Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/3127
2021/4499
27 Mayıs 2021
MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 05.07.2018 tarih ve 2014/543 E 2018/617 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 11/07/2019 tarih ve 2018/2183 E 2019/1514 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde davalının asıl borçlu olduğunu, hesabın kat edilip borçlulara ihtarname gönderilmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalı ile ipotekli taşınmaz malikleri aleyhine 2013/3159 sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla, dava dışı kefiller aleyhine 2013/3157 sayılı genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, borcun ödenmemesi üzerine davacı alacağının ipotekle temin edilen miktarı aşması nedeniyle davacı aleyhine ayrıca ipotek miktarını aşan kısım yönünden 2014/10947 sayılı ilamsız takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, 2014/10947 sayılı takibe yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı aleyhine başlatılan 2013/3159 sayılı ipotekli takipte davacı alacağının ipotekle karşılanaması halinde davacıya rehin açığı belgesi verileceğini, dava konusu 2014/10947 sayılı takibin mükerrer takip olduğunu savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davacının alacağının rehin açığı ile ilgili olmayıp limit ipoteği üzerinde kalan faiz alacağına ilişkin olduğunun iddia edildiği, davacı aleyhine başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibin sonuçlanmadığı, rehin açığı belgesi alınmadan başlatılan davaya konu takibin mükerrer olduğu, davaya konu alacağın rehin açığı belgesine dayanılarak talep edilebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, ipotek alacaklısının, limit dışında kalan alacağını genel haciz yoluyla takip yaparak talep edebileceği, rehin açığı belgesi alınmaksızın yapılan takibin mükerrer olduğu kanaatinin yerinde olmadığı, davacının 2013/3159 sayılı takip dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesiyle yoluyla takip başlattığı, dava konusu 2014/10947 sayılı ilamsız takip dosyasında ise, ipotek limitini aşan miktar için takip başlattığı, davacı vekilinin bu husustaki istinaf sebebinin yerinde olduğu, takip tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmuş ise de takip konusu alacağın faiz alacağına ilişkin olduğu, dava konusu takipte ayrıca faiz yürütülemeyeceği gerekçesiyle istinaf isteminin esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, itirazın iptaline karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1 İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve özellikle davacının rehinle teminat altına alınan tutarı aşan miktarda alacağı olduğunun daha sonra düzenlenmiş rehin açığı belgesi ile de tespit edilmiş olmasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmiştir.
2 Dava itirazın iptali istemine ilişkin olup davacı vekilinin, lehine icra inkar tazminatı verilmesi istemi uyarınca yapılan incelemede; İİK’nun 67/2. maddesindeki, “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.” düzenlemesi gereği, Bölge Adliye Mahkemesince bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalının tüm davacının sair temyiz istemlerinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 27.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:34:05