Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/4385

Karar No

2021/5605

Karar Tarihi

20 Eylül 2021

MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05.04.2018 tarih ve 2017/968 E. 2018/439 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 14.11.2019 tarih ve 2018/1295 E. 2019/1438 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, taraflar arasında davalıya ait taşınmazın müvekkiline devri hususunda sözlü olarak anlaşmaya varıldığını ve müvekkilinin, taşınmazın devri için aralarında davaya konu çekin de bulunduğu toplam değeri 340.000. TL olan 8 adet çeki davalıya verdiğini, davalının bu çeklerden 7 tanesini tahsil etmesine rağmen taahhüdünü yerine getirmediğini ileri sürerek, müvekkilinin davaya konu 70.000. TL tutarlı çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine ve çekin iadesine karar verilmesini talep etmiş, akabinde verdiği ıslah dilekçesiyle, davalı yanın davaya konu çeki icra takibine konu etmesi sebebiyle müvekkilinin asıl alacak ferileriyle birlikte icra dosyasına 90.590. TL ödemek zorunda kaldığını, menfi tespit olarak açılan davanın bu suretle istirdat davasına dönüştüğünü belirterek, 90.590. TL’nin davalıdan istirdadına karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin davacıya taşınmaz satmadığını, davaya konu çeki ve diğer çekleri davacıdan olan başka bir alacağına istinaden aldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, çekin bir ödeme vasıtası olduğu ve kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiğinin kabul edildiği, bunun aksini iddia edenin iddiasını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiği, davacı yanın çeklerin taşınmaz satışı için avans olarak verildiğine ilişkin iddiasını yazılı delillerle ispat edemediği, bunun yanında davaya konu çekin davacının ticari defterlerinde avanslar bölümünde değil satıcılar hesabında kayıtlı olduğu ve çek bedelinin kasa hesabından ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın, davadan sonra yapılan icra takibi sebebiyle çek bedelini davalıya ödediği, menfi tespit isteminin bu suretle istirdada dönüştüğü, bu durumda artık davacının takip dayanağı çeke dayalı icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadığı, bu nedenle mahkemece davacının menfi tespit davasının kabulü gerekirken menfi tespit istemi yönünden ayrı bir hüküm kurulmamasının doğru görülmediği, istirdat talebine gelince, istirdat davalarında, davacının, paranın verilmesinin lazım gelmediğini ispatla mükellef olduğu, somut olayda davacı yanca çek bedelinin ödenmemesi gerektiği noktasında kesin delil sunulamadığı, bu nedenle istirdat talebinin dinlenemeyeceği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, menfi tespit davasının kabulüne, istirdat davasının ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1 ) İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, aşağıda belirtilen hususlar dışında dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına davacının delil listesinde davalının ticari defter ve kayıtlarına dayanmamış olmasına göre davacı vekilince ileri sürülen tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2 ) Davalı vekilince ileri sürülen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, İİK’nın 72/6 maddesine göre, borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Somut olayda, başlangıçta menfi tespit davası olarak açılan dava, davadan sonra yapılan takip neticesinde borcun ödenmesi sebebiyle istirdat davasına dönüşmüştür. Bölge Adliye Mahkemesince, davacının çek nedeniyle borçlu olmadığını ve icra tehdidi altında yaptığı ödemenin istirdadı gerektiğini ispatlayamadığı ancak yapılan takip neticesinde çek bedelini ödediği, yapılan ödeme sebebiyle artık çek nedeniyle borçlu olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle menfi tespit davasının kabulüne, istirdat davasının ise reddine karar verilmiştir. Ancak her davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre karara bağlanması gerekmekte olup, senet nedeniyle borçlu olunmadığı sonucuna ulaşılabilmesi için borcun mevcut olmadığının senede karşı senetle ispat kuralı gereğince usulüne uygun olarak kanıtlanması gerekir. Borcun bulunmadığı ispatlanamadığı takdirde salt borcun icra tehdidi altında ödenmiş olması sebebiyle menfi tespit davasının kabulüne karar verilemez. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesi kararı belirtilen hususlar bakımından isabetli görülmeyip, hükmün bu nedenle bozulması gerekse de istirdat davasının reddine ilişkin kararın isabetli görülmesi ve mahkemece yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması sebebiyle belirtilen yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının ilgili kısmının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulüne ancak kanuna uygun olmayan husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca yukarda açıklandığı şekilde gerekçesi ve hüküm fıkrasının “B” bendinin 1 numaralı fıkrasında yer alan, “Davacının menfi tespit isteminin KABULÜ ile davacı şirketin keşidecisi bulunduğu ...Bank Gaziantep Şubesine ait, lehtarı davalı şirket olan, 04/08/2017 keşide tarihli, 70.000,00 TL bedelli, keşide yeri Gaziantep, 0107788 numaralı çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine” cümlesinin hükümden tamamen çıkartılması suretiyle düzeltilerek ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 20/09/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

1 Dava, menfi tespit davasından dönüşen istirdat istemine ilişkindir.

2 Davacı vekili, taşınmaz alımı için davalıya toplamda 340.000 TL bedelli 8 adet çek tanzim ederek teslim etiğini, bunlardan yedisinin ödendiğini, ancak davalının taahhüdünü yerine getirmediğini ileri sürerek, sekizinci çek olan 70.000 TL bedelli çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, yargılama sırasında çek bedelinin icra yoluyla ödenmesi nedeniyle talebini 90.590 TL istirdada dönüştürmüştür. Davalı vekili ise, çeklerin taşınmaz karşılığı alınmadığını, verilen borcun karşılığı olarak alındığını savunmuştur.

3 İlk Derece Mahkemesince, çekin ödeme aracı olduğu ve aksinin ancak yazılı delille ispat edilebileceği, ancak bunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise, dava konusu çek bedelinin takipten sonra ödenmiş olması nedeniyle, artık bu çeklerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, ancak istirdat talebi yönünden davacının kesin delil sunamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle istirdat talebi yönünden davanın reddine karar vermiştir.

4 Daire çoğunluğunca davacının temyiz isteminin reddine, davalının temyiz isteminin kabulü ile menfi tespit davası yönünden verilen kararı ise, aynı maddi vaka nedeniyle, hem menfi tespit talebi, hem de davadan sonra ödeme nedeniyle menfi tespit talebinden dönüşen istirdat talebi yönünden iki ayrı hüküm kurulmaması gerektiğine ilişkin gerekçesi yerinde olmakla birlikte, bu bozma gerekçesinin mahkemenin kabulü dikkate alınarak ikinci bozma gerekçesi yapılması gerektiği düşüncesindeyim.

5 Anılan bozma gerekçesinden önce, mahkemenin çekin ödeme vasıtası olduğu ve aksinin ancak senetle ispat kuralı uyarınca ispat edilebileceği gerekçesi doğru bir yaklaşım olmayıp, HMK’nın 201. Maddesi uyarınca, senedin aksi tanık delili ile ispatlanamaz. Yoksa, senedin aksinin senet ya da diğer yemin, ikrar ya da ticari defterler gibi kesin delillerle ispatı mümkündür. Nitekim Yargıtay HGK’nın 29.04.2021 tarih ve 2017/3098 E. 2021/546 K. sayılı kararında da zikredildiği gibi (…davalının akdi ilişkiyi inkâr etmesi hâlinde, ispat yükü davacının üzerinde olup, sözleşmenin kurulduğunu davacının kural olarak yazılı delille veya ikrar, yemin, ticari defterler gibi diğer kesin delillerle ispatlaması gerekir. Yazılı delille (senetle) ispat zorunluluğu bulunan bu durumda tanık dinlenebilmesi için HMK 200/2. maddesine göre karşı tarafın tanık dinlenmesine açıkça muvafakat etmesi, HMK 202. maddesinde düzenlenen delil başlangıcının olması ya da HMK 203. maddesinde sayılan istisnalardan birinin bulunması gerekir…) ticari defterlerin HMK’da öngörülen kesin deliller arasında olduğu kabul edilmelidir.

6 Somut olayda da davacı davaya konu çekin ödeme amacıyla değil, avans olarak verildiği ve karşılığı olan malın kendisine teslim edilmemesi nedeniyle bu çek sebebiyle davalıya borçlu olmadığına ilişkin iddiasını, senetle değil ise de diğer bir kesin delil olan ticari defterler ile ispat etmek istemiştir. Senede karşı senet kuralı ve delil başlangıcı ile ispat etmek istemiş ve bu uğurda davalının ticari defter ve belgelerine dayanmıştır. Davacı taraf, söz konusu bedelin taşınmaz alımı için ödendiği ve davalı tarafından taşınmasın devredilmediği iddia edilmiş olup, davacı tarafın ticari defterinde de, dava konusu çekin satın alınan mal karşılığı ödendiği kaydının gözüktüğü anlaşılmaktadır. Davalı tarafın ticari defterinde davaya konu çekin taşınmaz satışı nedeniyle alındığı kaydının bulunması ve taşınmaz devrinin de ispat edilememesi halinde davacı taraf iddiasını kesin delille ispat etmiş olacaktır. Bu nedenle mahkemece, davalı tarafa da ticari defterlerini ibraz etmesi için süre verilmesi ve sunulmaması halinde ise HMK 220/3 ve 222. maddeleri uyarınca işlem yapması gerekirken, üstelik davalı vekili de kendi ticari defterlerini sunmaya hazır olduğunu yargılamanın son celsesinde beyan ettiği halde eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

7 Öte yandan, HMK’nın 184.maddesi uyarınca, mahkemece tüm delillerin toplanmasından sonra tahkikatın tamamı hakkında taraflara açıklama yapma hakkı tanınması ve ilave tahkikat yapılmasının gerekli olup olmadığı hakkında bir karar vermesi, ilave tahkikat yapılmasının gerekli olmadığı kanaatinde ise 186. Madde uyarınca sözlü yargılama aşamasına geçilerek buna göre taraflara son sözlerini sorması gerekirken bunun ihmal edilmesi de savunma hakkının kısıtlanması mahiyetinde olup ayrıca bozma gerekçesi yapılması gerektiği kanaatinde olduğumdan, Daire çoğunluğu tarafından anılan hususlara ilişkin temyiz isteminin reddine karar verilmesini isabetli bulmuyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karşı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:14:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim