendirilmesi gerekmektedir.
Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır… (TTK. 790)
Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür (TTK. 792)
Keza, TTK 687 1. maddesinde de “Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.
(2) Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ilişkin hükümler saklıdır” düzenlemeleri mevcuttur.
Anılan TTK hükümleri çerçevesinde konu ele alındığında, kambiyo ilişkisinde üçüncü kişi olmaları hasebiyle davalı ... şirketinin ancak ve ancak kötüniyetli hamil olmaları halinde senedi iadeyle yükümlü olacakları ve bu durumun da ispat edilemediği anlaşılmaktadır.
Burada hamil faktoring şirketi olduğuna göre vakıanın ayrıca Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununun (FKFFŞK) 9/2 ve 9/3 maddeleri çerçevesinde tartışılması ve dolayısıyla meşru hamil olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
Zira sayın çoğunlukla aramızdaki görüş ihtilafı da bu hususta toplanmaktadır. “Faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz” (FKFFŞK Madde 9/2)
Davalı ... şirketi tarafından dosyaya sunulan fatura ve sair belgeler incelendiğinde; bir önceki cirantalarla hukuki ilişkinin faturalarla tevsik edildiği ve dolayısıyla temlik edilen alacak tutarının çek tutarlarını aşmadığı görülmektedir.
Faktoring işlemlerinde, kambiyo senedi refakatinde tevdi edilen faturaların gerçek bir mal veya hizmet satımına ilişkin olup olmadığının denetimi ancak davacının da hukuki işlemin tarafı olması halinde mümkündür.
Şayet, davalı ... şirketi alacağı, davacıdan bir sonraki cirantadan temlik alsaydı, faktoring şirketinin meşru hamil olmadığı defii alacağın temliki hükümlerine göre faktoring şirketine karşı da ileri sürebilecekti. Ancak burada bazı çekler birkaç cirodan sonra davalı ... şirketine temlik edilmiştir.
Dolayısıyla davalı ... şirketinin dava konusu çeki faktoring işlemi kapsamında temlik aldığı ve alırken de kanunun 9/2 maddesinde yer alan yasaklayıcı hükümlere riayet ettiği dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Aksi durumun yani Faktoring yönetmeliğinin 22/2 maddesinde yazılı olan özen yükümlülüğünün layıkıyla yerine getirilmediğinin ispat yükü davacı taraftadır. Kötü niyetli olduğu ispatlanamayan davalıya daha ağır vecibeler yüklemek faktoring müessesesini fiilen işlevsiz hale getirmekle eşdeğer sonuçlar doğuracaktır.
Keza, FKFFŞK’un 9/3 maddesinde de: “Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun” denilmek suretiyle bir bakıma TTK'nın 687. maddesiyle paralel bir düzenlemeye yer verilmiştir.
Açıklanan gerekçeler ile çeki kötü niyetle (davacının elinden rızası hilafına çıktığını bile bile) devraldığı ispatlanamayan davalı ... şirketine karşı açılan davanın reddi yönünde verilmiş olan karar, usul ve kanuna uygun bulunduğundan, karar düzeltme talebinin kabulüyle yerel mahkeme kararının onanması gerektiği düşüncesiyle aksi yönde tezahür eden sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:13:26