Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/5867

Karar No

2021/4925

Karar Tarihi

9 Haziran 2021

MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.02.2019 tarih ve 2017/1333 E 2019/213 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 09.03.2020 tarih ve 2019/1350 E 2020/440 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı hakkında 100.000,00 TL bedelli bono nedeni ile icra takibi başlatıldığını, takip sırasında davalı tarafından takip konusu bononun zamanaşımına uğradığı iddiasıyla Denizli İcra Hukuk Mahkemesi'ne başvurulduğunu, Denizli 1.İcra Hukuk Mahkemesi tarafından verilen karar ile icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, ancak İİK'nın 33/1 a maddesi uyarınca, süresi içerisinde eldeki davayı açtıklarını, icranın geri bırakılmasına ilişkin kararın iptalini istediklerini, ayrıca TTK'nın 732. maddesi uyarınca, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca talepte bulunduklarını, bu talebin kabul edilmemesi halinde temel ilişkiye dayandıklarını, davalının taşınmaz satışı için elden aldığı parayı iade etmesi gerektiğini, zira tapuda devir işlemi yapılamadığını ileri sürerek, öncelikle icranın geri bırakılması kararının iptaline, olmadığı taktirde TTK'nın 732. maddesi gereğince sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince, bu da olmadığı taktirde temel ilişki gereğince 100.000,00 TL'nin senedin vade tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; icra hukuk mahkemesi tarafından icranın geri bırakılması yönündeki kararın isabetli olduğunu, bononun zamanaşımına uğradığını, TTK'nın 732.maddesinde belirtilen sebepsiz zenginleşme zamanaşımı süresinin dolduğunu, davaya konu senedin teminat amacıyla verildiğini, davacı tarafça senede dayalı olarak talepte bulunulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; TTK'nın 749/1 maddesi uyarınca vadeden itibaren üç yıl geçmekle bononun zamanaşımına uğrayacağı, yeni yasanın 757.maddesinde zamanaşımını kesen sebeplerin sınırlı olarak sayıldığı, davacının ileri sürdüğü sebeplerin zaman aşımını kesen nedenlerden olmadığı, ayrıca TTK'nın 732/4 maddesindeki bir yıllık sebepsiz zenginleşme zamanaşımı süresinin dolduğu, bu nedenle temel ilişki incelenmek suretiyle, sonuca gidilmesi gerektiği, davaya konu senedin Denizli ili Değirmenönü Mah. 1796 Ada 4 parsel nolu taşınmazdaki davalı murislerinden gelen payın davacıya satılması için verildiği, ancak satış işleminin gerçekleşmediği, dinlenen tanık beyanları ile davalı tarafın senet bedeli kadar davacı tarafa borçlandığı, senet zamanaşımına uğramış ise de temel ilişkideki alacağın yazılı delil başlangıcı ve tanık beyanları ile kanıtlandığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 100.000,00 TL 26.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili ve davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı yanın istinaf başvurusu yönünden; davaya konu senedin zamanaşımına uğramış delil başlangıcı niteliğine sahip olan senet olduğu, davacı tarafın tanıklarının davacının davalıya 100.000,00 TL tutarında ödeme yaptıklarını belirttikleri, senedin delil başlangıcı olma özelliği göz önüne alındığında davacının iddialarını tanık dahil her türlü delille ispatlamasının mümkün olduğu, davacının temel ilişkiye dayalı davasını ispatlamış olduğu gerekçesi ile, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı yanın istinaf başvurusu yönünden ise; TTK'nın 750. maddesinde zamanaşımını kesen sebeplerin sınırlı olarak belirtildiği, davacı tarafça icra dosyası içerisinde üç yılı aşan süre ile herhangi bir işlem yapılmadığı ve davaya konu bononun zamanaşımına uğradığı, bu yönde verilen Denizli 1. İcra Hukuk Mahkemesi kararının Yargıtay ilamı ile onandığı, davacı tarafın eldeki davayı yedi günlük süresi içerisinde açtığı, ancak bononun zamanaşımına uğramadığı yönündeki iddianın doğru olmadığı, aralarında temel ilişki bulunup, değinilen yasa maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerinin taraflar arasında uygulanma kabiliyetinin bulunmadığı, bunun sonucu olarak taraflar arasında ancak temel ilişki gereğince talepte bulunulabileceği, davaya konu bononun zamanaşımına uğramış olması nedeni ile delil başlangıcı özellikleri içerdiği ve davacının tanık dahil her türlü delil ile iddiasını ispatlayabileceği, davacı tarafça bilgisine başvurulan tanıkların taraflar arasındaki temel ilişkiyi doğruladığı ve davacının davalıya 100.000,00 TL tutarında ödeme yaptığını ve karşılığında davaya konu bonoyu aldığını beyan ettikleri, davanın bu gerekçe ile kabulü yerine, TTK'nın 732.maddesinin uygulanmama sebebinin zamanaşımı süresinin dolmuş olması gösterilerek sonuca gidilmesinin doğru olmadığı, davacı tarafça davalı hakkında 30.06.2008 tarihi itibariyle icra takibi başlatıldığı, davacıya ödeme emri gönderildiği, on günlük ödeme süresi sonrasında ödeme yapılmadığı ve bunun sonucu olarak davalının 11.07.2008 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü gerekçeleri ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeninde hüküm kurularak, "Taraflar arasında düzenlenmiş senet incelendiğinde, davalının keşideci, davacının ise lehtar olduğu, yerleşik Yargıtay uygulaması gereğince aralarında temel ilişki bulunup, değinilen yasa maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerinin taraflar arasında uygulanma kabiliyetinin bulunmadığı, bunun sonucu olarak taraflar arasında ancak temel ilişki gereğince talepte bulunulabileceği, davaya konu bononun zamanaşımına uğramış olması nedeni ile delil başlangıcı özellikleri içerdiği ve davacının tanık dahil her türlü delil ile iddiasını ispatlayabileceği, davacı tarafça bilgisine başvurulan tanıkların taraflar arasındaki temel ilişkiyi doğruladığı ve davacının davalıya 100.000,00 TL tutarında ödeme yaptığını ve karşılığında davaya konu bonoyu aldığını beyan ettikleri davacının davasının temel ilişkiye dayalı olarak ispatladığı, İİK'nın 33/a maddesi göz önüne alındığında davaya konu senedin bono niteliğini kaybettiği" gerekçesi ile, davanın kabulüne ve 100.000,00 TL alacağın 11.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karara karşı, davalı vekili tarafından ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 ve devamı maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371.maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve ayrıca takip dosyasında bir örneği bulunmayan satış avansına ilişkin makbuzun ortaklığın giderilmesine dair verilen kesin kararın öncesine rastlaması ve takibi ileriye taşıyan bir mahiyeti bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 5.123,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 09.06.2021 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Dava, İİK m. 33/a maddesi kapsamında icranın geri bırakılması kararının iptali, olmadığı takdirde TTK m. 732 hükmü uyarınca sebebiyle kapsamında zenginleşme tazminatının tahsili, bununda olmaması durumunda bononun dayanağı olan temel ilişkiden doğan alacağın tahsili talebine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince hem kambiyo zamanaşımının hem de sebepsiz zenginleşme zamanaşımının dolduğu, ancak temel ilişkinin ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerinin istinafı üzerine ise Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinafı yönünden ise taraflar arasında kambiyo hukukunda yer alan sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanamayacağı, İİK m. 33/a kapsamındaki davanın ise zamanında açılmasına rağmen bonoya ilişkin kambiyo zamanaşımı süresinin dolduğu, ancak temel ilişkinin ispatlandığı kabul edilip, gerekçe belirtilen şekilde değiştirilerek kararın kaldırılmasına ve temel ilişki yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davalı taraf temyiz ettikten sonra davacı vekili de katılma yoluyla temyiz etmiştir.

Somut olayda, davacı alacaklı davalı borçlu aleyhine 30.06.2008 tarihinde bonoya dayalı kambiyo takibi başlatmış ve takibin kesinleşmesi üzerine borçlunun murisinden kalan taşınmaz dışında başka mal varlığı olmadığından, söz konusu taşınmazdaki davalı hissesine haciz koydurmuş ve süresinde satış talebinde bulunmuş, akabinde ise İİK m. 121 uyarınca icra mahkemesinden aldığı 22.09.2008 tarihli yetki ile 28.10.2008 tarihinde ortaklığın giderilmesi davasını açmış, davaya bakan mahkemece ise 05.09.2009 tarihinde ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, karar temyiz aşamasında iken davacı alacaklı zaman geçirmeden 09.06.2010 tarihinde kararın bir örneğini takip dosyasına ibraz ederek satış talebini yenilediğini, kararın kesinleşmesinin beklenmesini ve satışın da düşürülmemesini talep etmiştir. Bundan sonra ise 17.05.2011 tarihinde taşınmazın satışı için satış avansı yatırmıştır. Ortaklığın giderilmesine ilişkin karar ise karar düzeltme sonrası 07.03.2013 tarihinde kesinleşmiştir. Davalı borçlu ise takibin takipsiz bırakıldığı tarihten itibaren kambiyo zamanaşımı süresinin dolduğunu ileri sürerek İİK m. 71/2 ve m. 33/a hükümleri uyarınca icra mahkemesinden icranın geri bırakılması kararı almış, bu kararın da temyiz aşamasından geçerek kesinleşmesi üzerine davacı alacaklı İİK m. 33/a’da öngörülen 7 günlük süre içinde eldeki davayı açmıştır.

TTK’nın 778'inci maddesi yollamasıyla bonolar hakkında da uygulanması gereken 749 ncu maddesi uyarınca vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle bono zamanaşımına uğrar. Kambiyo senetleri bakımından zamanaşımını kesen sebepler sınırlı sayıda olmak üzere TTK m. 750’de özel olarak düzenlenmiştir. Bu hükme göre, davanın açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi zamanaşımını kesen sebeplerdir. TTK kambiyo senetleri yönünden zamanaşımını kesen sebepleri özel olarak düzenlemesine rağmen, zamanaşımının yeniden başlaması hususu ile zamanaşımını durduran sebepleri düzenlememiştir. Bu nedenle TTK’nın düzenlemediği bu hususlara TBK hükümleri uygulanmak durumundadır. Bilindiği üzere zamanaşımını durduran sebepler TTK m. 153’de, zamanaşımının kesilmesi veya durması halinde yeni sürenin başlaması ise m. 156 ve m. 157’de düzenlenmiştir. Bu hükümlerden alacaklının fiili halinde zamanaşımının yeniden başlamasını düzenleyen TBK m. 157, f. 2 hükmüne göre, zamanaşımının icra takibiyle kesilmesi durumunda, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra zamanaşımı yeniden işlemeye başlar. Bu hükümden hareketle, alacağın elde edilmesi için doğrudan ya da dolaylı olarak icra takibinin ilerlemesini sağlayan her işlemden sonra zamanaşımı yeniden işlemeye başlamak durumundadır. Bu bağlamda derdest bir takipte borçlunun tek malvarlığının muristen kalan taşınmazın satışının talep edilmesi üzerine İİK m. 121 hükmü uyarınca icra mahkemesinden alınan yetkiye istinaden açılan ortaklığın giderilmesi davası ve bu davayı sonuçlandırmak için davacı alacaklı tarafından yapılan her işlem alacağın tahsili için başlatılan takip kapsamında değerlendirilmelidir. Zira böyle bir dava ve davanın sonuçlandırılması için yapılan her işlem dolaylı olarak icra takibinin ilerlemesini sağlayan işlemlerden sayılmak durumundadır (bkz. Ayan, Serdar, Zamanaşımının Durması ve Zamanaşımının Kesilmesi, Adalet, Ankara 2020, s. 143 vd.).

Zamanaşımının durmasını düzenleyen TBK m. 153, f. 1, b. 6 hükmü uyarınca ise, herhangi bir objektif nedenden dolayı alacağın Türk mahkemelerinde ileri sürülememesi de zamanaşımını durduran nedenlerden biridir. Bu durumda ise, takibi ilerletmek için ortaklığın giderilmesi davası açmak ve bu davanın sonucunu beklemekten başka bir çare bulunmamakta ise zorunlu olarak zamanaşımının duracağı kabul edilmelidir (bkz. AYAN, age, s. 54 vd.). Nitekim Yargıtay 12. HD’nin 10.09.2004 gün ve 15366/18925 sayılı kararı ile takip hukukuna ilişkin ihalenin feshi davası açılması nedeniyle alacaklının takip dosyasından alacağını tahsil etme imkanı olmadığı ve dolayısıyla bu konuda takip dosyasında yapacağı bir işlem bulunmaması yönünde fiili imkansızlık olduğu ve bu nedenle zamanaşımı süresinin işlemeyeceğini kabul etmiştir.

Bu hukuki açıklamadan sonra somut olaya gelince, davacının başlattığı takibi devam ettirebilmek ve dolayısıyla alacağını alabilmek için tek imkanı davalı murisinden kalan taşınmazı başlattığı takip kapsamında icraen sattırabilmek için ortaklığın giderilmesi davasını açmak ve sonuçta alacağı kararı kesinleştirmekten ibarettir. Böyle bir davanın açılması ve sonuçlandırılmasına kadar geçen sürede davanın ilerlettirilmesi için yapılan tüm işlemler icra takibini ilerletmek için yapılmaktadır. Diğer bir ifade ile takip nedeniyle açılan ortaklığın giderilmesi davası doğrudan ya da dolaylı olarak icra takibinin ilerlemesini sağlayan işlemlerdendir. O nedenle hem alınan yetkiye istinaden takibi ilerletmek için ortaklığın giderilmesi davasının açılması ve davanın takibi için yapılan işlemlerle zamanaşımının yeniden işlemeye başlaması gerektiğinden hem de davacının başlattığı takibi ilerletmek ve dolayısıyla alacağını alabilmek için tek imkanı ortaklığın giderilmesi davası açmak ve sonuçta alacağı karar ile davalı murisinden kalan taşınmazı sattırmak olduğundan, yani fiili ve hukuki imkansızlık nedeniyle zamanaşımının işlememesinin kabul edilmesi gerektiğinden dolayı zamanaşımı süresinin dolmadığının kabul edilmesi gerekmektedir. Zira belirtilen sebeplerden dolayı zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlayacak ve bu nedenle süre dolmamış olacaktır. Bunun aksinin kabulü, böyle durumlarda başlatılan takiplerin sonuçsuz kalması kaçınılmaz olacaktır. Bir an için aksi düşünülse bile, somut olayda davacı alacaklı ilk derece mahkemesinden kararı alır almaz icra dosyasına müracaat ederek satış talebini yenilediği gibi daha sonra da satış harcını yatırmıştır. Bu bağlamda ise, hem kararın ibrazı ile birlikte satış talebinin yenilenmesi, hem de daha sonra satış için avans yatırılmış olması ile zamanaşımı kesilmiş olduğundan söz konusu kambiyo zamanaşımı süresi dolmamıştır.

Belirtilen bu nedenlerden dolayı kararın davacı alacaklı yararına bozulması gerektiği görüşünde olduğumuzdan, kararın onanması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayız.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

muhalefetşerhi

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:31:24

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim