Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/3199

Karar No

2021/5290

Karar Tarihi

22 Haziran 2021

MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada...4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 17.10.2018 tarih ve 2016/1319 E 2018/835 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.06.2019 tarih ve 2019/684 E 2019/794 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, yönetim ve denetimi ...'na devredilen Sümerbank A.Ş. ... Şubesi müşterisi ...'ın...Şubesine tahsile verdiği 3 adet toplam 27.000,00 TL meblağlı çek bedellerinin banka tarafından tahsil edilerek hesabına geçirilmediği iddiası ile...2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/493 Esas sayılı dosyasından banka aleyhine açmış olduğu dava neticesinde 2012/614 Karar sayılı 13.12.2012 tarihli ilamı ile davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiğini, dava dışı ... mirasçılarına toplamda 63.047,45 TL ödeme yapıldığını, davaya konu işlemlerin davalı ...'ın keşide etmiş olduğu çeklerden kaynaklanmış olması nedeniyle kurumun zararının karşılanmasını teminen ... adına icra takibi başlattığını, borçlunun takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, yapılan araştırmalarda ibraz edilen çeklerdeki keşide tarihlerinde keşidecinin hesap bakiyesinin müsait olmadığının tespit edildiğini ve bu hususun Beyoğlu Noterliğinin 05.10.2004 tarih, 22618 yevmiye nolu ihtarnamesi ile ...'a bildirildiğini, davalı ...'ın keşide ederek dava dışı ...'a vermiş olduğu çeklerin ödeme tarihlerinde karşılığının bulunmaması nedeniyle müvekkili kurumun zarara uğradığını, bu nedenlerle davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalının % 40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu çeklerin ödeme tarihinden itibaren 6 aylık zamanaşımı, 10 yıllık genel zamanaşımı ve rücuya konu ödeme tarihleri olan 01.03.2013 ve 24.04.2013 tarihlerinden itibaren 1 yıllık sebepsiz zenginleşme zamanaşımı süresinin geçmiş olduğunu, bu nedenle zamanaşımı itirazlarının olduğunu, takibe dayanak yapılan...2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/493 Esas sayılı dosyasının davalıya ihbar edilmediğini ve davalı banka tarafından temyiz süresi geçirilip temyize konu edilmediğini, bu ilama dayanılarak davalıdan bir talepte bulunulamayacağını, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/493 Esas sayılı ilamına konu çek olduğu iddia edilen belgelerdeki imzaların davalıya ait olmadığını, çeklerin TTK anlamında çek vasfına sahip olmadıklarını, bu nedenlerle davanın reddine, davacının %20 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince iddia, savunma, tüm dosya kapsamına göre, ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/493 Esas sayılı dosyasının davalıya ihbar edilmediği, bu hususta herhangi bir şekilde davalı banka tarafından bu hususunun temyize konu edilmediği, tahsil amacıyla teslim edilen çekleri Sümerbank memurlarının tahsil edemediği, temyiz süresinin yukarıda anılı mahkeme dosyasında kaçırıldığı, davalının imzaların davalıya ait olmadığını iddia ettiği ve hatta çeklerin de TTK anlamında çek vasfına sahip olmadığını savunduğu, davacının iddiasını ispat etmek için dosya kapsamında gerekli şekilde delillerini sunması gerektiği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca davacının hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu, 6100 sayılı HMK'nun 190. maddesi uyarınca iddia edilen vakayı ispatla yükümlü olan tarafın yine bu hukuki sonuçtan lehine hak çıkaran taraf olduğu ve yine HMK 194/1 maddesi uyarınca dayanılan vakayı dayanan tarafın ispata elverişli şekilde somutlaştırması gerektiği, HMK 199/1 uyarınca bu ispatlanacak vakanın belge ile somutlaştırılması gerektiği, HMK 200. maddesi uyarınca da dava değeri dikkate alınarak bu hususun senetle ispatlanılması gerektiği anlaşılmakla somut davada davalının imzaya itiraz ettiği, bu hususun davacı tarafından ispat edilemediği ve yine tahsil için teslim alınan çeklere ilişkin makul sürede işlem yapılmadığı gibi davalı olan müşteriye de bilgi verilmeyerek yasal hakların kullanılmasının engellendiği, davanın temelini oluşturduğu iddia olunan sebepsiz zenginleşmeye dayanmak suretiyle ödenen tazminatın davalıdan sebepsiz zenginleşme şartlarından olan eksilme ve çoğalma arasındaki bağlantının davacının çalıştırmış olduğu kişiler tarafından yapılan hatalı davranışlardan dolayı koptuğu, bu nedenle illiyet bağı eksikliği nedeniyle davalıdan bu doğrultuda tazminat talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonunda, davacı kurumun dava dışı ...'a ödeme yaptığı...2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/493 Esas (Yargıtay bozması sonrasında 2015/162) sayılı dosyasının incelenmesi neticesinde, davacı bankanın müşterisi olan çek lehtarı ...'ın, 3 adet çekini muhatap bankaya ibraz ederek tahsil etmesi amacıyla davalı bankaya teslim etmesine rağmen davalı banka tarafından üç yıl boyunca çeklerle ilgili herhangi bir işlem yapılmaması, karşılıksız kaşesi vurdurulmaması ve üç yıl içerisinde davacıya çekin iade edilmeyerek zamanaşımına uğramasına sebep olunduğu gerekçesiyle davalının zarardan sorumlu olduğu, çek lehtarı ...'ın da çekin akıbetini üç yıldan fazla bir süreyle araştırmayarak zararın oluşmasına katkı yapmak suretiyle %40 oranında müterafik kusurlu olduğu tespit edilmiş ve bu değerlendirmeler neticesinde davalı bankanın %60 oranındaki kusuruna isabet eden miktar yönünden takdiren 15.000,00 TL alacağa hükmedildiği ve verilen bu kararın süresinde temyiz edilmemesi nedeniyle 26.03.2008 tarihinde kesinleştiği, her ne kadar davacının sebepsiz zenginleşmeye konu yaptığı mahkeme kararında çek bedelinin bir kısmının ödenmesi yönünde karar verilmiş ise de; bu kararın hükmolunan miktarın çekten kaynaklanan borçla ilgili olmadığı, mahkemenin davacı ile banka müşterisi olan dava dışı ... arasındaki bankacılık ilişkisinden kaynaklanan hizmetin kusurlu ifa edilmesi nedeniyle tazminata hükmettiği, bu nedenle hükmolunan bu bedelin karşılıksız çıkan çekin bedeli olarak düşünülmesinin yerinde olmayacağı, zira dava dışı ...'ın açmış olduğu davadaki talebinin de tazminat mahiyetinde olduğu, bunun yanında davacının adına hareket ettiği banka, çek yönünden muhatap banka olmadığından bu çek bedelini ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı, muhatap bankanın dahi sadece karşılıksız çıkan çek için yasa tarafından belirlenen sorumluluk miktarını ödemekle yükümlü olduğu, bu nedenle muhatap banka olmayan davacının çek bedelinden sorumlu olmaması nedeniyle, mahkemece hükmolunan ve ...'a ödenen bedelin bu yön itibariyle de çek bedeli olarak değerlendirilemeyeceği, aksine davalının kusurlu bir hizmet nedeniyle dava dışı müşterisinin zarara uğramasından dolayı hükmolunan tazminat bedelini ödediği kanaatine varılarak, ilk derece mahkemesinin ödenen bedelin davalıdan talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararının yerinde olduğu, ancak, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140. maddesine göre davacı TMSF’nin harçtan muaf olmasına rağmen ilk derece mahkemesinin hüküm fıkrasında davacıyı harçtan sorumlu tutmasının hatalı olduğu, harca ilişkin hüküm fıkrasının HMK'nın 353/1 b 2 maddesi gereğince düzeltilmek suretiyle yeniden karar verilmesi mümkün olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ... 4. Asliye Mahkemesi'nin 2016/1319 Esas, 2018/835 karar sayılı kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1 b 2 maddesi uyarınca davanın reddine, davacı harçtan muaf olduğundan harç konusunda hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 22.06.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:29:16

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim