Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/6075
2021/4151
27 Nisan 2021
MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25.01.2018 tarih ve 2016/74 E. 2018/56 K. sayılı kararın davalı karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 10.06.2020 tarih ve 2018/1951 E. 2020/521 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davacı banka ile davalı üniversite arasında 01/09/2014 tarihinde personel maaşlarının ve okul ücretlerinin ödenmesi hususunda sözleşme imzalandığını, dava konusu sözleşme ile davalının 650 personelinin maaş ödemelerinin davacı banka aracılığı ile yapılacağını ve 01/09/2014 tarihinden itibaren en az 7000 öğrencinin okul ödemelerini davacı banka aracılığı ile gerçekleştireceğinin düzenlendiğini, davacı bankanın da bu şartların sağlanması ve davalı tarafından fatura kesilmesi şartı ile promosyon ödemesi yapmayı üstlendiğini, ancak davalının sözleşmede üstlendiği edimleri yerine getirmediği, sözleşmenin 1. maddesine aykırı olarak personel maaş ödemelerinin 2014 Kasım ayında iki ay gecikmeli olarak başladığını, 2014 Kasımında 411 personel, 2014 Aralıkta ise 611 personelin ücret ödemesinin davacı banka aracılığı ile gerçekleştirildiğini, davalının sözleşmede düzenlenen personel sayısı ve ödemelerin başlangıç tarihlerine riayet etmediğine, 7000 öğrenci şartı olmasına rağmen 2014 Kasım 2342 öğrenci, 01/07/2014 tarihinde ise bu sayının 2469 öğrenci sayısına ulaştığını, buna rağmen ödeme şartları oluşmamasına rağmen davalı tarafından 26/11/2014 kesilen fatura karşılığı 1.000.000 TL'nin promosyon bedeli olarak davalıya ödendiğini, sözleşmeyi ihlal eden tarafın davalı olmasına rağmen Beşiktaş 25 Noterliğinin 18/06/2015 tarih 16551 yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmenin davalı tarafça feshedildiğini, fesih sonucu olarak, davacı banka tarafından kendisine tahsis edilen promosyon ödemesinin kıstelyevm hesabı ile iadesi gereken miktarın sözleşmenin 14 maddesinde düzenlenen %20 cezai şartın davacı bankaya ödenmesi gerektiğini, bu hususta davalının ... 48 Noterliğinin 01/7/2014 tarih ve 16356 yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini bu ihtarnameden sonra 10/09/2015 tarihinde davalı ile ödeme protokolü imzalandığını, ancak ödemelerin yine yapılmadığını, davalının bankaya olan borcunun protokolde belirtildiği gibi 1.020.000 TL olduğunu, davalının yaptığı kısmi ödemeler düşüldükten sonra icra takibi konusu olan 687.560 TL bakiye borç kaldığını, protokol ile davalının kendisinde ihbar edilen kusuru borcu ve temerrütü gayri kabili rücu kabul ve beyan ettiği protokolde taksitlerin düzenli ödenmesi koşulu ile borçtan indirim yapıldığını, taksitlerin vadesinde ödenmemesi halinde işbu indirimin geçersiz hale geleceğinin düzenlendiğini, davacı bankanın üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen sözleşmenin davalı tarafından feshedildiğini sözleşmenin 14 maddesinde belirtilen kıstelyevm esasına göre, kendisine ödenen 1.000.000 TL promosyon ödemesinin 850.000 TL'sinin ve iade edilecek promosyon bedelinin %20'sine karşılık gelen 170.000 TL'sini de cezai şart bedeli olarak bankaya ödemekle yükümlü olduğunu, toplamda 1.020.000 TL yaptığını, kalan borç miktarının 687.560,00 TL olduğunu ileri sürerek icra takibine yapılan itirazın iptali ile %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; cevap ve karşı dava dilekçesinde, Ticaret Mahkemesinin görevli olmadığını, davacı bankanın tüm öğrenci ve velilere hesap açılması, kredi kullandırılması, kredi mevduat hesabı açılması, kredi kartı vermesi gerekirken söz konusu yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, bu nedenle davalının ve öğrencilerinin sıkıntılar yaşadığını, sözleşmenin 14. maddesinde 2.000.000 TL tutarında promosyon tahsis edildiğini ancak bankanın 1.000.000 TL'lik kısmını ödediğini, davalının zarara uğradığını belirterek asıl davanın reddini, uğradıkları zarar nedeniyle karşı davaları bakımından şimdilik 10.000 TL nin davacıdan alınarak davalıya verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamı göre; sözleşmenin davalı tarafından haklı neden iddiasına dayalı olarak feshedilmiş ise de, öğrenci ve personel sayısına, ödeme başlangıç tarihine uymayan tarafın davalı üniversite olduğu, bu nedenle yapılan feshin haksız olduğu, nitekim taraflar arasında imzalanan protokolün birinci maddesinde davalının açıkça kusurlu olduğunu kabul ettiği, yine 2. maddesinde yapılan indirim ile üniversitenin iade etmesi gereken 850.000 TL kararlaştırılmış ise de, 4. maddede belirlenen ödeme ve vadelere uyulmadığı takdirde indirim hükmünün geçersiz hale geleceği ve davalı karşı davacının iade etmesi gereken bedelinin 1.020.000 TL olacağının protokolün 2. maddesinin son cümlesinde açıkça kabul edildiği, davalı karşı davacının protokol imzalaması nedeni ile bu kabulüne bağlı olduğu, yapılan bilirkişi incelemesine göre takip tarihine kadar toplam 332.440 TL ödemiş olup, 1.020.000 TL'den düşüldüğünde takip tarihi itibariyle ödenmesi gereken miktar 687.560,00 TL olduğu, protokol doğrultusunda alacağın likit itirazın da haksız olduğu, karşı dava açısından değerlendirme yapıldığında ise, üniversite tarafından yapılan feshin haksız olduğu, bu hususun daha sonra yapılan protokolde üniversite tarafından açıkça ikrar edildiği, gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile, davalı karşı davacının İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün 2015/36735 esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 687.560,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 137.512,00 TL icra inkar tazminatının davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı karşı davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı karşı davacı vekilince asıl davada verilen kabul kararı yönünden kararın istinaf edildiğinin anlaşıldığı, ilk derece mahkemesince kurulan hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da görülmediği gerekçesiyle HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca, davalı karşı davacı vekilinin asıl davada kurulan hüküm yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b 1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı karşı davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davalı karşı davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 27.04.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:37:49