Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/2947
2021/4246
29 Nisan 2021
MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.12.2017 tarih ve 2013/316 E 2017/884 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 18.04.2019 tarih ve 2018/389 E 2019/572 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle
dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiden dolayı davalı şirketin hesabına 38.000 USD ödendiğini, ödemenin karşılığında ticari emtianın alınmadığını, söz konusu tutarın davalının kayıtlarında mevcut olduğuna dair davalının 20.04.2013 tarihli mutabakat mektubu verdiğini, müvekkili şirketin ticari emtianın alımından vazgeçtiğini, ödenen 38.000 USD’nin iadesini istediğini, yapılan şifahi ve e posta görüşmelerinin netice vermediğini, bunun üzerine davalı şirket aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının siparişi üzerine 1950 model Cadillac marka otomobilin satışı için anlaştıklarını, davalının yurt dışında yaptığı araştırmalar sonunda aracı koleksiyon değerinin çok altında bir bedelle temin ettiğini ancak davacının, aracın gümrük işlemleri tamamlanması aşamasında gümrük vergisini yüksek bularak aracı satın almaktan vazgeçtiğini, aracın gümrükte daha fazla bekletilmesi durumunda araca el konularak millileştirilmesi söz konusu olacağından, davalı tarafından tekrar transit ithalat yolu ile Kıbrıs'a gönderildiğini, burada bir depoda tutulduğunu, davacı tarafa da aracı buradan alabilecekleri konusunda bilgi verildiğini, şahsa özel tasarlanmış araç için davalının gümrük işlemleri masrafları, ardiye masrafları, lojistik şirketi masrafları gibi masraflar yaptığını, aracın ithal edildiği firmaya ödemede bulunduğunu, ticari satım sözleşmesinin davacı tarafça tek taraflı olarak feshedilemeyeceğini, davalının bu sözleşme ilişkisine güvenerek ithalat ve izin işlemlerini yürütüp sonuçlandırdığını, bir takım masraflar yaptığını, mal için verilen diğer cazip teklifleri kaçırdığını, davacının TTK’nın 21.maddesi gereğince basiretli bir tacir gibi davranmak zorunda olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan delilere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu aracın gümrük beyannamesi tarihindeki vergilerinin 43.619,64 USD olduğu, yine araç satıcısına ödenen 20.000,00 USD'de dikkate alındığında aracın maliyetinin 63.619,64 USD olduğu, davalının aldığı meblağ 38.000 USD dikkate alındığında aracın maliyetinin bile karşılanmadığının anlaşıldığı, taraflar arasında aksine bir anlaşma olmadığına göre araç maliyeti vergi miktarları hayatın olağan akışına göre, dava konusu aracın gümrük vergisi ve diğer giderlerin davacıya ait olduğu, davacı tarafın tacir olduğu da dikkate alındığında, dava konusu araca ait gümrük vergisi vs. giderlerin yaklaşık maliyetlerini bilmesi gerektiği, davalının dosyaya yansıyan bir hilesi de görülmediğinden davacının davasının haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince dava konusu klasik oto satış sözleşmesi gereği davacının yurt dışından ithal edilmesi söz konusu olan dava konusu araca gümrük vergisi, KDV vb. vergilerin tahakkuk ettirileceği ve bu vergiden kendisinin (alıcının) sorumlu bulunduğunu bilmediğini tacir sıfatı gereği ileri süremeyeceği, davacının sözleşme kurulurken yanılmasının ve/veya davalının hilesine uğramasının davacı tarafından ispatlanamadığı, davacının, davalı tarafından kabul edilmeyen, sözleşmeden dönmesinin haklı bulunmadığı, davacının borçlu temerrüdü nedeniyle sözleşmeyi ihlal eden sözleşen durumunda olduğundan satış bedelinin iadesi istemine ilişkin isteminin yerinde olmadığı, bu nedenle icra takibine borçlunun itirazı haklı olup davacının itirazın iptali talebinin reddine ilişkin hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b 1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 29.04.2021
tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:37:07