Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/4813
2021/4438
26 Mayıs 2021
MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 30.11.2017 tarih ve 2014/733 E. 2017/1054 K. sayılı kararın asıl davada davacı vekili ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 10.04.2019 tarih ve 2018/737 E. 2019/526 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi asıl davada davacı vekili ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, davalıların hissedarı bulunduğu taşınmaz üzerinde davacı lehine 02/05/2006 tarihli 22 yıl süreli intifa tesis edildiğini ve davalılardan Enka Akaryakıt Ltd, Şti. ile davacı arasında bayilik sözleşmesi imzalandığını, davacının bahsedilen taşınmazdaki bir kısım hissesini intifa hakkı kendisinde kalacak şekilde davalılara sattığını, taşınmaz üzerindeki akaryakıt istasyonun davacı tarafından inşaa edildiğini, imzalanan bayilik sözleşmesinin Rekabet Kurulu kararı uyarınca süresinden önce 26.05.2011 tarihinde feshedildiğini ileri sürerek geçersiz kalan süreye ilişkin olarak güncellenen 1.062.077,64 TL intifa bedeli ile stopaj bedelinin davalılardan ...'den, 1.785.323,30 TL işletme yatırım destek bedeli ile duran varlık inşaat bedelinin davalılardan Enka Akaryakıt Ltd. Şti.'den, davacının ödediği stopaj bedelinin bakiyesi 241.649,23 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen, tüm alacakların KDV'leri ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili asıl davada, davacının hesabı nasıl yaptığının belli olmadığını, davalılardan ...'e 01.10.2003 tarihli protokol gereği 760.000,00 TL ödendiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, böyle bir ödeme yapılmadığı için stopaj vergisi de vergiyi doğuran olay gerçekleşmediği için davalıdan talep edilemeyeceğini, davacının duran varlıkların yapıldığı tarihte taşınmazda hisse sahibi olduğu, duran varlıklar yapıldıktan sonra hissini davalı şirkete sattığını,
dolasıyla davacının duran varlıklara yönelik kendi hissesine düşen kısım için davalı şirketten her hangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığını, KDV talebinin de hukuka aykırı olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı ... vekili, davacının hissedarı olduğu taşınmaz üzerinde davalı ... lehine intifa tesis edildiğini ve intifa bedelinin taraflar arasındaki protokole aykırı olarak davacı ile hiç bir ilgisi olmayan Turcan Petrol ve Petrol Ürünleri Ltd. Şti.ye yapıldığının anlaşıldığını ileri sürerek davalı tarafından davacıya ait taşınmazın kullanıldığı 01.10.2003 26.05.2011 tarihleri arasına denk gelen 230.165,00 TL intifa bedelinin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı ...Ş. vekili, davalının davacıya olan intifa bedeli borcunun taraflar arasında imzalanan 01.10.2003 ve 06.03.2006 tarihli protokoller kapsamında davalının bayisi olan şirketin borçlarından mahsup edilmek suretiyle ödendiğini, Turcan Ltd. Şti ile davalı ... arasındaki ilk bayilik sözleşmesinin 20/10/1997 tarihinde imzalandığını ve Turcan Ltd.Şti.nin davacının eşine ait bir şirket olduğunu, ilk bayi ile sözleşme devam ederken bu defa 01.05.2000 tarihinde davacı ile davacının eşinin ortağı olduğu Turcan Akaryakıt A.Ş. arasındaki bayilik sözleşmelerinin imzalandığını, davacının intifa bedelinin kendisine ödenmediğini ileri sürmesinin dürüstlük ilkesi ile bağdaşmadığını ve hakkın kötüye kullanılması olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden; davaya konu taşınmaz üzerindeki intifanın dava tarihi itibariyle devam ettiğinden bu talep yönünden erken açılan davanın reddine, davacının diğer davalı şirkete yatırım destek bedeli ödemesi ile sabit inşaat ödemelerini intifanın süresi sonuna kadar devam edeceği düşüncesi ile yapmış olduğunu iddia ettiğine göre esasen intifa terkin edilmeden önce davacının bu alacakları da talep etmesi mümkün olmamakla birlikte kalıcı sabit inşaat yatırımları ve akaryakıt istasyonun faaliyete geçmesi için yatırım destek bedeli adı altında yapılan ödeme bayilik sözleşmesi gereği olarak sözleşmenin süresine bakılmaksızın yapılması gereken doğal yatırımlar olduğu, ayrıca davalı bayi şirket ile davacı arasında imzalanan 21.08.2006 tarihli bayilik sözleşmesi süreli olup sözleşmenin feshi ya da kendiliğinden sona ermesi halinde bayiye ödenen yatırım desteğinin ve kalıcı inşaat bedelinin iade edileceğine dair açık bir sözleşme hükmünün de bulunmadığını, bu nedenlerle davalı Enka Ltd. Şti.'ye karşı açılan davanın da reddine, birleşen dava yönünden; birleşen dava davacısı ...'in intifa bedeli talebinin hakın kötüye kullanılması niteliğinde olup, TMK'nın 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, asıl davada davacı vekili ile birleşen davada davacı vekili istinafa başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden; taraflar arasındaki 06.03.2006 tarihli Protokolün 6. maddesinde sözleşmenin davalı bayinin kusuru nedeniyle feshedilmesi halinde Opet tarafından yapılan tüm ödemeleri (intifa hakkı işletme yatırım desteği ve yatırım bedelleri) iade talep edebileceğinin düzenlendiği, taraflar arasındaki sözleşmenin Rekabet Kurulu kararı uyarınca feshedilip bayının kusurundan kaynaklanan bir nedenle feshedilmediğine göre davacının sözleşme kapsamında yaptığı ödemeleri bayiden istemesi taraflar arasındaki sözleşmeye göre hukuken mümkün olmadığı, esasen yapılan harcamaların sözleşme kapsamında yapılmış harcamalar olup davalılar açısından haklı sebebe dayalı kazanımlar olduğu, davacının sabit yatırımlardan taşınmaza değer katan ve davalının kullanarak faaliyetine devam ettiği varsa bunların bu yatırımı yapan tarafından talep edilebileceğini, davacının istemleri arasında bu nitelikte bir kalem olmayıp davacının doğrudan yaptığı yatırımı talep ettiği, Mahkemenin tarafların talepleri ile bağlı olduğu ve talepten fazlasına ve başkasına karar veremeyeceği, bayinin yaptığı yatırımların sözleşme süresinden bağımsız yatırımlar olduğu ve sözleşmenin bayiden kaynaklanan bir nedenle sona ermediğine göre bunların bayiden talep edilmesi mümkün olmadığı, davacının yapılan kalıcı yatırımlardan dolayı taşınmaza değer katan bir alacak talep etmediği, davacının talebinin açık olarak istasyonun faaliyete geçmesi için yaptığı harcamalar olup, intifa bedeli ve intifanın tesisinde ödenen stopaj, işletme yatırım destek bedeli ile istasyonun yapımı ile ilgili olarak inşaat bedeli olduğu bu nedenle mahkemenin kararının doğru olduğu, dava tarihi itibariyle intifa devam ettiğinden kullanılmayan döneme yönelik talebin dinlenilebilir bir yanı bulunmadığı, intifa bedeli stopaja tabi olmadığından davacının ödediği stopajı davalıdan talep edebilmesinin de hukuki dayanağı bulunmaması nedeniyle davacının bu talebinin de yerinde görülmediği gerekçesiyle asıl dava davacısının istinaf isteğinin esastan reddine, birleşen dava yönünden; taraflar arasındaki protokolde 760.000,00 TL ödemenin Opet tarafından bayi Turcan Akaryakıt A.Ş.'nin borcundan takas ve mahsup yapılarak ödeneceğinin kabul edildiği, Opet tarafından Turcan A.Ş'ye yapılmış bir ödeme bulunmadığı, Turcan Ltd. Şti.ne yapılan bir ödeme olduğu, ancak Turcan Ltd. Şti. ile OPET arasında 20.10.1997 tarihli bayilik sözleşmesinin bulunduğu ve sözleşmenin Turcan Ltd. Şti.adına Nadir Turgay Canver tarafından imzalandığı, taraflar arasındaki ilişkinin başlangıç tarihi süresi ve sürdürülüş biçimi göz önüne alındığında ve ...'in söz konusu şirketlerle organik bağı, farklı tüzel kişilik perdeleri altında gösterdiği faaliyet karşısında; Opet'in uygulamasına ses çıkarmaması, Opet tarafından açılan dava sonrasında birleşen davanın açılması, bu ödemenin protokol doğrultusunda çıplak mülkiyet sahibi ...'in rızasıyla yapıldığı, birleşen davacı ...'in ödemenin yapılmadığını öne sürerek bunu talep etmesinin 4721 sayılı TMK'nın 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK'nın 29/1.maddesinde yazılı dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle birleşen dava davacısının istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, asıl davada davacı vekili ile birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b 1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı vekili ile birleşen davada davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davacı ve birleşen davada davacıdan ayrı ayrı alınmasına, 26.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:34:38