Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/5342
2021/4364
24 Mayıs 2021
MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.03.2018 tarih ve 2013/383 E. 2018/142 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 13.02.2020 tarih ve 2018/924 E. 2020/194 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; ...'nin 03.05.2010 günü Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde yatarak tedavi gördüğünü, bu süreçten itibaren iyileşmeyen ...'nin aynı hastaneden 05.02.2013 günü toplam % 78 çalışma gücünü kaybettiğine ve 06.03.2013 günü % 73 özürlü olduğuna dair raporun verildiğini, 01.03.2013 tarihinde vesayet altına alındığını, kısıtlıya vasi olarak eşi Esra’nın tayin edildiğini, kısıtlı ...'nin Bahçeşehir Şölen Gıda ... Ltd. Şti.’de %50 hissedar olduğunu, şirkette % 50 hissedar olan ...'in 27.04.2011 günü şirketin adresini No: ... 'dan No: ... 'e naklettiğini, bu nakilden 150.000. TL gelir elde edildiğini ancak bu gelirden eşine verilmediğini, 25.07.2012 günü de % 50 ortak olan ...'in kendi hissesini ...’a devrederek 440.000. TL'lik gelir elde ettiğini ancak % 50'sinin eşine ödenmediğini, ayrıca iş yerinde bulunan sayısal loto, toto ve iddia makinesinin müvekkilinin eşine ait olduğunu ancak 12.02.2004 tarihinde Spor Toto Teşkilat Müdürlüğü Sözleşmesi'nin ... adına yapıldığını, söz konusu iş yerinde bulunan sayısal loto, toto ve iddia makinesinin ... adına kayıtlı olup bununla ilgili Esenyurt/İstanbul'da bulunan gayrimenkulün teminat olarak gösterildiğini, iş yerinin sürekliliği için teminat gösterilen gayrimenkulün üzerine tedbir kararı konulması gerektiğini, Başakşehir/İstanbul'da bulunan 3. şube büfenin 2013 yılında kapatıldığını, bu kapatılan büfe hakkında tarafına herhangi bir bilgi verilmediğini ve %50 hissesinin ödenmediğini, Şehribazar Ticaret Merkezi Zemin Kat No. ... Başakşehir/İstanbul adresinde unvanı Şölen Tobacco Shop olarak bilinen işyerinin 14.02.2012 günü kapatılmış görülse de şimdiki sahipleri ..., eşi ... tarafından iş yeri unvanının Şölen Kahvaltı Evi olarak değiştirilerek işletildiğini, bu iş yerinde de %50 hissesi için taraflarına ödeme yapılmadığını, T.C Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne ödenmesi gereken kira farkı borçlarının bulunduğunu, ödemenin ne kadar olduğu ve nasıl yapıldığı konusunda da Şişli 1. İcra Müdürlüğü 2009/12446 Esas sayılı takip dosyasına ödeme yapılıp yapılmadığı hakkında bilgi verilmediği gibi tüm borcun müvekkilinin eşine aitmiş gibi gösterildiğini, 34 TA 9882 araç ve diğer plakasını bilmedikleri Toyota marka aracın şirkete ait iken 16.02.2012 günü satıldığını, herhangi bir ödeme yapılmadığını, diğer taraftan ...'nin halen ... ve ... ile birlikte çalıştığını, Şölen Büfe’nin işletmeciliğini yaptığını, aynı zamanda 2. şube olarak bilinen Bahçeşehir’de bulunan büfe için ödeme yapılmadığını, kim tarafından ve nasıl yetkilendirildiği hakkında da herhangi bir bilgi verilmediğini, müvekkilinin eşi ...’nin 03.05.2010 günü hastaneye müracaat ettiği süreçte ve sonrasında hastalandığı gün de dahil akıl sağlığı ile ilgili verilen raporlarda görüldüğü gibi temyiz kudretine sahip olmadığından şirketlere tedbir kararı konulmasına, 03.05.2010 günü de dahil olmak üzere tüm satış, devir işlemlerinin iptali ve ödenmesi gereken gelirlerin yarısının taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ..., ... ve ...; şirket ortağı olarak %50 hissesinin tümünün bir başkasına devir edildiğinde gelirin devreden ortağa ait olduğunu, sayısal loto, toto ve iddia makinelerinin resmi kurumlara ait olduğunu, davacıya ait olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, kaldı ki makinelerin mülkiyetinin tespiti ve davacıya teslimine ilişkin davanın da açılmadığını, loto, toto ve sayısal bayii olmak için verilen taşınmazın davalı ...'e ait olduğunu, dava edilen Şölen Kahvaltı Evi adlı iş yerinden hak talep edilmesinin mümkün bulunmadığını, kaldı ki bu işyerinin de zarar etmesi üzerine kapandığını, davalı ...'nin davacının kardeşi olduğu, Başakşehir Belediyesi'nden ihale sonucu büfeyi kiralayarak araçların davacının sağlığında bizzat satıldığını, parasını da almış olduğunu, şirketin gelir giderlerinin bir kısmının defterlere yazılı olduğu halde büyük bir kısmının defterlere kayıt olmaksızın yapıldığını, şirkette geçmişte çalışanların dahi kıdem tazminat borçlarının ödenmediğini, şirketin borca batık olduğunu bildirerek davanın reddini istemişlerdir.
Davalı ... vekili; müvekkilinin 20.11.2012 tarihinde 220.000. TL bedelle şirketin % 50 hissesini devraldığını, davacının da hisselerini almak istediğini ancak devretmediğini, müvekkilinin işlettiği iddia, loto makinesinin gelirinin her aya göre değiştiğini, makinelerin şirket adına kayıtlı olmasına rağmen neye dayanarak ... adına olduğunu iddia etmenin anlaşılamadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı ...'in payını devretmesinden doğan hakların bu davalıya ait olduğu, davacının hisse devrinden dolayı talep hakkının bulunmadığı, dava konusu taşıtın davanın taraflarına veya dava dışı şirkete ait olmaması nedeniyle davacının bu araçla ilgili talep hakkının olmadığı, davacının kâr payına ilişkin istemlerinin TTK'nın m. 608. hükmünün belirlediği koşullar çerçevesinde bu hususta şirket genel kurul kararı alınması halinde söz konusu olabileceği ancak dava dışı şirket genel kurulu tarafından kâr payının dağıtılmasına ilişkin herhangi bir karar alınmadığı, dolayısıyla davacı şirket ortağının kâr payı talebinin yerinde olmadığı, davacının yöneticilerin şahsi sorumluluğuna ilişkin talepleri yönünden davacı ortağın doğrudan zararının söz konusu olamayacağı, dolaylı zararın ise ortak tarafından ancak şirkete ödenmesinin istenebileceği, ortağın zararın kendisine ödenmesini isteyemeyeceği kuralı karşısında somut davada davacı zararın kendisine ödenmesini istediğinden talebin yerinde görülmediği, yönetici olmayan davalıların haksız fiil sorumluluğuna dair talepleri yönünden zarar, hukuka aykırılık ve nedensellik bağı koşullarının dosya kapsamı ile kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde; davacı, şirketin kira borcu nedeniyle hakkında vesayet altına alınan ortak aleyhine Şişli 1. İcra Müdürlüğü'nün 2009/12446 Esas sayılı icra takibi başlatıldığını iddia etmiş olup, kira borçlarının hangi işletmeye ait olduğu bildirilmediği gibi ortağın şirketin kira borçlarını ödediğine ilişkin de herhangi bir delil sunmadığından bu yöndeki iddiasını ispatlayamadığının anlaşıldığı, şirket ortakları ancak kendi hisseleri üzerinde hak sahibi olup diğer ortakların hisseleri üzerinde şirket veya diğer ortakların herhangi bir hakkı sahibi olmadığından diğer ortağın devrettiği hisse bedellerinin hisse sahibi olmayan ortak ya da şirket tarafından talep edilemeyeceği, şirkete ait olduğu iddia edilen 34 TA 9882 plaka sayılı aracın şirket adına kayıtlı olmadığından bu araç yönünden davacının dava hakkı bulunmadığı, kâr payı istemleri yönünden; kâr payının dağıtılması yönünde genel kurulda karar alınmadan TTK'nın 608. maddesi uyarınca ortağın kâr payı alacağı için talep ve dava hakkı bulunmadığı, davada ileri sürülen maddi olgularla açıklanan zararların, dava dışı şirketin doğrudan, davacının ise, dolaylı zararı kapsamında olduğundan davacının zararın kendi adına ödenmesini talep hakkı bulunmadığı, yönetici olmayan diğer davalılar hakkındaki haksız fiile özgü istemler yönünden ise, davacının iddiaları doğrultusunda müdür konumunda bulunmayan davalıların, dava dışı şirketin malvarlığı üzerinde tasarruf etmeleri nedeniyle haksız fiilden oluşan zararın dava dışı şirketin zararı olup, iddia olunan bu zararların varlığı, hukuka aykırılık ve nedensellik bağı koşullarının dosya kapsamı ile kanıtlanamadığının anlaşılmış olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b 1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 24.05.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:35:19