Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/6485

Karar No

2021/4825

Karar Tarihi

7 Haziran 2021

MAHKEMESİ: SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 05.05.2016 tarih ve 2015/1034 2016/1033 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, dava dışı ...ile ...'nın 10 yılı aşkın süre iş hayatında ortak olarak çalıştıklarını ve davada taraf olan şirketleri birlikte ve eşit paylarla kurup işlettiklerini, ortaklıklarını sona erdirme kararı aldıklarını, bu nedenle 12.08.2014 tarihinde noterce yapılan şirket pay devir senetleri ile davacı şirket paylarının tamamını ...'e, davalı şirket paylarının tamamının da ...'ya devir edildiğini, ...ve ...'nın resmi şirket pay devir sözleşmelerinden 1 gün önce 11.08.2014 tarihinde yaptıkları sözleşme ile davalı şirket üzerinde kayıtlı bir kısım mal varlığının ve ... plaka numaralı BMC marka kamyon ile ... plaka numaralı Ford marka kamyonetin davacı şirkete devir edileceğinin kabul edildiğini, dava konusu araçların zilyetliğinin 11.08.2014 tarihli sözleşme tarihinde davacı şirkete devredildiğini ve davacı şirket tarafından kullanıldığını, davalı şirketin dava konusu araçların davacı şirkete resmi satış ve devrini yapmadığını, davalı şirketin gerçekte davacı şirketten alacaklı olmadığı halde 918.389,53 TL alacaklı bulunduğu iddiası ile davacı şirket aleyhinde ihtiyati haciz kararı talep ettiğini, ihtiyati haciz kararını 08.05.2015 tarihinde infaz ettirdiğini, haciz sırasında davacı şirketin zilyetliği altında bulunan ... plaka numaralı kamyon ile ... plaka numaralı kamyonetin de haciz edildiği ve anahtarlarının getirilmesinin istendiğini, haciz mahalline gelen davalı şirketin çalışanlarının araçları alıp davalı şirkete götürdüklerini, bu araçların ihtiyati haciz tutanağında bulunmadığını, davacı şirketin çalışanlarının ihtiyati haciz baskısı ve tehdidi altında şaşkınlık içine düşürüldüğünü, gerçekte araçlar haciz edilerek muhafaza altına alınmamış olduğu halde davacı şirket çalışanlarına böyle söylenerek götürüldüğünün anlaşıldığını, davalı şirketin TMK'nın 982 hükmüne göre davacı şirketin zilyetliği altındayken haksız surette gasbettiği dava konusu araçları davacıya iade etmekle yükümlü olduğunu ileri sürerek ... ve ... plaka numaralı araçların zilyetliğinin davacıya teslimine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacı şirket ile davalı şirketin uzun yıllar aynı ortaklar tarafından idare edildiğini, bir süre sonra müvekkili şirketin davacı şirketteki payını satarak söz konusu şirketten ayrıldığını, müvekkili şirketin araçlarının zaman zaman davalı şirkette bulunduğunu, uzun süren ortaklık sırasında davacı şirketin müvekkili şirkete ait araçların yedek anahtarlarını edindiğini, haciz sırasında davalı şirket yetkililerinin müvekkili şirkete ait olduğunu bildikleri araçların anahtarlarını da müvekkili şirket çalışanlarına teslim ettiklerini, davacı şirketin haciz baskısı ile anahtarların teslim edildiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı şirket yetkili ve çalışanlarının araçların müvekkili şirkete ait olduğunu bildiğini, zaten araçların üzerinde de müvekkili şirketin isminin bulunduğunu, davacı tarafın zilyed olduğu düşünülse dahi anahtarlarının teslimi ile bu zilyetlikten kendi rızaları ile vazgeçtiklerini, dava konusu araçlar üzerinde müvekkili şirketin üstün bir hak olan mülkiyet hakkına sahip olduğunu, davalının araçları TMK'nın 982/2 fıkrası gereğince geri vermekten kaçınabileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; ... ve ...arasında 11.08.2014 tarihli hisse devir sözleşmesi düzenlendiği, bu işlem sonunda ...'nın davalı şirketin tüm hisselerine sahip olacağı, ...'in davacı şirketin tüm hisselerine sahip olacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 1.maddesinde "Bu devir işlemini tamamlamak için TDM Otomotiv ekli listede bulunan demirbaşlarını TCM otomotive fatura kesmek vasıtasıyla devredecektir. Bu devir işleminden oluşacak KDV ve gelir vergisi TCM otomotiv tarafından TDM otomotive ödenecektir." denildiği ve 254,22 demirbaş nolu ... U.Şasi hafi kamyon ve 254,20 demirbaş nolu ...ford transit marka kamyonetin belirtildiği, davacı tanıkları beyanlarından dava konusu araçların 08.05.2015 tarihine kadar davacı ... otomotiv tarafından kullanıldığını, araçların tüm giderlerinin TCM Otomotive fatura edilip ödemelerin de TCM Otomotiv tarafından yapıldığını, 08.05.2015 tarihinde haciz sırasında birçok malın haczedildiğini, araçlara da el konulmak istendiğini, vermek istemeyince polis çağrılacağı söylendiğinden araçların anahtarlarının da bu tarihte teslim edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda; taraflar arasında sözleşme gereği devir işleminin tamamlanması için davalının davaya konu araçları davacıya fatura kesmek vasıtasıyla devredeceği konusunda anlaşıldığı, dava konusu araçların 08.05.2015 tarihine kadar davacının kullanımında olduğu ve haciz sırasında haciz zaptına yazılmadan araçların anahtarlarının davalı tarafından alındığı anlaşılmış olmakla, davalı tarafından araçların iadesini mülkiyet hakkına dayanarak davacı şirkete karşı açacağı bir dava ile iadesini sağlayacabilecek iken haciz zaptına yazılmadan fiilen alındığından davacı şirketin zilyetlik hakkının davalı tarafından alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ... ve ... plaka sayılı araçların zilyetliğinin davacı teslimine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, sicile kayıtlı araçların zilyetliğe dayalı iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, dava dışı ... ve ...arasında 11.08.2014 tarihli TDM Otomotiv ve TCM Otomotiv devir sözleşmesi düzenlendiği, sözleşme gereği davalının ekli listede bulunan demirbaşlarını davacıya fatura kesmek suretiyle devredeceğinin belirtildiği ve listede ... ve ... plakalı araçların yer aldığı, bu araçların ruhsatlarının davalı şirkete ait olmasına rağmen haciz tarihi olan 08.05.2015 tarihine kadar araçların davacının kullanımında olduğu ve haciz sırasında haciz zaptına yazılmadan araçların anahtarlarının davalı tarafından alındığı, davalı tarafından araçların iadesini mülkiyet hakkına dayanarak davacı şirkete karşı açacağı bir dava ile sağlayabilecek iken haciz zaptına yazılmadan fiilen alındığından davacı şirketin zilyetlik hakkının davalı şirket tarafından alınmış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne araçların zilyetliğinin davacıya teslimine karar verilmiştir.

Davalının dava konusu araçların maliki olmakla davacıya nazaran üstün bir hakka sahip olduğu kuşkusuzdur.

TMK'nın 982. maddesinde; ''Başkasının zilyet bulunduğu bir şeyi gasbeden kimse, o şey üzerinde üstün bir hakka sahip olduğunu iddia etse bile onu geri vermekle yükümlüdür. Davalı, o şeyi davacıdan geri almasını gerektirecek üstün bir hakka sahip olduğunu derhâl ispat ederse onu geri vermekten kaçınabilir. ...'' denilmektedir. Kural olarak zilyetliğin korunması davasında, davalının üstün hak savunmasına itibar edilmeyecek, davalının üstün hakka dayalı menfaatlerini istihkak, müdahalenin men'i talepli davalarla koruması istenecektir. Ancak, maddenin ikinci fıkrasında, davalının üstün hakkını derhal ispat etmesi hali bir istisna olarak düzenlenmiştir. Davalı taraf üstün hakkını derhal, açık ve tartışmasız olarak ispat ederse mahkemece davanın reddine karar verilecek, bu durumda davaya konu şeylerin zilyetliği davalıda kalacak, davacı tarafın varsa diğer haklarına (şahsi, ayni haklara) dayalı istemlerini, davalıya karşı yönelteceği başka davalarla talep etmesi beklenecektir.

Somut olayda, davacının davaya konu araçların zilyedi olduğu, davalının da araçların maliki olduğu trafik sicil kayıtları ile sabit olduğu gibi davacı da bu hususu kabul etmektedir. Bu durumda, mahkemece, davalının üstün hak iddiasını derhal ispatladığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır.

SONUÇ: Yukarıda bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:32:07

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim