Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/5917
2021/4838
1 Ocak 2021
MAHKEMESİ: TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23.01.2020 tarih ve 2019/161 2020/69 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, taraflar arasında 26.02.2002 tarihinde Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği davacıya ödenmesi gereken prim alacaklarının 15.08.2008 tarihinden itibaren eksik ödenmeye başlandığını, davacının davalının menfaatleri esas alınarak hazırlanmış olan 01.07.2009 tarihli yeni sözleşmeyi imzalamak zorunda kaldığını, davalının komisyonları geç ödediğini, davalının davacı aleyhine cezalar kestiğini, son sözleşmenin imzalanmasını takiben davalının isteği üzerine davacının aylık 5.000,00 TL bedelle yeni işyeri kiraladığını, tadilatlar nedeniyle 20.000,00 TL masraf yaptığını, çalışan işçilere tazminat ödendiğini ileri sürerek eksik ödenen primlerden doğan gelir ve faiz kayıplarına karşılık şimdilik 70.000,00 TL, geç ödenen komisyonlardan doğan zarara karşılık şimdilik 5.000,00 TL'nin ve bunlara cari sözleşme hükümlerince uygulanacak faizlerin, kesilen para cezalarına karşılık şimdilik 5.000,00 TL, yeni işyerine ödenen kira bedellerinden doğan zarara karşılık şimdilik 5.000,00 TL, tadilatlardan ve işyeri için alınan teknik alet, edevattan doğan zarara karşılık şimdilik 10.000,00 TL, işçilere ödenen tazminatlardan doğan zarara karşılık şimdilik 5.000,00 TL ile bu alacaklara uygulanacak ticari faizlerin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 25.02.3015 tarihli dilekçesi ile tadilatlardan ve işyeri için alınan alet ve edevattan doğan zarara karşılık 10.000,00 TL alacak talebinden feragat ettiğini belirtmiştir.
Asıl davada davalı vekili, taraflar arasındaki ilişkinin 01.07.2009 tarihli Bayilik Sözleşmesi ile düzenlendiğini, eski tarihli sözleşmelerin yürülükten kalktığını, bu sözleşmeler kapsamında davacı açısından kazanılmış haktan bahsedilemeyeceğini, davacının sözleşmeye aykırı ADSL sanal işleme ait ceza bedelinin bulunduğunu, bayilik faaliyetinde tahsilat odaklı yapıdan satış odaklı yapıya geçiş sebebiyle tahsilat prim oranlarının azaltılarak satış prim oranlarının yükseltildiğini, bayilerin satış odaklı konuma getirildiğini, davacının verilen hedeflerin yarısına dahi ulaşamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, taraflar arasında 26/02/2002 tarihli ilk sözleşme ile kurulan bayilik ilişkisinin (Türk Telekom Bayilik Sözleşmesi) 20/07/2006 tarihli Tadil Sözleşme (ikinci sözleşme) ile devam ettirildiğini, ikinci sözleşme yürürlükte iken davalının sözleşmeyi ihlal ederek davacıya ödemesi gereken prim alacaklarını 15/08/2008 tarihinden itibaren 11,5 ay boyunca eksik ödendiğini, Davalı şirketin önceki sözleşme yerine 01/07/2009 tarihinde yeni sözleşme imzalattığını, yeni sözleşme şartlarının ağırlığı sebebiyle davacının bayilik ilişkisini devam ettirme imkanı kalmayarak 18/06/2010 tarihinde bu sözleşmenin feshedildiğini, İstanbul 10. ATM.'nin 2014/834 E. Sayılı dosyası ile fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, taraflar arasındaki 20/07/2006 tarihli cari sözleşmeyi ihlal eden davalı şirketin davacı vakfa eksik ödediği komisyonlar/primler sebebiyle doğan zararlar nedeniyle fazlaya ilişkin haklar mahfuz tutularak 70.000,00 TL tazminat talep edildiğini, davacı vakfın 110.918,60 TL zarara uğradığının tespit edildiğini ileri sürerek İstanbul 10. ATM.'nin 2014 / 834 E. sayılı derdest dava dosyası ile birleştirilmesini davalının 20.07.2006 tarihli sözleşme hükümlerine aykırı olarak eksik ödediği primlerden doğan ve İstanbul 10. ATM.'deki dosyada düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporlarda 110.918,60 TL olarak tespit edilen zararın bakiyesi için talep ettiği 40.918,60 TL'nin, 20/07/2006 tarihli sözleşmenin 8. Maddesindeki ödeme gününden itibaren uygulanacak ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, eksik prim ödemeleri nedeniyle davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu, davalı tarafça eksik ödeme gerekçesinin taraflar arasında imza edilen tadil sözleşmesine uygun olmayıp kabul edilebilir niteliği bulunmadığı, 20/07/2006 tarihli tadil sözleşmenin sekizinci maddesinde benimsenen ve uygulanagelen hükmün 15/08/2008 tarihinden itibaren davalı tarafça ihlal edildiği, bu minvalde tazminat talebine ilişkin dönem itibariyle ele alınması gereken bozma ilamında da değinildiği üzere 20/07/2006 tarihli sözleşmeye göre davacı vakfın, 15/08/2008 ila 01/07/2009 tarihli son sözleşme öncesine ilişkin 11,5 ay itibariyle eksik ödenen ortalama komisyon alacağının 110.918,60 TL olacağı, davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğunun kabulüyle işbu bedelin yapılan mali incelemeyle de tespit olunduğu üzere davalıdan tahsili gerektiği, öte yandan asıl dava dosyasındaki sair zarar kalemlerinin dosya içeriği nazara alındığında ispatlanamayıp bilirkişi raporunda davacının ihbar tazminatı istemine dair hesaplama yapılmış ise de işyeri çalışanlarına yönelik olarak yapılan ihbar tazminatı ödemesinin feshe bağlı oluşan "doğrudan zarar kalemlerinden" sayılamayacağının ve bu nedenle davalıdan tahsili isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, prim komisyon alacağına yönelik olarak açılan ek dava niteliğindeki birleşen dosyanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı,asıl ve birleşen davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 5.682,54 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davalıdan alınmasına, 07.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 20:01:17